KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15196 E., 2025/1036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/95 E., 2024/104 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 18. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/31 E., 2022/377 K.
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2024/5787 E. ve 2024/6747 K. sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı SGK vekilinin karar düzeltme mahiyetindeki dilekçesinde Dairemiz kararında maddi hata bulunduğu iddia edilerek maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigorta başlangıcının 01.01.1987 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Mahkemece resen gerçek çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, öncelikle dinlenmesi gereken tanıkların bordro tanıkları olduğu, onların bilgilerini Mahkemeye sunmanın da davalı Kurumum yasal sorumluluğunda olduğunu, davalı Kurumun bu yasal sorumluluğunu yerine getirmediğini, komşu iş yeri tanıklarının tespiti için ...
İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Belediye Başkanlığına ve Yenibosna Vergi Dairesi ile Bağcılar SGM'ye müzekkereler yazıldığını, gelen yazı cevaplarında komşu iş yeri tanıklarının tespit edilemediğinin bildirildiğinin görüldüğünü, Mahkemenin bu durumu müvekkilinin aleyhine değerlendirdiğini,1987 yılındaki bir çalışma yeri için, üstünden 35 yıl geçtikten sonra İstanbul gibi hızla gelişen, büyüyen ve binaların yıkılıp yeniden yapılan, değişen bir kentte komşu iş yeri ve tanığı bulmak ve danışmanın hem gerçekle, hem de hayatın doğal akışıyla bağdaşmadığını, iş yeri dosyasının imha edilmesinin de davacı aleyhine yorumlanamayacağını,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında yer alan değerlendirmelerden de anlaşılacağı gibi müvekkilinin yasal çalışmasını gösteren işe giriş belgesi, Kurum kimlik kartı diğer deliller mevcutken, bütün bunlar dikkate alınmadan, sadece hayatın doğal akışıyla bağdaşmayan, 35 yıl önceki komşu iş yeri ve tanığı yoktur gerekçesiyle davanın reddinin, hem vicdana, hem adalete hem de yasaya ve Anayasaya aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Mahkemece komşu iş yeri sahibi veya çalışanı kayıtlı tanık araştırması için Bağcılar SGM'ye, ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne ve ... Belediye Başkanlığına, Yenibosna Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere olumsuz yanıt verildiği, komşu iş yeri kaydına rastlanmadığının ve davacıyı tanıyan komşu iş yeri çalışan tespit edilemediğinin ayrıca Bağcılar SGM'nin yazı cevabında iş yerinin 1987 tarihinden beri gayri faal olup iş yeri dosyasının imha edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
Mahkemece; davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının tespiti için yöntemince gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığı ancak davacının, dava dışı iş yerinde eylemli olarak çalıştığının ispat edilemediğinden, HMK'nın 355. maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, davanın reddine İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla...." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2024/5787 Esas - 2024/6747 Karar sayılı kararı ile "...1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde,
Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece,
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." denilmek suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
Dairemiz bozma kararına karşı SGK vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi SGK vekilinin maddi hata talepli dilekçesi ile bozulan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma gerekçesinin bulunmadığını, maddi hata yapıldığını belirterek karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 01.01.1987 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 9, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
A)25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmaktadır. Dairemizin bozma kararında bozma gerekçesine sehven yer verilmediği anlaşıldığından ve Dairemiz kararında maddi hata bulunduğu maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
B)1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.01.1987 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, gelen işyeri tescil bilgilerinde işyerinin mahiyetinin belirtilmediği, 30.06.1987-30.06.1987 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğunun ve işyerinden 1987 yılının 1. ve 2. Dönem bordrolarının işverence verilmediğinin bildirildiği,
davacının sigorta sicil numarasının 1987 yılına ait olduğu,Mahkemece yapılan kapsamlı komşu iş yeri araştırmasında komşu işyerinin tespit edilemediği,öte yandan dava konusu işyerinde yada komşu işyeri niteliğinde bir işyerinde çalışması olmadığı anlaşılan davacı tanığı ...'in beyanının alındığı, işyerinin niteliği,yapılan işin ne olduğu,davacının ne iş yaptığı,kimlerle çalıştığı hususları açıklığa kavuşturulmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, öncelikle ... anılan işyeri nedeniyle faaliyet alanı, adresi ve dönemlerini içerecek şekilde vergi mükellefiyeti araştırılmalı, davacı asilin işyerinde yapılan işin ne olduğu, davacının bu işyerinde ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı, çalıştığı dönemde komşu işyerlerinin kimler olduğu hususunda beyanı alınmalı, komşu işyerlerinin bozma öncesi yapılan araştırmaya rağmen tespit edilemmesi nedeniyle davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak belirlenecek bu kişilerin de sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15196, K. 2025/1036, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama