KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/12991 E., 2024/13812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/27 E., 2024/256 K.
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 25.06.1993 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, Kurum kayıtlarının tetkikinde, davacı adına sigortalı tescil kaydının yapıldığını, sigortalıya verilen sicil numarasının 1999 yılı serilerinden olduğunu, başka bir sigorta sicil kaydının olmadığını, davacı adına işe giriş bildirgesinin olmadığını, iş yeri tarafından Kuruma verilen 1993-1994 yılları dönem bordrolarında davacının ismine rastlandığını, ancak bu bordroda hizmetin sicilsiz olduğu ve adı geçen davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediğini, Kurum kayıtlarıyla çelişen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının ... iş yeri sicil numaralı ... (...) isimli iş yerinde sigortalılık başlangıç tarihinin 25.06.1993 olarak tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.12.2021 tarihli kararı ile dava şartı olan davacının Kuruma başvuru şartını yerine getirmemiş olması nedeniyle mahkemece davacıya kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kuruma başvuru şartı yerine getirilerek "... Dosya kapsamına göre, davacı ile aynı dönemde çalışan ve kuruma verilen dönem bordrosunda ismi bulunan bordro tanıklarından ... ile ... 'nun davacının çalışmasını doğruladıkları, sigorta sicil numarasız ... olarak kuruma bildirilen çalışmaların davacıya ait olduğu anlaşılmakla, davacının bu iş yerinde 25/06/1993 tarihinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
.." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının ... iş yeri sicil numaralı ... (...) isimli iş yerinde sigortalılık başlangıç tarihinin 25.06.1993 olarak tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108., madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava konusu edilen 25.06.1993 tarihinde dava dışı ...-... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden verilen bir işe giriş bildirgesi olmadığı, Kurum tarafından iş yerine ilişkin gönderilen 1993/2., 3. ve 1994/1. dönem bordrolarında ... adı olan bir kişi için sicil no.hanesi 0 olmak üzere, 25.06.1993 giriş olmak üzere 1993/2. dönemden 90 gün, 1993/3. döneminde 60 gün, 1994/1. dönemde 15.03.1994 çıkış olmak üzere 25 gün süre ile bildirimin olduğu, davalı Kurumun Mahkemeye verdiği cevapta bordrolarda belirtilen bildirimlerin sigorta sicil no.su olmadığından davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece davacı adına dava konusu tarihe ilişkin bir işe giriş bildirgesinin olmadığı, dosyada Kuruma intikal etmiş olan 1993/2., 3. ve 1994/1. dönem bordrolarında sigorta sicil no. olmaksızın 25.06.1993 giriş olmak üzere 1993/2. dönemden 90 gün, 1993/3. döneminde 60 gün, 1994/1. dönemde 15.03.1994 çıkış olmak üzere 25 gün süre ile bildirimlerin olduğu gözetilerek öncelikle eldeki dava ile talep edilenin, 25.06.1993 başlangıç tarihli olmak üzere 1993/2. dönemden bildirilen 90 gün süreli hizmetin geçerli olup olmadığına,
kendisine ait olup olmadığına mı ilişkin yoksa sadece 25.06.1993 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespitine yönelik mi olduğunun belirlenmesi için davacının beyanı alınmalı, talebin sadece sigorta başlangıcının tespiti talebine ilişkin olması halinde hak düşürücü süre irdelenmeli, ayrıca Kurum tarafından bu süredeki hizmetin davacıya mal edilmeme nedenleri araştırılarak ortaya konmalı, bu konuda da davacının beyanları alınmalı, elde edilecek deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup,sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12991, K. 2024/13812, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama