KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/13958 E., 2025/2982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1730 E., 2024/2272 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bodrum İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/317 E., 2023/466 K.
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, 15.02.1987 ila 1988 yılları arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine ve sigortalılık başlangıç tarihinin 15.02.1987 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... adına davaya cevap verilmemiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için salt işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmayıp çalışma olgusunun varlığının da zorunlu olduğunu, eylemli çalışmanın Yargıtay kararlarında belirtilen ilkelere uygun biçimde somut ve inandırıcı kanıtlarla kanıtlanması gerektiğini, fer'i müdahil olan Kurum aleyhinde hüküm kurulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; askerlik dönemine hazırlık olarak 1 aylık sürenin tespitinin varsayıma dayalı olduğunu, müvekkilinin, askere gittiği tarihe dek fiilen çalıştığını, dinlenen tanıkların beyanlarından iddialarını ispatladıklarını, mahkemece 1 aylık süre nedeniyle kısmen kabul kararına dayalı olarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili, komşu işyeri tanıkları İsmet ve İnanç'ın davacıyı tanımadıklarını beyan ettiklerini, davacının iddiasını her türlü şüpheden uzak ispatlayamadığını, salt tanık beyanları ile davanın ispatlanamayacağını, davanın tümden reddi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yetersiz tanık anlatımına dayalı bilirkişi raporuna itibar edildiğini ileri sürmüştür.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13958, K. 2025/2982, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama