KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15719 E., 2025/2454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1501 E., 2024/1292 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/364 E., 2021/319 K.
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, davalı ...'a ait işyerinde 01.11.1989 tarihinden başlayarak 3 ay süre ile ... Mahallesi .... Caddesi 68/A .../İstanbul adresinde bulunan işyerinde asgari ücretle çalıştığını, davacının fiili çalışması olmasına rağmen davalının davacıya ait bordroyu vermemesi nedeniyle davacının sigortalı çalışmasının görülmediğini belirterek; davacının davalı ... ünvanlı işyerinde işe giriş tarihinin 01.11.1989 tarihi olduğunun tespitine, 1 günlük sigortalı çalışmasının olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; davacının 01.11.1989 yılında 1 gün işyerinde çalıştığını kabul ettiğini, davacının çalışmasıyla ilgili 15.03.1996 tarihinde Bakırköy Sosyal Sigortalar Kurumuna dilekçe ile bildirimde bulunduğunu, müfettiş ....'a ifade verdiğini, dilekçe ekinde sunduğu ücret bordrosunda davacının 1 günlük çalışması olduğunu beyan etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davacının 595....sicil numaralı davalı ... unvanlı işyerinde 01.11.1989 tarihi itibari ile 1 günlük prime esas asgari ücret ile sigortalı gösterilmeyen hizmet akdine dayalı çalışmasının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,(1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 6., 79. ve 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin 595589 sicil no.lu işyerinden 01.11.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu,
inşaat mahiyetli iş yerinin 01.09.1989-30.11.1989 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,işyerinden yasal süresi içinde 1989 yılı dönem bordrosunun verilmediği,ancak işveren tarafından Kuruma 15.03.1996 tarihinde verilen dilekçe ekinde anılan işyerinin 1989/9-12. aylar arası ek aylık prim bildirgeleri ve dönem bordrosu verilerek işleme alınmasının talep edildiği,işleme alınması istenen bu belgelerde davacı adına da 01.11.1989-02.11.1989 arası 1 gün süre ile bildirim yapıldığı,
aynı bildirgelerde toplam 5 kişinin bulunduğu,söz konusu aylık bildirgelerin işleme alınıp alınmayacağı hususunda Kurum tarafından düzenlenen 15.04.1996 tarihli denetmen raporunda ise ücret bordrolarındaki sigortalı imzaları ile işe giriş bildirgelerindeki sigortalı imzalarının birbirine benzemediği, her iki belgedeki imzaların sigortalılara ait olmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek anılan aylık prim bildirgelerinin işeleme alınmaması gerektiği kanaatine varıldığı,
öte yandan inşaat konulu bu işyeri haricinde aynı adreste yine aynı işverene ait 21.11.1983-31.12.2002 tarihleri arasında bakkal faaliyeti nedeniyle bir vergi mükellefiyetinin olduğu,inşaat işyeri ile ilgili olarak inşaatın fiilen hangi tarihler arasında devam ettiğinin dolayısıyla talep konusu dönemde inşaat faaliyetinin fiilen devam edip etmediğinin anlaşılabilmesini teminen inşaat ruhsatı ve iskan ruhsatının araştırılmadığı,komşu işyeri araştırması yapılmadığı,işyerinde çalışması bulunmayan yada komşu niteliğinde olmayan 2 davacı tanığı anlatımı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı
şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri, su,elektrik abonelik bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, emniyet, SGK,vergi dairesi ve belediye aracılığıyla dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçen sigortalıları tespit edilerek sigortalılık ve çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı,davacının da beyanı alınarak işyerinde ne iş yaptığı,kimlerle birlikte çalıştığı,usta,amir vs.lerinin kimler olduğu sorularak belirlenen kişiler ile yine çalışmasını bilebilecek başkaca kişiler taraflardan sorulmak suretiyle tespit edilen kişilerin sigortalılık ve çalışma
kayıtları getirtilerek dinlenmeli, ek aylık prim bildirgelerinde adı geçen diğer 4 kişinin de işe giriş bildirgeleri de celbedilerek gerekirse bu kişiler de dinlenmeli, böylelikle,toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15719, K. 2025/2454, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama