KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12820 E., 2025/226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/400 E., 2024/1457 K.
- İlk derece mahkemesi
- Adana 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/34 E., 2021/298 K.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının vergi indirimine dayalı olarak ilk tahsis başvuru tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile ikinci başvuru tarihine kadar ödenmemiş aylıklar ve diğer ek ödemelerin yasal faiziyle Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vergi indirimi nedeni ile yaşlılık aylığı, vergi indirimine dair ilgili Bakanlık birimince düzenlenen belgeyi de içeren yazılı tahsis talebi üzerine takip eden ay başı itibariyle bağlanacağı, davacı vekilince ilk yapılan tahsis talep başvurusu tarihinde alınmış bir Merkez Sağlık Kurulu kararı bulunmadığından, usul ve yasaya uygun nitelikte olmadığı; ikinci başvuru dilekçesi ise ekinde yasal olarak aranan kayıtları içerdiğinden usulünce yapılmış bu ikinci tahsis talebine istinaden davalı Kurumun 01.11.2020 tarihi itibariyle aylık bağlanmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık tespit istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesinin 2. fıkrası hükmü gereği 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 87 nci maddesi hükümleri ile Merkez Sağlık Kurulu kararı, Gelir İdaresi Başkanlığı yazıları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12820, K. 2025/226, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama