KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12276 E., 2025/9512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/169 E., 2012/850 K.
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin yapmış olduğu prim ödemeleri ve zam uygulamalarının dikkate alınarak yaşlılık aylığının tespiti ile eksik ödenen aylıklardan şimdilik 1000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Vakıf vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme, 21.10.2021 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz süresinin geçmediğini, esas yönünden ise muadil aylık hesaplaması yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tespit istemine ilişkindir.
1-Ek karara ilişkin yapılan incelemede; hükmün tefhiminin, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi uyarınca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 489. maddesinin yollamada bulunduğu, aynı Kanun'un 388. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığı gibi gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Anayasa Mahkemesi'nin 2012/1034 bireysel başvuru numaralı talep konusunda verdiği,
10 Mayıs 2014 tarihli ve 28996 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 20.03.2014 tarihli kararında yer alan “...başvurucuya İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesini bilerek ve bu gerekçeye karşı iddialarını sunacak şekilde temyiz başvurusu yapma imkânı verilmesinde hukuki yarar bulunduğu...” şeklindeki gerekçe de dikkate alınmak suretiyle; ek kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 21.10.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına,
2- Esasa ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12276, K. 2025/9512, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama