KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11822 E., 2024/12389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/154 E., 2019/400 K.
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen sigorta primine esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yıllarca davalı ... Başkanlığında çalıştığını, çalışmaları sırasında SGK'lı olan müvekkilinin prime esas ücretlerinin SGK'ya eksik bildirilerek eksik yatırıldığını, müvekkilinin kullanmadığı halde izin gösterilmek suretiyle ücretlerinin düşük olarak yansıtıldığını, prime esas alınması gereken kalemlerin eksik alınarak eksik bildirimde bulunulması nedeniyle müvekkilinin emeklilik durumunda yapılacak olan ve yapılan tahsiste emekli maaşının önemli oranda düşüşe maruz kaldığını, belirlenecek olan zararın yani hesap edilecek peşin sermaye değerinin ilk tahsisin yapıldığı andan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik prim borçlarının 5510 sayılı Kanun'a göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, prim borçlarına ve hizmet tespiti davalarına ilişkin 506 sayılı Kanun'da zamanaşımının 5 yıl olarak uygulandığını, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde ve 506 sayılı Kanun'da eksik bildirime ilişkin dava zamanaşımının 5 yıl olduğunun belitildiğini tüm bu zamanaşımlarının tek tek göz önüne bulundurulmasını talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde ...
Belediyesinin düzenlemiş oldugu bordrolar ile SGK'ya yapılan bildirimler arasında fark olduğunu belirttiğini, arada iddia edildigi gibi işçi aleyhine herhangi bir fark bulunmamakta olduğunu, işçinin almış oldugu sosyal yardımların bir kısmının 506 sayılı ve 5510 sayılı Kanun'a göre prime esas kazanca dahil olmadığını, işçilerin günlük yevmiyelerinin Toplu İş Sözleşmesi ile belirlenmis olduğunu bu yevmiyeler üzerinden ve bunun üzerine eklenen bazı sosyal yardımlar üzerinden SGK'ya bildirimde bulunulduğunu, 5510 sayılı Kanun'un tanımlar başlıklı 3. maddesin 28. bendinde 'Peşin sermaye degeri: Kurumca,
bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alinarak hesaplanan tutarı' olarak tanımlandığını, peşin sermaye değerlemesinin bu dava tarzına uyarlanmasının mümkün olmadığını, emekli işçinin maaşında iddia edildigi gibi ...
Belediyesinin primleri eksik yatırmasından kaynaklanan bir düşüklük varsa bu durumun peşin değerleme ile giderilemeyeceğini, emekli işçinin primlerinde bir eksiklik varsa, bunun düzeltilmesi için gecmişe dönük zamanaşımına uğramış primler için SGK'ya ek ödeme yapılması gerektiğini, emekli aylığı bağlanırken nelerin dikkate alındığının SGK'nın 2011/58 sayılı genelgesinde açıkça anlatıldığını, açıklanan nedenler ile davanın reddine karar verilmesini, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını beyan etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davayı kabul etmediklerini, öncelikle hak düşürücü süre, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, ...
Belediye Başkanlığının 15.10.2014 tarihinde söz konusu davacı ile ilgili olarak şikayete konu kira, yemek yardımları ve ilave ikramiye tutarlarını ihtiva eden 1999/01-2002/11 aylar arası Ek Aylık Prim Hizmetleri Belgelerini vererek işleme alınmasını talep ettiğini, Merkez Müdürlüklerince de bu belgelerin işleme alındığını, ayrıca 1999/01 öncesine ait herhangi bir belge verilmediği ve işlem yapılmadığını, ...
TC kimlik ve ... sigorta sicil ve ... tahsis numaralı ...'ın dosyası ve Kurum kayıtları incelenmiş olduğunu, ilgilinin 15.11.2002 tarihinden itibaren emekli aylığı aldığının anlaşıldığını, söz konusu davanın "prime esas kazancın tespiti" davası olduğunu, işbu davalarda müvekkili Kurumun davalı gösterilmesi gerektiğinden davacı tarafa dava açması ve işbu dosyada birleştirmesi için süre verilmesi,
ancak bu davanın da usulen ve esasen yanlış açıldığı için reddi gerektiğini, Mahkemenizin ilk kararında direnmesini taraflarının da davalı sıfatıyla ekletilmesini de talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle, direnme kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Özetle; “ Davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece özetle; “...Mahkemece re'sen araştırma ilkesi gereğince, davacının beyanı alınarak, dava konusu hangi dönemlere ilişkin SPEK'in eksik hesaplandığı sorulmalı, dava dilekçesindeki talebin tam olarak açıklattırılmalı ve böylece uyuşmazlık konusu istem hakkında bir karar verilmelidir.
Kararın yazımında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK.) 297. maddesinin b bendinde tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri..” yönündeki hükümlerinin dikkate alınması gerekmekte olup, davada taraf olan Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığının adının karar başlığında gösterilmemesi hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; "Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi, 438. maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439. maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11822, K. 2024/12389, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama