KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13635 E., 2025/931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1774 E., 2024/2254 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/207 E., 2022/167 K.
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kurucusu olduğu şirket üzerinden davalı Kuruma 03.08.2005–16.10.2019 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet bildirimi yapıldığını, ancak davalı Kurum tarafından anılan sigortalılık süresinin iptal edildiğini ve 4/1-a kapsamında yatırılan primlerin 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılık süresine aktarıldığını, davacının 03.08.2005–16.10.2019 tarihleri arasına ilişkin olarak iptal edilen sigortalılık sürelerinden 03.08.2005–03.08.2011 tarihleri arasındaki dönemin işçi paylarının aktarım işlemlerinin mevcut haliyle muhafaza edilmesine,
04.08.2011–16.10.2019 tarihleri arasındaki dönemin işçi payları aktarım işlemlerinin de üst sınırdan (tavandan) aktarılmasının tespitine, aktarım işlemleri sonrasında davacının yaşlılık aylığı tahsis koşullarının sağlandığı hususları göz önünde bulundurularak, davacının davalı Kuruma yaptığı 17.10.2019 tarihli tahsis talebi dikkate alınarak tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2019 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların da her bir aylığa isabet edecek yasal faizleri ile birlikte 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi hükmü gözetilerek ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet bildirimi yapılan şirketin kurucu ortağı olduğunu ve 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bildirilmeye başlandığını, bu nedenle davacı ile ilgili yapılacak işlemlerde adı geçen 16-60 sayılı Genelgenin uygulanmasının mümkün olmadığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. İstinaf dilekçesinde ki hususları tekrar ettiğini, işbu hatalı Kurum işleminin meydana gelmesine sebebiyet veren genelge ve öncesi işlemlerin geçmişe yönelik irdelenmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; bilgi ve belgeler, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13635, K. 2025/931, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama