KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12506 E., 2025/388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2252 E., 2024/1387 K.
- İlk derece mahkemesi
- Zonguldak 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/74 E., 2022/167 K.
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının boşandığı eşinin oğlunun yanına taşındığını, davacının ortak konutta yaşamaya devam ettiğini, davalının eşinin hasta olduğunu, davacının bu nedenle eşinin bakım işlerini yaptığını yaptığını belirterek davacı adına yapılan ödemenin yersiz ödeme olmadığının tespitine, davacı adına tahakkuk ettirilen borcun iptaline ve davacıya yeniden yetim aylığını bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum işleminin yerinde olduğundan bahisle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı müzekkere cevapları taraf beyanları dikkate alındığında Zonguldak SGK İl Müdürlüğünce düzenlenen 10.12.2018 tarihli araştırma ve inceleme raporundaki hususların sabit hale geldiği aksinin ispatlanamadığı ispat yükünün davacı da olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, engelli hale gelen ...'a aile bireyleri arasından yardımcı olacak, kendisi ile ilgilenebilecek kimsenin kalmadığını, müvekkilinin uzun yıllar evli kaldığı eski eşinin içinde bulunduğu zor duruma kayıtsız kalamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ve 96. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12506, K. 2025/388, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama