KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13797 E., 2025/2887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1183 E., 2024/938 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/20 E., 2024/165 K.
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekilleri ile katılma yoluyla fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... Kaynar tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde 18.11.2013- 03.10.2017 tarihleri arasında kaynak ustası olarak aralıksız çalıştığını, işveren tarafından sadece 18.11.2013-25.11.2013 tarihleri arasında çalışmalarının bildirildiğini belirterek davalı iş yerinde 18.11.2013 tarihinden 2017 yılının 10. ayına kadar aralıksız bir şekilde çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafın çalıştığını iddia ettiği tarihler arasında denetimli serbestlik kapsamında hükümlü olup, sigorta kaydı yapılmadan çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, iddia ettiği dönemlerde atılı suçlardan denetimli serbestlik altında olduğu ve kamu yararına bazı kurumlarda çalıştırıldığını, davacının Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetime tabi tutulduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının bildirilenler dışında çalışması bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia etmiş olduğu dönemlere ilişkin 18.11.2013-25.11.2013 tarihleri arasında .....Kurum numaralı iş yerinde hizmetinin göründüğünü, Kurumun işveren bildirimleri üzerine işlem tesis ettiği için aksi ispat edilinceye kadar Kurum kayıtlarının karine olarak doğru olduğunu, davacının dava dilekçesinde 18.11.2013-25.11.2013 tarihleri arasında sigortasının yattığını beyan etmesine rağmen talep sonucunda 18.11.2013-03.10.2017 tarihleri arasında aralıksız bir şekilde çalıştığını tespitini talep ettiğini,
ancak primleri ödenmiş bir hizmetin tekrar primlerinin ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının beyanları ile talep sonucunun birbiri ile örtüşmediğini, fiili çalışmanın usulüne uygn ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile ...'ın Kuruma bildirilmeyen 26.11.2013 - 18.05.2016 tarihleri arasında 2015 yılı Temmuz ayında 20 gün dışında davalıya ait 1053560 sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık anlatımları ile davacının davalı iş yerinde 13.10.2017 tarihine kadar çalıştığının ispat edildiğini, davalı tanıklarının beyanları birbiri ile çelişkili olduğunu, karakol evraklarının da bu beyanları destekler nitelikte ile olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen adli yardım taleplerinin devamı ile talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde blunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın çalıştığını iddia ettiği tarihler arasında denetimli serbestlik kapsamında hükümlü olduğunu, sigorta kaydı yapılmadan çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tanık beyanlarının birbiri ile çeliştiğini, kolluk araştırması ile iddia edilen iş yerinde çalışma olmadığının tespit edildiğini belirterek verilen karar hakkında istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Katılma yoluyla istinaf eden fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; davacının talebinin açıklattırılması gerektiğini, davacının beyanları ile talebinin örtüşmediğini, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, Kurum kayıtları ile çelişen tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece istinaf konusu edilen karara göre davacının 2015 yılı Temmuz ayında istirahatli olması nedeniyle 20 gün çalışmadığı, bunun dışında 26.11.2013 - 18.05.2016 tarihleri arasında fiilen çalıştığı yönünde karar verildiği, davalı iş yerinde davacının söz konusu tarihler arasında fiili çalışmasının bulunmadığı yönünde beyanda bulunan tanıkların davacı işçi ile husumetinin olduğu ve davalının yakınları olduğu, bu tanıkların dosya kapsamıyla örtüşmeyen beyanlarına itibar edilmediği,
Mahkemece davacının fiilen çalıştığı dönemlerin tespiti hususunda dinlenen bordro tanıklarının hizmet sürelerinin dikkate alındığı, tanıkların beyanlarının görgüye dayalı olduğu, Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ve tüm dosya kapsamına göre Mahkemece yapılan tespitlerin yerinde olduğu ve kararın dosya kapsamına uygun olduğu, incelenen kararın usûl ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca davacı vekilinin, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sigortasız çalışmasının olmadığını, çalıştığını iddia ettiği dönemlerde de adi suçlardan denetimli serbestlik altında olduğunu ve kamu yararına bazı kurumlarda çalıştırıldığını, ceza dosyasında işsiz ve geliri olmadığına dair beyanlarda bulunan davacının bu beyanlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, tanık beyanlarının 2015-2016 yıllarına ilişkin olup öncesi ve sonrası döneme dair görgüye dayalı beyan bulunmamasına rağmen 2016/5. ayına kadar kabul karar verilmesinin hatalı olduğunu, dinlenen diğer bordro tanıklarından bir kısmının ise davacının iddia ettiği gibi çalışması olmadığını beyan ettiklerini, tanık beyanları arasında çelişki bulunduğunu, kararın eksik inceleme ile verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 18.11.2013-25.11.2013 tarihleri arasında sigortasının yattığını beyan etmesine rağmen talep sonucunda daha önce prim ödemeleri yapılmış dönemi kapsar şekilde 18.11.2013-03.10.2017 tarihleri arası için hizmet tespiti talebinde bulunduğunu, müvekkil Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, açılan dava kamu düzenini ilgilendirdiği için özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin incelenmesine, hüküm fıkrasında sehven fer'i müdahil Kurum isminin yazılmamış olmasına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13797, K. 2025/2887, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama