KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12045 E., 2024/13816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2521 E., 2023/2049 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Isparta 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/581 E., 2023/321 K.
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; ... sicil no ile 14.12.1998 tarihinde 4/b den isteğe bağlı sigortalı olarak Bağ-Kur’lu olduğunu, 17.02.1999 tarihinde 42.940,00 TL prim parası yatırdığını ancak prim olarak yatırdığı meblağ giriş keseneği olarak kabul edildiğinden başvuru yaptığı tarih itibariyle aynı tarihte sigortalılıktan terk işleminin yapıldığını, ilk primi ödediğini sandığı 17.02.1999 tarihinde yatırdığı meblağ giriş keseneği olarak değerlendirildiği için Bağ-Kur girişinin iptal edildiğini,
1999 yılı Mart ayında prim yatırmaya gittiğinde 17.02.1999 tarihinde yatırdığı meblağın 26.000 TL'sinin giriş keseneğine ayrıldığı ve kalan 16.940,00 TL'nin fazla ödeme olarak görüldüğü yönünde tarafına bildirildiğini, davacı sigorta tescilinin yapılarak emekliliğe hak kazanabilmek için gereğini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurumun 0692306759 Bağ-Kur numaralı sigortalısı davacı ...'nin 14.12.1998 tarihinde isteğe bağlı Bağ-Kur tescilinin yapılarak 28.01.1999 tarihinde tescil tebligat bildirim yazısı gönderildiğini, sigortalının 17.02.1999 tarihinde 26.000.000,00 TL ödediği prim tutarının, giriş keseneği olarak kesildiğini, sigortalının daha sonraki tarihlerde prim ödemesinin bulunmadığını, ayrıca 17.05.2000 tarih ve 8850 sayılı yazıyla davacı ...'ye borç bildirim yazısı gönderilerek prim borcunu ödemesi gerektiğinin bildirildiğini,
sigortalının hesabında görülen 16,94 TL fazla prim tutarı 1 aylık prim tutarını karşılamadığından sistem tarafından 14.12.1998 tarihinde 99 sanal terk kodu uyarısı verilmesi üzerine dosyasının tetkik edilerek 14.12.1998 tarihinde (01) terk kodu ile çıkış işlemi yapılarak sigortalılığının sonlandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 0692306759 Bağ-Kur numarası ile 01.01.1999- 28.02.1999 tarihleri arasında 60 gün İsteğe Bağlı sigortalılık süresinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Isparta 1. İş Mahkemesi 2022/581 Esas 2023/321 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanları tekrarla davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir mevzuata aykırılık ya da hata bulunmadığını, yasal mevzuata göre işlem yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının isteğe bağlı sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12045, K. 2024/13816, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama