KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/1237 E., 2024/8876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2995 E., 2023/3076 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/125 E., 2021/434 K.
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davacının, daha önce mahkeme kararı ile iptal edilen borç dönemlerini de içerecek şekilde Kurum tarafından istenen prim borcunu ihtirazi kayıtla 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmak suretiyle ödediğini belirterek 2004/7 ve 2004/10 dönemleri hariç olmak üzere haksız olarak tahsil edilen tutarın faizi ile istirdadını talep ettiği, yapılandırma kapsamında yapılan toplam ödemenin 42.516,11 TL olduğu, Mahkemece, kesinleşmiş karar ile iptal edilmesine rağmen davacıdan talep edilen toplam 24.419 TL tutarın davacıdan haksız olarak tahsil edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek,
24.419 TL'nin 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine hükmedildiği anlaşılmış olup, temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1237, K. 2024/8876, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama