KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/1526 E., 2024/2629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/138 E., 2023/187 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 37. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/620 E., 2021/255 K.
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iş yeri yetkilisi olan "..." tarafından davacının sigortalı işe alındığına dair ...'na 10.09.1994 tarihinde sigortalı işe ilk giriş bildirgesinin düzenlenerek verildiğini, uzun bir aradan sonra işe giriş bildirgesinin verildiğini ve 4 ay boyunca çalıştığı döneme ait aylık bordrolarının bildirilmediğini, primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini, davacının 09.12.2019 tarihinde 19298722 sayılı dilekçeyle Kuruma başvuruda bulunduğunu, Kurumca talebinin 06.07.2020 tarihli 7905764 sayılı cevapla reddedildiğini belirterek davacının hizmet dönemlerinin tespitine karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işverene tebligat yapılmış ancak davaya cevap vermemiştir.
2.Feri Müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından müvekkili Kurum kayıtlarının esas olduğunu, huzurdaki dava ile ileri sürülen iddiaların Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini, çalışma iddialarının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakatlerinin olmadığını, davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalıştığının tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davalı iş yerinin dönem bordroları yönünden Bağcılar SGM'den gönderilen 15.12.2020 tarih 15833206 sayılı yazı cevabında iş yerinden 1994/3 döneminde dönem bordrosu verilmediğinin bildirildiği, bu haliyle tanık tespitinin yapılamadığı, davacı tarafça iddia edilen tarihlerde iş yerinde fiili çalışmayı destekler nitelikte delil ve tanık bildirilmediği, davacının nüfus kayıtlarının davalı ile kardeş oldukları" gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait tekstil atölyesi olan iş yerinde 10.09.1994-10.01.1995 tarihleri arasında ustabaşı olarak asgari ücret mukabilinde çalıştığını, davalının işe giriş bildirgesini Kuruma geç verdiğini ve sigorta primlerini yatırmadığını, Yargıtayın yerleşmiş içtihadına göre, işe giriş bildirgesinin verilmiş olması durumunda Kurum çalışma ilişkisinden haberdar olacağından hizmet tespit davası bakımından hak düşürücü süre söz konusu olmayacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1526, K. 2024/2629, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama