KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13913 E., 2024/14141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/700 E., 2024/1674 K.
- İlk derece mahkemesi
- Adana 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/40 E., 2021/428 K.
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, işveren ...'a ait ... sicil numaralı ... Elektrik San. unvanlı iş yerinde 01.01.1988 tarihinde bir gün asgari ücret ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 27986.01 iş yeri sicil numaralı ... (Regüle Elektrik Sanayi) unvanlı iş yerinde 01.01.1988 tarihinde asgari ücretle hizmet akdi ile sigortalı olarak 1 gün çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1988 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının davasını ispatlayamadığını, tanık beyanları ile davacı asilin beyanlarının uyuşmadığını, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafça Kuruma başvuruda bulunulduğu, Kurumun davacının başvurusunu dönem bordrosunda adı bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, davacının çalıştığını iddia ettiği ... sicil no.lu iş yerinin 01.12.1972-31.12.1999 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, davacının uyuşmazlık konusu tarihte sigortalılık bildiriminin bulunmadığı, davacının yukarıda belirtilen iş yerinde 01.01.1988 tarihinde işe başladığına dair bildirgenin 05.01.1998 tarihinde Kuruma intikal ettiği, söz konusu işe giriş bildirgesindeki sigortalı sicil numarasının 1988 yılı serilerinden olduğu,
davacının 31.07.1992-31.07.1993 tarihleri arasında askerlik hizmetini yerine getirdiği, bordro tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları anlaşıldığından Mahkemece hizmet tespitine dair kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamaktadır..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını ispatlayamadığını, tanık beyanları ile davacı asilin beyanlarının uyuşmadığını, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, davanın hak düşürücü süreye tabi olup süresinde açılmadığından usülden reddi gerektiğini, belirterek Mahkeme kararı ile bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.01.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 9, 79., 108. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13913, K. 2024/14141, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama