İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11762 K.2025/7752

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Esas2024/11762Karar2025/7752Tarih8 Mayıs 2025Okuma13 dk · 2.684 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/11762 E., 2025/7752 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2025
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1434 E., 2024/1527 K.
İlk derece mahkemesi
Konya 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/1685 E., 2023/384 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.684 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Kararın tüm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekilinin asıl ve birleşen dosyada dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ün 12.03.2017 günü saat 10:50 sıralarında Konya ili...ilçesi Kale Mah. Beyazıt Sokaktaki iş yerinde meydana gelen iş kazası neticesinde vefat ettiğini, Bursa Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığının Konya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği raporda müteveffanın vücudundan elektrik akımı geçişine bağlı solunum ve dolaşım yetmezliği sonucu vefat ettiğinin tespit edildiğini, müteveffanın ...Eneıji Dağıtım Parakende Sat.

Hiz. A.Ş.'nin işçisi olduğunu, sigortasının ...Şirketi tarafından yapıldığını, ...End. İnş. Elekt. Oto. Tarım Gıda San. Tic. Ltd.

Şti.’nin müteveffayı Alcen’den kiralamış olduğunu, ... ile ...Elektrik arasında imzalanan yüklenici sözleşmesi gereği iş kazasının meydana geldiği yer olan...bölgesinde ...Elektrik’in yüklenici firma konumunda olduğunu, davalı ... ile yüklenici firma olan ...Elektrik ve yüklenici firmaya işçisini kiralayan ...Şirketi arasında 4857 sayılı Kanun gereği asıl işveren alt işveren ilişkisinin mevcut olduğunu, davalı ...’ın asıl işveren sıfatı ile müvekkilinin alacaklarından hukuken sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müteveffanın eşi ... için 1.656.890,46 TL, oğlu ... için 273.380,64 TL,

baba ... için 500,00 TL, anne ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile baba ... için 80.000,00 TL, anne ... için 80.000,00 TL, eş ... için 150.000,00 TL, oğul ... için 100.000,00 TL, kardeş ... için 30.000,00 TL, kardeş ... için 30.000,00 TL, kardeş ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ...ve ... vekili cevap dilekçesinde; yüklenici sözleşmesi gereğince müvekkili ...'ın söz konusu tesisin onarım ve bakım işlerini diğer davalı şirket ...Şirketine devrettiğini, bu nedenle yüklenicinin işçinin geçirdiği iş kazası neticesinde meydana gelen zarardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ...Şirketinin üzeine düşen tüm iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini aldığını, olayda herhangi bir ihmali ve kusuru bulunmadığını, müteveffanın tüm eğitimleri aldığını, davayı kabul etmemekle birlikte davacılara bağlanan gelirlerin maddi tazminattan indirilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin çok fahiş olduğunu belirterek müvekkili ... yönünden öncelikle husumet yönünden davanın reddine, ...yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...İnşaat Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazanın müteveffanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, menevi tazminattın müvekkili şirketin surumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;

1. Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile

a. ... ...’ün eşi davacı ... için hesaplanan kusurlu kazanç kaybı peşin sermaye değerinden SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücu edilebilecek kısmı indirildikten sonra bulunan miktar olan 1.656.890,46 TL maddi tazminat alacağının 12.03.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

b. ... ...’ün oğlu davacı ... için hesaplanan kusurlu kazanç kaybı peşin sermaye değerinden SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücu edilebilecek kısmı indirildikten sonra bulunan miktar olan 273.380,64 TL maddi tazminat alacağının 12.03.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

c. ... ...’ün annesi ... ve babası ... tarafından açılan maddi tazminat istemli davanın feragat nedeniyle reddine,

2. Manevi tazminat talebini kısmen kabulü ile kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalı işverenlerin somut uyuşmazlıkta sorumlu olduğu %80 kusur oranı, müteveffanın %20 oranındaki müterafik kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtihatı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre eş ... için takdir olunan 90.000,00 TL, müşterek çocuk ... için takdir olunan 65.000,00 TL, baba ... için takdir olunan 40.000,00 TL, anne ... için takdir olunan 40.000,00 TL, kardeş ... için 6.000,00 TL, kardeş ... için 6.000,00 TL,

kardeş ... için 6.000,00 TL manevi tazminatın 12.03.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine...," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Katılma yoluyla istinaf eden davacılar vekili istinaf dilekçesi ile belirtilen gerekçelerle Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş ve ...Enerji Dağıtım ve Perakende Satış A.Ş. vekili istinaf dilekçesi ile belirtilen gerekçelerle Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...End. İnş. Elektrik Oto Tarım Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesi ile belirtilen gerekçelerle Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın feragat nedeni ile reddine dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ...Enerji Dağıtım ve Perakende Satış A.Ş. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...End. İnş. Elektrik Oto Tarım Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi

3. Değerlendirme

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davaya konu iş kazasının 12.03.2017 tarihinde ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ait Kale Mah. Beyazıt Sk. No:32 Konya adresindeki...Dağıtım Merkezinde, sağanak yağışlı havada ...Enerji Dağıtım ve Perakende Sat. Hiz.

A.Ş. ünvanlı iş yeri sigortalı çalışanı davacılar murisi ...'ün, elektrik hatlarının izolasyon çalışmasını yaptığı sırada elektrik akımına çarpılarak yaralanması ve kaldırıldığı hastanede vefat etmesi şeklinde meydana geldiği, davalı ...Ş. (...)'ın sorumluluğu altında bulunan Altıntekin bölgesinde işletme bakım ve onarım işini davalı ...Şirketine verdiği,

...Şirketinin ise davalı ...Firması ile imzalanan hizmet alım başlıklı sözleşmesi ile ... ile imzalanın sözleşme ile ...Şirketi tarafından üstlenilecek işletme onarım hizmet alım işiyle ilgili olarak şirket tarafından belirlenen saha personeli ve bu işte kullanılacak araç ve gereçlerin sağlanması işi olduğu, davacılar murisinin ...firması işçisi olduğu, Mahkemece kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine yönelik aldırılan 09.05.2021 tarihli heyet raporunda davacılar murisinin kusursuz, davalı ...Şirketinin %80 oranında (bu kusur oranının içinde değerlendirilmek üzere işveren vekili ...

Ankaralı'nın %2 oranında), davalı ... Şirketinin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı ...Firmasının ise kusurunun bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği, yine kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine yönelik aldırılan 12.04.2022 tarihli raporda ise davalı ...

Firmasının %20 oranında (bu kusur oranı içinde değerlendirilmek üzere ...Firmasının da kusurlu olduğu ancak oran belirtilmediği), davalı ...Şirketinin %80 oranında (bu kusur oranının içinde değerlendirilmek üzere işveren vekili ...

Ankaralı'nın %2 oranında), davacılar murisinin ise kusursuz olduğu yönünde kanaat bildirildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kaldırma ilamı öncesinde yapılan yargılamada hükme esas alınan 05.04.2019 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı eş ...için 40.977,16 TL, davacı çocuk ... için 55.404,14 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu yönünde tespit yapıldığı, davacılar vekilince itiraz ile 20.09.2019 tarihli talep arttırım dilekçesi ile rapor gibi maddi tazminat taleplerini arttırdığı, kaldırma ilamı sonrası yeniden hesap raporu aldırıldığı,

temyize konu hükme esas alınan 04.01.2023 tarihli hesap raporunda bu kez davacı davacı eş ...için 1.697.867.62 TL, davacı çocuk ... için 328.784,78 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu yönünde tespit yapıldığı, davacılar vekilince rapor doğrultusunda 20.09.2019 tarihli talep arttırım dilekçesi ile talep edilen miktarlar dışlanarak bakiye alacaklar olan davacı eş için 1.656.890,46 TL, davacı çocuk için 273.380,64 TL maddi tazminatın 31.03.2023 tarihli dilekçe ile talep edildiği, Mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin niteliği ile kusur oranlarının takdirine ilişkin temyize konu hükmün gerekçesinde ;" davacılar murisi ...'ün;

kusurunun bulunmadığının, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. (...)'nin. Enerji Dağıtım tesislerinin sahibi ve işleticisi olduğu, enerji dağıtım şebekelerinin arıza onarım bakım işini yapmak yaptırmak ve denetlemek görevleri de olduğundan, olaya yol açan çalışmalarda denetim, gözetim ve eğitim sorumluluğu kapsamında kazanın oluşumunda %20 oranında kusurunun bulunduğunun, davalı ...End. İnş. Elekt. Oto. Tarım Gıda San. Tic. Ltd.

Şti.'nin; statik elektrik boşalmasından veya hatlar arasında meydana gelebilecek indüklenmeden kaynaklanan kaza olayında, çalışma yapılan yerin her yönden uygun bir şekilde topraklanmaması, iş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yeterliliğine ilişkin etkin bir denetim ve gözetim mekanizması oluşturmaması, işyerinde yapılan çalışmaların çalışanların dikkat ve inisiyatifine bırakılması, yağışın olmadığı daha uygun şartlarda çalışmanın yapılmaması nedenleriyle kaza olayının meydana gelmesinde %80 oranında kusurunun bulunduğu, bu kusurun %2'lik kısmının işveren vekili olarak ...

Ankaralı'ya ait olduğunun tespit edildiği, davacıların teselsüle dayanarak davayı ikame ettikleri, asıl işveren ... ile yüklenici firma olan ...Elektrik Şirketi ve ...Şirketinin müteselsilen kusur oranından sorumlu oldukları, tarafların ayrı ayrı kusurluluk durumlarının tespitinin yargılaması yapılan davanın konusu olmadığı, kaldırma kararı sonrası tanzim ettirilen 12.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporu ile 09.05.2021 tarihli heyet raporunun aynı doğrultuda olduğu, taraflara izafe edilen kusur oranlarının örtüştüğü, raporların birbirini teyit ettiği, kusur raporlarının kazanın meydana geliş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu,

iş kazasının meydana gelmesinde davalılar ..., ...İnşaat şirketi veEnerji Dağıtım Hizmetleri şirketinin müştereken ve müteselsilen %100 oranında kusurlu olduğu, ... ...'ün kusurunun bulunmadığı anlaşılmış, işbu gerekçeli ve denetime elverişli kusur raporlarının hükme esas alınması gerektiği..." kanaatine varılarak davalılar arasındaki ilişkinin mahiyetine dair açıklama yapılmaksızın davalıların %100 oranında kusurlu olduğu kabulü ile davacı eş yararına 1.656.890,46 TL, davacı çocuk yararına 273.380,64 TL maddi tazminata dair hüküm tesis ettiği anlaşılmaktadır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

Objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

Öte yandan iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır.

Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.

Bunun yanında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olanların kendi aralarındaki kusur dağılımı, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlu veya borçlulara karşı yönelteceği rücu alacağının miktarını etkilediği gibi müteselsil sorumlular arasında 5510 sayılı Kanun’un 21/4. maddesi anlamında üçüncü kişinin bulunması durumda hesaplanan maddi tazminat tutarından tenzil edilecek Kurum ödemelerinin miktarını da etkilemektedir.

Somut olayda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacılar murisinin davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına ilişkin tespit yerinde ise de davalıların kusur oranlarının belirlenmesi hususunda yukarıda açıklandığı üzere 12.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporu ile 09.05.2021 tarihli heyet raporunda farklı değerlendirmeler bulunmasına rağmen mahkemece aynı doğrultuda olduğu gerekçesiyle anılan raporların hükme esas alınması suretiyle sonuca gidilmesi ile davalıların arasındaki hukuki ilişkinin niteliği bakımından taraflar arasında düzenlenen sözleşmelere göre davalılardan ...

Firması ile ...Şirketinin üst işveren sıfatına, davalı kazalı işvereni ...Firmasının alt işveren sıfatına haiz olduğu açık olmakla birlikte davalıların kusur oranlarının ayrıştırılmadan hüküm tesisi hatalıdır. Yine davacılar vekilince 20.09.2019 tarihli dilekçe ile talep edilen maddi tazminat kalemlerinin hüküm altına alınan maddi tazminat miktarlarında dikkate alınmaması da hatalıdır.

Son olarak davalı ...Firmasının zamanaşımı itirazı ile ilgili olarak gerekçeli kararda değerlendirme yapılmaması da eksik hüküm tesisine yol açmakla bu husus da hatalıdır.

O halde Mahkemece yapılacak iş, Kurumca düzenlenen denetmen raporu örneği ile var ise rücu dosyası da getirtilerek, kesinleşen ceza dosyası, rücu dosyası içeriği ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi suretiyle somut verilere dayalı kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın A sınıf İş Güvenliği Uzmanlarının bulunduğu heyete tevdi ederek, olayın gerçekleşmesinde davalıların kusur oranlarını belirlemek ve ayrıştırmak üzere denetmen raporu rücu ve dosyasında aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporlarını da inceler ve çelişkileri giderir mahiyette rapor aldırmak ve oluşacak sonuca göre talep ve savunmaları tam olarak karşılayacak şekilde taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözetir şekilde karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11762, K. 2025/7752, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11762
Karar No
2025/7752
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/11763 K.2025/8362
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11763 K.2025/7719
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11765 K.2025/7712
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/11767 K.2025/8330
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11767 K.2025/8935
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/11768 K.2025/8331

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.