KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13903 E., 2025/1755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1273 E., 2024/1275 K.
- İlk derece mahkemesi
- Osmaniye 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/194 E., 2022/475 K.
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya13.04.2011 tarihi ile yaşlılık aylığının bağlandığı tarih arasında geçen sürede ödenmeyen yaşlılık aylığının tamamının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun Kurum kayıtlarında mevcut şahsi sicil dosyasının incelenmesinde 23.02.2021 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden 01.03.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum kayıtlarının ve davacı sigortalının tahsis dosyasının tetkikinde davacının 23.02.2021 tarihinden önce herhangi bir tahsis talebi bulunmadığını, tahsisin ilk şartı yazılı talep olduğunu, davacının ilk yazılı tahsis talebi de 23.02.2021 tarihinde olduğundan mevzuat gereği 01.03.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Davanın kabulü ile -89.635,26 TL yaşlılık aylığının 500,00 TL'sinin dava; bakiye 89.635,26 TL'sinin ıslah tarihi olan 14.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -18.702,55 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, …” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
''Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de incelenen Osmaniye İş Mahkemesinin 2016/50 Esas sayılı dava dosyasındaki talebin ve kararın ihya isteminin kabulüne ilişkin olduğu görülmektedir. 13.04.2011 tarihli başvuru dilekçesinin aylık tahsisine ilişkin olmadığı, yapılandırma ve ihya başvurusuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacının daha önceden bir aylık bağlanma başvurusu olmadığından ve 13.04.2011 tarihli başvuru aylık bağlama talebi içermediğinden ödenmesi gereken aylık olmadığı ve davanın kabulünün hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.'' gerekçesi ile
''I-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
II-Davanın reddine,'' karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Usul ekonomisi gereği dava dilekçesinin talep olarak değerlendirilmesini, davacıya 01.04.2002 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; bilgi ve belgeler, tanıkların beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13903, K. 2025/1755, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama