İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15142 K.2025/10326

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf…

Esas2024/15142Karar2025/10326Tarih19 Haziran 2025Okuma8 dk · 1.501 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/15142 E., 2025/10326 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Haziran 2025
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1715 E., 2024/2665 K.
İlk derece mahkemesi
Konya 7. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/511 E., 2024/314 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.501 kelime·8 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkillerin desteği olan ...'nun davalı işyerinde sıva ustası olarak 09.11.2020 tarihinde işe başladığını, 13.11.2020 tarihinde çatıda baca sıvası yaptığı sırada yere düşmesi neticesinde hayatını kaybettiğini, kaza olayı ile ilgili olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/57839 soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/10 E. sayılı dosyası ile davalı şirket yetkilisi .. ... ve inşaatın şantiye şefi .... ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan ceza davası açıldığını,

gerçekleşen iş kazasında davalı işverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin almaması nedeniyle meydana geldiğini, baca sıvası yapmakla görevli olan ... işçiye elbise, kask, emniyet kemeri vb. kişisel koruyucu donatıların verilmediğini, olay yeri tutanaklarında hiçbir tedbirin alınmadığının belirlendiğini, savcılık soruşturması kapsamında alınan kusur raporunda davalı şirketin sahibi ...’ın ikinci derecede asli kusurlu, şantiye şefi olan ... ...’nun ise birinci derece tali kusurlu, ... işçinin ise ikinci derece tali kusurlu bulunduğunu, ... işçiye iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediğini,

müteveffanın günlük 170,00 TL ücret karşılığında çalıştığını, davalıların kazanın meydana gelmesinden hemen sonra sigortasız çalıştırdıkları ... işçinin işe girişini yaptıklarını ve hizmetinin asgari ücret üzerinden bildirildiğini, sıva ustası olarak çalışan bir inşaat işçisinin asgari ücretle çalışmasının mümkün olamayacağını, davacılardan ...’nun 17.02.1967 doğumlu ve ev hanımı olduğunu, murisin kızı ...’nun 12.07.1996 doğumlu, üniversite mezunu olduğunu ve çalışmadığını, murisin diğer kızı ...’nun 24.08.2001 doğumlu olduğunu ve üniversite sınavlarına hazırlandığını, murisin oğlu ...’nun ise 26.04.1994 doğumlu olduğunu,

müteveffanın annesi ...’nun ise 10.01.1946 doğumlu olduğunu, Konya’da tek başına yaşadığını ve yaşamını müteveffanın sürekli ve düzenli desteği ile idame ettirdiğini, davacıların davalıların tam kusurlu olduğu iş kazasında vefat eden murislerinin desteklerinden mahrum kaldıklarını, davacılardan müteveffanın eşi ...’nun genç yaşta dul kaldığını, katlanılmaz acılar yaşadığını, çocukların erken yaşta babalarını kaybettiklerini, müteveffanın annesi ...’nun ise Konya’da ikamet eden tek çocuğunun desteğinden yoksun kaldığını, büyük acı ve elem yaşadığını,

ölüm olayının ardından davalıların cezai müeyyideden kurtulmak için kazanın hemen akabinde müteveffanın ailesine durumu haber vermek ve SGK’ya bildirimde bulunmak yerine ilk önce bulunması gereken koruyucu ekipmanları olay yerine yerleştirip sonrasında sigortasız çalışan müteveffanın SGK işe girişini yaptıklarını, kazanın 112 acil ihbar hattına 09.10 sıralarında anons edildiğini, müteveffanın işe giriş bildiriminin ise aynı gün ilerleyen saatlerde yapıldığını, bu gerçek karşısında davalıların elim kazanın meydana gelmesinden sonra müteveffanın hayati tehlikesinden çok meydana gelen kazanın hukuki ve cezai sonuçlarıyla ilgilendiklerini,

davacıların kazadan polis bir tanıdıklarının telsizine gelen anonstan sonra tesadüfen bilgi sahibi olduklarını, davalıların tüm bu tutumların davacıların acısını daha da artırdığını, inşaat işinde iştigal eden davalı şirketin talep edilen tazminatları hiçbir zorluk çekmeden ödeyebilecek durumda olduğunu, beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, maddi tazminat yönünden eş ... için 1.000,00 TL, kızı ... için 1.000,00 TL, kızı ... için 100,00 TL, annesi ... için 100,00 TL ve manevi tazminat yönünden eş ... için 100.000,00 TL, kızı ... için 80.000,00 TL, kızı ... için 80.000,00 TL,

oğlu ... için 80.000,00 TL ve annesi ... için 40.000,00 TL alacağın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile kazanın 13.11.2020 tarihinde sabah saatlerinde müteveffanın çatığının ahşap kaplı zemine hiçbir kişisel güvenlik önlemi almadan kırağı ya da çiğ sebebiyle kayganlaşan zemine aldırmadan çıkması sonrasında ayağının kayıp yüksekten aşağı düşmesi şeklinde gerçekleştiğini, 1968 doğumlu müteveffanın genel hayat tecrübesi itibarıyla sabah saatlerinde çatının kaygan olabileceğini öngörebilecek durumda olduğunu, davalı şirket yetkililerinin sabah saatlerinde işçilerin çatıya çıkmamaları hususunda bir gün önce uyarılarda bulunduğunu, ... işçinin güvenlik ekipmanlarını kullanmaması nedeniyle kusurlu olduğunu,

kazadan hemen sonra düzenlenen kaza tutanağında inşaat girişinde baret, kemer ve yelek gibi koruyucu ekipmanların olay yerinde olduğunun tespit edildiğini, ceza davasında beyanda bulunan işçilerin mezkur kazada davacının uyarılara uygun davranmadığını ifade ettiklerini, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca çalışanların kendi sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşürmemekle yüküm olduklarının düzenlendiğini, Müteveffanın davacı çocukları ..., ... ve ...’nın reşit olduklarını, müteveffanın davacılara değil davacıların müteveffaya destek olmaları gerektiğini,

bu nedenle destekten yoksun kaldıkları iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacılardan ...’ın Konya’da bile yaşamadığını, müteveffanın annesi ...’nun davacıdan başka çocukları da olduğunu, ayrıca dul ve yetim maaşı almasının muhtemel olduğunu, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacıların taleplerinin zenginleşmeyi amaçladığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde davalı ... Ltd. Şti. unvanlı şirketin %80 oranında kusurlu bulunduğu, söz konusu %80 oranındaki kusur payından dava dışı ... ...’ın %10, dava dışı ... ...’nun ise %5 oranında kusurlu bulunduğu, bu kusurların işverenlik kusuru içerisinde değerlendirildiği, müteveffanın ise kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat tutarlarını kabul etmediklerini, yapılan bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğunu, taraflarına hükmedilen vekalet ücretinin her bir davacının için ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile kusur raporlarının hatalı olduğunu, müteveffanın annesi yönünden manevi tazminatına hükmedilmemesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğunu ve reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, yerel mahkeme kaldırılmasına, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, hükme dayanak teşkil eden bilirkişi kusur raporunun maddi olgular, olay ve sigortalıya ilişkin veriler ile iş güvenliği mevzuatına uygun olmasına,

olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur oranları, olayın yarattığı vehamet ve manevi tutarın tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğine ilişkin Yargıtay içtihatları dikkate alınarak hüküm altına alınan manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olmasına, hesaplamaya esas alınan ücretin dosya kapsamına uygun olmasına göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Taraf vekilleri sundukları temyiz dilekçelerinde istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri sebepleri yinelemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi

3. Değerlendirme

A) Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince davacı eş ... için 100.000,00 TL , davacı anne ... için 40.000,00 TL , diğer davacı çocuklar yararına 80.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı eş yararına 75.000,00 TL, davacı çocuklar yararına 50.000,00'er TL davacı anne yararına 25.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu görülmekle Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, reddine ve kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Taraf vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15142, K. 2025/10326, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15142
Karar No
2025/10326
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/15170 K.2025/10981
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15181 K.2025/9927
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15204 K.2025/10081
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15276 K.2025/9430
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15278 K.2025/9651
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15289 K.2025/9937

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.