KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15233 E., 2025/7470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/543 E., 2024/2848 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/39 E., 2022/451 K.
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı tutarı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yıllarca yüksek tutarlarda prim ödediği, 23.10.2007 tarihinde emekliliğe ayrıldığı, 2022 Ocak ayı itibariyle 6.097,00 TL aylık aldığı, ödenen emekli maaşının eksik ve hatalı olduğu, durumun düzeltilmesi için Kuruma başvurduğu, Kurum tarafından bir hata bulunmadığının bildirildiği iddiasıyla davacının gerçek emeklilik maaşının yıllara göre ayrı ayrı tespitine, tespit edilen gerçek emeklilik maaşı ile emekli olduğu tarihten bu yana eksik ödenen maaşların fark tutarlarının eksik ödeme yapılan tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 500,00 TL'sinin davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda özetle; davanın süresinde açılmadığı, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacıya, 20.04.1982 - 23.10.2007 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin olarak 01.11.2007 tarihi itibariyle 1.122,89 TL aylık bağlanması gerektiği, davalı Kurum tarafından davacıya 01.11.2007 tarihi itibariyle 1.126,52 TL aylık bağlandığı, 1-24 Kasım 2007 dönemi için 901,20 TL (1.126,52*24/30) ile 25.11.2007 - 24.12.2007 dönemi için 1.126,52 TL aylık ödemesi yapıldığı,
20.04.1982-23.10.2007 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin olarak 01.11.2007 tarihi itibariyle davacıya bağlanması gereken aylık tutarı ile davalı Kurum tarafından 01.11.2007 tarihi itibariyle bağlanan aylık arasındaki 3,63 TL farkın yapılan yuvarlamalardan kaynaklanabileceği, 01.11.2007 tarihi itibariyle davacıya bağlanan aylık bakımından davalı Kurum tarafından davacıya eksik ödeme yapılmadığı, bu konuda alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; A aylığı ABO % 70 iken, B aylığı ABO'nın neden % 65 olduğunun açıklanmadığı, 2003 yılında davacının basamak satın aldığı halde 01.10.2004 tarihinde 22. basamağa yükseltilmesinin yerinde olmadığı, 2007/Temmuz ayındaki maaşın hesaplanmasının yerinde olmadığı, tablodaki verilerin dayanaklarının açıklanmaması nedeniyle bilirkişi raporunun yetersiz olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tutarı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15233, K. 2025/7470, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama