KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/14526 E., 2024/13788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/921 E., 2024/2212 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/110 E., 2023/50 K.
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalılığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının işveren ... Sağlık Malzemeleri Sanayii ve Ticaret Limited Şirketine ait iş yerinde 01.10.1993 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak bir gün süreyle çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1993 olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı itibariyle; davacı 01.10.1993 tarihinde dava dışı ... Sağlık Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiş ise de dinlenen bordro tanıkları davacıyı tanımadıklarını beyan etmiş olup davacı söz konusu iş yerinde çalıştığını usulüne delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde davacının e-Devlet üzerinden alınan 4A Hizmet Dökümünde ilk işe giriş tarihi 01.10.1993 olarak gözükmesine rağmen 4A Detaylı Hizmet Dökümünde 1993 yılının ekim ayına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmaması ve prim ödemelerinin başlangıcı olarak 2004 yılının ağustos ayının gözükmesi nedeniyle müvekkil tarafından davalı SGK'ya başvuruda bulunulduğunu, müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, müvekkil, işverene ait iş yerinde çok kısa bir süre çalıştığını, bu çalışmanın üzerinden yaklaşık otuz yıl geçtiğini,
duruşmada dinlenen tanıkların da müvekkili hatırlayamıyor olmalarının çok normal olup hayatın olağan akışına uygun olduğunu, çalışma olgusunu gösteren tanık beyanları bulunmamasından ötürü davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından, davacı adına 01.10.1993 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesi Kuruma verilmiş ise de sonraki dönem bordro tanıkları olan dinlenen tanıkların iddiayı doğrulamadığı, kolluk araştırmasına göre komşu iş yeri sahip veya çalışanının tespit edilemediği, davacı tarafından da komşu tanığı bildirilmediği, bu durum karşısında Mahkemenin davanın ispatlanamadığından reddine dair kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Sağlık Malz. Tic. Ltd.
Şti. ünvanlı işverenin 171391 sicil no.lu iş yerinden 01.10.1993 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, pazarlama mahiyetli iş yerinin 10.03.1988-31.01.1998 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinin 1991/1 ve 2. dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı, dava konusu 1991/3. dönemden bordro verilmediğinin bildirildiği,
davacı asilin beyanında anılan şirkette temizlik elemanı olarak çalıştığını ve gelen 1993 yılı 1 ve 2. dönem bordrolarında adı geçenleri tanımadığını beyan ettiği, çalıştığı iş yerinin Ankara Mithatpaşa caddesinde bir apartman içinde olduğunu,ancak burada hangi iş yerlerinin olduğunu bilmediğini beyan ettiği, Mahkemece iş yerinin 1993/1 ve 2. dönem bordrosunda adı yer alan sigortalıları tanık olarak dinlendiği ve tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespitine yönelik sadece emniyet aracılığıyla araştırma yapıldığı ve komşu iş yeri tespiti yapılamadığı,
dinlenen tanık beyanları ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, belediye, vergi dairesi, SGK nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu iş yerinin tespit edilememesi halinde iş yerinin 1994/1 ve 2. dönem bordrolarında bildirimi yapılmış olan 5 sigortalının da tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı,
bu tanık beyanlarının da yetersiz kalması halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek ve bu kişilerin sigortalılık ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14526, K. 2024/13788, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama