KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15923 E., 2025/2524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1025 E., 2024/3192 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 37. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/184 E., 2023/28 K.
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, ıslahla, 02.05.1997-19.06.1998 tarihleri arası için hazırlanan ve ödenen yurtdışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davasının 14.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak kabulüne, davacının 2.5.1997-19.6.1998 dönemi 408 günlük borçlanma süresinin 3201 sayılı Kanun kapsamında geçerli yurt dışı hizmet borçlanması olduğunun tespitine ve bu sürenin kurumca geçerli sayılan 3802 günlük süreye eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 02.05.1997-19.06.1998 tarihleri arası için hazırlanan ve ödenen yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15923, K. 2025/2524, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama