KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15467 E., 2025/4932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1574 E., 2024/3250 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/306 E., 2022/161 K.
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 24.02.1986 tarihinden 16.09.1987 tarihine kadar ... sicil no.lu ...
Doğum ve Bakım evinde doktor olarak çalıştığı, 16.09.1987 tarihinden sonra aynı Kurumda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi doktor olarak çalışmaya devam ettiği, 24.02.1986-16.09.1987 tarihindeki çalışmaları için 24.02.1986 tarihli işe giriş bildirgesi davacının Sosyal Güvenlik Kurumundaki dosyasında bulunmuş olmasına rağmen Sosyal Güvenik Kurumunca yapılan incelemede bahse konu iş yerinin 1986/1987 dönem bordrolarının verilmediği davacıya ait sigorta bildiriminin yapılmadığı tespit edildiği,
her ne kadar hak düşürücü süre bulunsa da Yargıtayın süreklilik kazanmış kararlarında işe giriş bildirgesi Kuruma süresinde verilmiş fakat bordrosu ve primi SGK'ya intikal ettirilmemişse hizmet tespiti davalarının zamanaşımına uğramayacağı hüküm altına alındığı iddiasıyla davacının 24.02.1986-16.09.1987 tarihi arasında yapmış olduğu çalışmanın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddiasına göre hizmet süresinin başlangıç tarihi 24.02.1986 olup dava tarihinde 5 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan davanın süre yönünden reddi gerektiği, Kurum kayıtları resmi nitelikte olup, aksi sabit oluncaya kadar doğru olduğu, çalışma olgusunun ispatı işçiye ait olduğu, bu itibarla çalışma olgusunun öncelikle güçlü deliller olan resmi ve yazılı belge ile ispatı gerektiği, davacı ise çalışma dönemine ilişkin iddiasını ispat noktasında tanık deliline dayandığı,
yöntemine uygun şekilde düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin, tek başına yeterli olmayacağı, fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması gerektiği, o halde sigortalının işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu tarihte çalışıp çalışmadığının, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranarak sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği, somut olayda davacının salt işe giriş bildirgesi ile sigortalı sayılacağı iddiası tek başına fiili çalışmayı ispatlayamadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Bakanlığa kadrolu olarak 16.09.1987 tarihinde atandığı ve tarihten itibaren kadrolu olarak çalışmaya başladığı, yine bu tarihten itibaren davacının tüm çalıştığı dönem hizmetleri Kuruma bildirildiği ve primleri de eksiksiz olarak yatırıldığı, davacının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreyi aşan çalışma iddiasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı vekilinin dilekçesi ile davacının Kurum nezdinde... iş yeri sicil numaralı Op. Dr. ...
Doğum ve Çocuk Bakımevi iş yerinde Kurum kayıtlarına intikal eden 24.02.1986 işe başlangıç tarihli giriş bildirgesi esas alınarak 24.02.1986-16.09.1987 tarihleri arasındaki çalışmaları için sigortalılık başlangıcının 24.02.1986 olarak tespitiyle dava ettiği, davacıya ait Kurum kayıtlarına 1 aylık yasal süre içerisinde 11.03.1986 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesinin incelemesinde davalı ... Bakanlığına bağlı... iş yeri sicil numaralı Op. Dr. ...
Doğum ve Çocuk Bakımevi iş yerinde sigortalının işe alındığı tarih 24.02.1986 tarihli olup Kuruma işveren tarafından dönem bordrosu verilmemesi sebebiyle davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.09.1987 tarihi olarak değerlendirileceği ifade olundığı, Kurumun 01.10.2020 tarihli cevabi yazısı ile davalı iş yerinin 24.02.1986 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, 30.09.1987 tarihinde Kanun kapsamından çıkartıldığı, kanun kapsamından çıkış tarihi itibariyle iş yeri sicil dosyası imha edildiğinden denetleme yapılıp yapılamadığının tespit edilemediği bildirildiği,
iş yeri dönem bordrosu verilmemesi sebebiyle davacının çalışması hakkında bilgi sahibi olabilecek kişileri bildirmesi için davacı vekiline süre verildiği, 14.03.2022 tarihli beyan dilekçesi ile bildirilen ...'ın davacı tanığı olarak beyanı alındığı, tanık anlatımında Sağlık Bakanlığına bağlı Kadın Doğum Hastanesinde 1982 yılında çalışmaya başladığını, davacının da 1986 yılında çalışmaya başladığını emekli olana kadar da çalışmalarının devam ettiğini, davacının da doktor olduğunu beyan ettiği, davacının ...
Dr. ....
Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinden davacının iş yeri özlük dosyası celp edildiği, davacının 24.06.1986 tarihinde sözleşmeli KKTC vatandaşı olarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak göreve başladığı, 16.09.1987 tarihinde aynı kurumda atama kararı ile hastanedeki görevine devam ettiği, Sosyal Sigortalar Kurum Bölge Müdürlüğüne 04.03.1986 tarihinde sözleşmeli olarak işe başlandığına dair bildirim yazısı gönderildiği, 10.02.1986 tarihinde iş sözleşmesinin imzalandığı,
13.03.1986 tarihili Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğüne yazılan yazı ile davacının 24.02.1986 tarihinde göreve başladığını bildiren yazı, 04.04.1986 tarihli aylık sigorta primleri bildirgesi incelendiği davacıya ait işe giriş bildirgesinin olduğu, dönem bordrosu verilmediğinden davacının çalışmalarına hizmet verilmediği anlaşıldığı, davacının Kurum kayıtlarına 11.03.1986 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesi geçerli sayılarak davalı iş yerinde 24.02.1986 tarihinde çalışmaya başladığının tespiti ile 24.02.1986-16.09.1987 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığının tespiti gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile,
davacının davalı Bakanlığa bağlı ... Doğum ve Çocuk Bakımevi'nde 24.02.1986-16.09.1987 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının Kuruma kadrolu olarak 16.09.1987 tarihinde atandığı ve tarihten itibaren kadrolu olarak çalışmaya başladığı, yine bu tarihten itibaren davacının tüm çalıştığı dönem hizmetleri Kuruma bildirildiği ve primleri de eksiksiz olarak yatırıldığı, hak düşürücü sürenin geçtiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtları resmi nitelikte olup, aksi sabit oluncaya kadar doğruluğu esas olduğu, çalışma olgusunun ispatı işçiye ait olduğu, bu itibarla çalışma olgusunun öncelikle güçlü deliller olan resmi ve yazılı belge ile ispatı gerektiği, davacının ise çalışma dönemine ilişkin iddiasını ispat noktasında tanık deliline dayandığı, Yargıtay kararları ışığında fiili çalışma olgusunun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ve öncelikle yazılı delille ispatı gerektiği, ancak durum ve koşullar elverdiği ölçüde tanık dahil her türlü delille de çalışma olgusunun ispatı mümkün olduğu, tek tanık beyanına dayalı eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 24.02.1986-16.09.1987 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15467, K. 2025/4932, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama