KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12214 E., 2025/7844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/536 E., 2024/1001 K.
- İlk derece mahkemesi
- Nazilli İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/109 E., 2023/421 K.
Karar Metni
1.911 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... - ... Mühendislik'in inşaat sıva işleri için anlaştığı alt işveren ... bünyesinde alçı sıva ustası olarak çalıştığını, 23.07.2018 tarihinde sağlam olmayan iskeleden düştüğünü beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 250 TL tedavi ve ulaşım gideri, 250 TL fizik tedavi ücreti, 250 TL bakım gideri, 250 TL aktif ve pasif dönem çalışma gücünde meydana gelen işgücü kaybı tazminatı olmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın ve 60.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiş, 16.11.2023 tarihli dilekçe ile aktif ve pasif dönem çalışma gücünde meydana gelen iş gücü kaybına ilişkin tazminat talebini 899.479,69-TL olarak arttırdığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme ile işi alt taşeron ...'a ihale ettiğinden meydana gelen iş kazasında müvekkiline yüklenebilecek bir kusur olmadığını, sorumluluğun ...'a ait olacağı gibi, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde her türlü emniyet kurallarına uygun şekilde koruyucu teçhizat, baret ve ikaz levhalarını mahalde hazır bulundurduğunu ve bu şekilde müvekkilinin üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davalı ... yönünden; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin tazminat talebinin kabulü ile 899.479,69 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
tedavi ve ulaşım gideri, fizik tedavi ücreti ve bakım gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdir olunan 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının geçirmiş olduğu kazaya ilişkin olarak SGK tarafından maluliyet oranı % 14,2 olarak tespit edilmiş olup davalı ... vekilinin itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan tespit sonrasında ise maluliyet oranı % 14,2 olarak tespit edildiği, davalı ... vekilinin itirazları üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas kurulundan ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan aldırılan raporlarda ise maluliyet oranının % 24,2 olarak tespit edildiği,
Mahkemece, % 24,2 maluliyet oranı dikkate alınarak sonuca gidildiği, davacı tarafın davacının sürekli iş göremezlik oranının tespit edildiği SGK Kurumu Sağlık Kurulu Kararına ve YSK kararına itirazı bulunmadığından % 14,2 sürekli iş göremezlik oranının davacı aleyhine kesinleştiği dikkate alınmadan % 24,2 sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, Mahkemece hükme esas alınan 17.10.2023 tarihli hesap raporundaki hesaba esas veriler kullanılarak ve davacının sürekli iş göremezlik oranının % 14,2 olduğu kabul edilerek davacının maddi zararının hesaplandığı,
bilirkişi hesap tablosunda davacının sürekli iş göremezlik zararı 4.817.557,03 TL hesaplanmış olup % 14,2 sürekli iş göremezlik oranı karşılığı 684.093,09 TL, % 20 davacı kusur indirimi sonrası 547.274,47 TL bulunduğu, bu miktardan rücuya konu ilk PSD 33.199,35 TL (41.499,19 TL x 80/100 işveren kusuru) indirildiğinde sürekli iş göremezlik zararının 514.075,12 TL tespit edildiği, buna bilirkişi raporunda hesaplanan 2.003,16 TL geçici iş göremezlik zararı eklendiğinde davacının maddi zararının 516.078,28 TL olduğunun kabul gördüğü, belirtilen husus haricinde;
dava konusu kaza olayının meydana geldiği esnada kazazede işçi ...’in üzerinde çalıştığı iskelenin, uygun evsafta ve yeterli sağlamlıkta malzeme kullanılarak işin usul ve tekniğine uygun olarak, iskele kalaslarının (iskele platformlarının) iskele sistemine uygun şekilde sabitlenmediği, çalışanların düşmesine sebep olabilecek boşluk bulunmayacak şekilde tesis edilmediği ve iskelenin boşluğa bakan kenarlarına düşmeyi önleyecek şekil ve nitelikte korkuluk sistemi tesis edilmediği,
böylelikle işveren İbrahim tarafından iş yerinde güvenli çalışmanın tesis edilmesi yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu yönündeki tespitin yerinde olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ... alt taşeron sözleşmesi ile işi davalı ... ...'a yüklediğini, işin tamamının davalı ... tarafından yürütüldüğünü savunmuş ise de bu savunmasını ispatlayamadığı, kazanının meydana gelmesinde davalı işveren İbrahim'in yukarıda belirtildiği üzere kusurunun bulunduğu,
iş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında sorumluluk Borçlar Hukuku yönünden haksız fiil sorumluluğu olup zarar ve dolayısıyla da tazminat alacağının olay anında ortaya çıktığı, diğer bir ifade ile haksız fiillerde temerrüdün olay tarihinde gerçekleştiği, bu kapsamda iş kazası nedeniyle hüküm altına alınması gereken tazminata iş kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğinden, yerel mahkemenin dava konusu taleplere kaza tarihinden itibaren faiz işletmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... ...'in istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davalı ... hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davalı ... yönünden; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının aktif ve pasif dönem çalışma gücünde meydana gelen iş gücü kaybı tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 516.078,28 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, tedavi ve ulaşım gideri, fizik tedavi ücreti ve bakım gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ile takdir olunan 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazasına dayalı olarak talep edilen maddi tazminat hesaplamasında gerçek maluliyet oranının belirlenmesi gerektiği, maluliyet oranına tarafların itiraz edip etmemesi hususunun taraflar nezdinde kazanılmış hak doğurmayacağı, Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulca belirlenen %24.2 olarak esas alınması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde ; kararın faiz başlangıcı bakımından usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, ıslah tarihi olan 16.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte hüküm altına alınması gerekirken, tazminat talebi bakımından sorumluluğun haksız fiil sorumluluğu olduğu, haksız fiillerde temerrüdün olay tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle haksız fiil tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletildiğinden kararın bu yönüyle hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Hükme esas alınan 17.10.2023 tarihli hesap raporunda davacının geçici iş göremezlik dönemi zararının kusur ve SGK geçici iş göremezlik ödemesinin rücuya tabi kısmının indirimi ile 2.003,16 TL olarak hesaplandığı, sürekli iş göremezlik dönemi zararının ise 4.817.557,03 TL olarak hesaplandığı, %24.2 iş göremezlik oranı karşılığı, %20 davacı kusuru ve ilk PSD kusur karşılığı indirildikten sonra sürekli iş göremezlik tazminatının 899.479,69 TL olarak belirlendiği , geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatından oluşan toplam zararın ise 901.482,85 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 16.11.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 250,00-TL tedavi ve ulaşım gideri, 250,00-TL fizik tedavi ücreti, 250,00-TL bakım gideri, 899.479,69-TL aktif ve pasif dönem çalışma gücünde meydana gelen iş gücü kaybı tazminatı ve 60.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 960.229,69-TL'nin kazanın meydana geldiği 26.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yani dava dilekçesinde talep ettiği maddi zarar kalemlerine ek olarak sadece sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiştir.
Bölge adliye mahkemesinin ," davacı tarafın davacının sürekli iş göremezlik oranının tespit edildiği SGK Kurumu Sağlık Kurulu Kararına ve YSK kararına itirazı bulunmadığından % 14,2 sürekli iş göremezlik oranının davacı aleyhine kesinleştiği dikkate alınmadan % 24,2 sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu" yönündeki tespiti yerinde ve bölge adliye mahkemesince sürekli iş göremezlik zararı yönünden yapılan hesaplama doğru ise de; davacının talebini aşarak , sürekli iş göremezlik zararı olarak tespit edilen 514.075,12 TL tazminata ,bilirkişi raporunda hesaplanan 2.003,16 TL geçici iş göremezlik zararın eklenmesi ve davacının maddi zararının 516.078,28 TL olduğunun kabul edilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının; a. Gerekçe bölümünde " buna bilirkişi raporunda hesaplanan 2.003,16 TL geçici iş göremezlik zararı eklendiğinde davacının maddi zararının 516.078,28 TL olduğu kabul görmüştür." ifadesinin gerekçeden çıkarılmasına, b. Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12214, K. 2025/7844, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama