KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11981 E., 2024/14140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1274 E., 2024/2274 K.
- İlk derece mahkemesi
- Manisa 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/200 E., 2024/10 K.
Karar Metni
925 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.12.1989 tarihli işe giriş bildirgesine göre 1 gün süre ile ... Diş Hekimi unvanlı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun sıfatının hatalı gösterildiğini, hizmet tespiti olan iş bu davada dava şartlarını ihtiva etmeyen dava dilekçesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, baba ve annesine ait iş yerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, 38028.045 sicil numaralı işyerinde 25.12.1989 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalışması nedeniyle, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 23.09.1992 tarihi olduğunun ve bu çalışmasının sigorta prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kurumun sıfatının hatalı gösterildiğini, hizmet tespiti olan işbu davada dava şartlarını ihtiva etmeyen dava dilekçesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, baba ve annesine ait iş yerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmadığını, salt işe giriş bildirgesinin çalışma olgusunu ispatlamadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının davasını ispatlayamadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bildirgenin yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verildiği ve içeriğindeki kimlik bilgilerine göre davacıya aidiyetinin çekişmesiz olduğu, 506 sayılı Kanun'un bildirgenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 9. maddesinde yer alan, işverenin, çalıştırdığı sigortalıları, bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmek zorunda olduğu yönündeki düzenlemeye göre,
4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesinde Kuruma sunulan bildirgenin çalışma olgusunun karinesini oluşturması ve davacı yararına oluşan bu yasal karinenin aksini ortaya koyacak herhangi bir kanıtın Kurumca ileri sürülmemesi, işyerinin, uyuşmazlık konusu tarihi kapsar biçimde 506 sayılı Kanun kapsamında faaliyetinin bulunması, yasal yönteme uygun olarak gerçekleştirilen bildirgeye dayalı tescilin Kurumca çekişmesiz sürdürülmüş olması,
bildirgenin düzenlendiği tarihten itibaren süregelen dönemde prim ödemesi gerçekleştirmeyen işveren hakkında, sigortalıların sosyal güvenlik haklarını koruma anayasal yükümlülüğü altındaki Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olmasının sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağına ilişkin hukuksal gerçeklik ortada olup sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, özellikle, komşu işyeri tanıklarının,
davacının, fiilen çalışmasına yönelik beyanları, davalının işyerinde uyuşmazlık öncesi dönemde davalının işyerinden sigortalı bildirimi bulunduğu dikkate alındığında, istinaf yoluna başvuranın itirazlarının, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının Konak Sosyal Güvenlik Merkezine 19.11.2020 tarih, 14109861 evrak sayılı dilekçe ile başvurusu olduğunu, bu başvuruya istinaden Konak Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 04.12.2020 tarih, 15155652 Evrak sayılı yazı ile.
“1989 yılına ait 5 günlük çalışmasının Kurumumuz 2013/11 sayılı genelgenin "Birinci Kısım", "Üçüncü Bölüm" "1-İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi" başlıklı bölümünde, "Baba ve annesine ait iş yerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmamaktadır.
Bununla beraber işverenin 18 yaşını bitirmiş veya 18 yaşından evvel evlendiğinden ... sayılmış çocukları hizmet akdi mevcut ise sigortalı sayılacaktır" hükmü doğrultusunda dikkate alınmadığı”nın bildirildiğini, Kurum işleminin mevzuata uygun, haklı ve yerinde olduğunu, ayrıca Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olup kayıtların aksi yönünde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, dava dilekçesinde delil olarak belirtilen delillerin yeterli ispat gücüne sahip olmadığını, davanın hak düşürücü süreye tabi olup süresinde açılmadığından usulden reddi gerektiğini,
eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini belirterek Mahkeme kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 25.12.1989 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 9, 60, 79 ve 108. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11981, K. 2024/14140, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama