KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/14134 E., 2024/13735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2553 E., 2024/2680 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/472 E., 2024/187 K.
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının rahatsızlığı nedeniyle davalı Kuruma 10.08.2018 tarih 10220297 sayılı yazı ile müracaatta bulunduğunu, davalı Kurumun talebini reddetmesi üzerine, karara yapılan itirazın Yüksek Sağlık Kurulunca da değerlendirilerek 11.01.2019 tarih, 609330 sayılı yazıları ile itirazının kabul edilmediğini, davacının çalışma gücünün %60’ından fazlasını kaybettiğini, bu durumun maluliyet durumunun hesaplanması amacıyla yapılacak kontroller ve raporlar ile sabit ... geleceğini beyanla, 14.09.2018 tarihinden itibaren malullük aylığının bağlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalının maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla yapılan incelemeler sonucu Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporlar ile yargılama sürecinde alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporlarının aynı sonuca vardığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık malüliyet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi hükümleri ile sağlık kurulu raporları, ATK raporları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14134, K. 2024/13735, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama