KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/16117 E., 2025/9939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/733 E., 2024/1120 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/417 E., 2023/855 K.
Karar Metni
2.281 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından temyiz edimekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, ... ...'nın 31.05.2014 tarihinde davalılardan ana yüklenici konumunda olan ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile alt yüklenicisi ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kartal’da yapımını üstlendiği “.. ...” projesinin şantiyesinde, C blokun 16. katında kurulu olan iskele üzerinde çalıştığı esnada üzerinde çalıştıkları iskelenin çökmesi sonucu beraberindeki 2 arkadaşı ile birlikte 16. kattan düşerek hayatını kaybettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalılar ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin arsa maliki olduğunu, inşaatın kaba işini 13.06.2013 tarihli sözleşme ile ... İnşaat Ltd.
Şti.’ye anahtar teslimi olarak devrettiğini, sözleşmenin 4. maddesinde, sözleşme konusu işin “İstanbul ili, Kartal ilçesinde yaklaşık 80.000 m2 inşaat alanlı arsa üzerinde yapılması planlanan projenin inşaatı” kapsamında gerçekleştirilecek olan ve işbu sözleşme ve eklerinde tarif edilen ve fiyatlandırılan kaba inşaat yapılması işinin işbu sözleşme ve eklerine, projelere, birim fiyat tariflerine, teknik şartname ve eklerine, idari şartnameye, iş programına, işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına ilgili kanun, tüzük,
mevzuat ve yönetmeliklere ve sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak tarih edilen diğer tüm belgelere uygun olarak taşeron tarafından kusursuz, eksiksiz yapılması ve teslim edilmesi işi olduğunu, taşeron çalışmaya başlamadan önce mevzuata uygun şekilde tayin ettiği sertifikalı İSG yöneticisini belgeleriyle birlikte işverenin onayına sunulduğunu, davalı şirketin kaba inşaatın yapımı, kontrolü konusunda sorumlu olmadığını, tek sorumlunun ... İnş. Ltd.
Şti. olduğunu, müteveffanın davalı şirketin çalışanı olmadığını, anne ve babanın yaşları itibariyle desteğe ihtiyacının bulunmadığını, ayrıca SGK’dan ve ... İnşaatın yaptırdığı inşaat teminat sigortasından davacılara ödeme yapılması halinde bunların da tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ...’in huzurdaki davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, ...’in davalılardan ... İnş. San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nin sahibi ve yetkilisi olup, aleyhine açılan işbu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, ... ...’nın düz işçi olduğunu, asgari ücretle çalıştığını, müteveffanın 01.05.1994 doğumlu olduğunu ve kaza tarihinde 20 yaşında olduğunu, kaza tarihinden sadece 2 hafta önce işe başladığını, davalı tarafından kaza geçiren işçiye gerekli eğitimin verildiğini, gerekli malzeme, güvenlik araçları ve teçhizatın tutanakla teslim edildiğini, kazalının kendisine verilen emniyet kemerini kullanmadığını, emniyet kemerini iskeleye takmış olsaydı dava konusu kaza meydana gelseydi kazanın muhtemel ölüm ile sonuçlanmayacağını,
davacı anne ve babanın ... işçiden başkaca 5 çocuğunun daha olduğunu, davacı anne ve babanın diğer çocuklarının da davacılara destek olabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, ... işçini evlenme çağında olduğunu, evlenmesi halinde davacılara destek olamayacağını, davalı ile diğer davalı ... A.Ş. arasında alt işveren üst işveren ilişkisi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... A.Ş.’nin asli kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile
1-Maddi tazminat alacağı olarak 576.117,54 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine,
2-Maddi tazminat alacağı olarak 416.297,37 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine,
Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile
1-Manevi tazminat alacağı olarak 100.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine,
2-Manevi tazminat alacağı olarak 100.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine,
3-Manevi tazminat alacağı olarak 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine,
4-Manevi tazminat alacağı olarak 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine,
5-Manevi tazminat alacağı olarak 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya (...) verilmesine, talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine,
6-Manevi tazminat alacağı olarak 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e (...) verilmesine, talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine,
7-Manevi tazminat alacağı olarak 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 31.05.2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e (...) verilmesine, talebin davalılar ... ve ... yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisinin davalı yanında kalıp ustası olarak çalışmaktayken 31.05.2014 tarihinde çalıştığı iskelenin kopması sonucu geçirdiği iş kazası neticesinde hayatını kaybettiği, kazada davalılar ... İnşaat Şirketi ve ...
İnşaat Şirketlerinin %100 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi heyet raporuyla tespit edildiği, davacının yaptığı işin niteliği, tanık beyanları, emsal ücret yazı cevapları değerlendirildiğinde tespit edilen ücretinin dosya kapsamına uygun olduğu, tarafların kusur durumları, davacının ölüm tarihindeki yaşı, kazancı, bakiye ömrü, davacı yakınlarına sağladığı destek dikkate alınarak tespit edilen maddi tazminat tutarının hukuka uygun olduğu, şirket yetkilisi olan davalılar hakkında kusurları bulunmadığı gerekçesiyle verilen ret kararının isabetli olduğu,
diğer davalıların aralarındaki alt-üst işveren ilişkisi nedeniyle tespit edilen tutardan sorumlu tutulmalarında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiye davacılar ve davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şirketinin vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Müteveffanın emsal ücretinin tespitine yönelik itirazlarının olduğunu, müvekkilin kalıp ustası olarak davalı şirkette 3.000 TL maaş ile çalıştığını, tazminat hesabının bu rakam üzerinden yapılması gerekirken emsal ücretin 1.134,00 TL alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu,
b. Müvekkilinin iskontosuz aktif devre kazancı toplamının yanlış hesaplandığını,
c. Davalı şirket yetkilisi olan ... ve ...'nun meydana gelen olayda şahsi kusurları bulunması sebebiyle meydana gelen zarardan ve tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerekirken bu davalılar yönünden kusur yokluğuna hükmedilmesinin eksik ve hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.
3.Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde;
"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;
a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
b)İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.
ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.
d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur;
a)Risklerden kaçınmak,
b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,
c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,
ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,
d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,
e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,
f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,
g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,
ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.
4.Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulunun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı Kararı).
5.6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.
6.Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.
7.Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı Kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.
8.İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.
9.Türk Borçlar Kanunu 74. (818 sayılı Türk Borçlar Kanun'u 53.) maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir.
Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof Dr. .. ..., “.. ..’nın Türkçesi Üzerine”, ...
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.
10.Davaya konu olayda davalı ...’in iş kazasından sorumlu olup olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.
11.Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı ... sigortalının, davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd.
Şti. nezdinde kalıpçı olarak çalıştığı, 31.05.2014 tarihinde inşaatın 16. katında kule vinç kalıbı koyarken iskelenin çökmesi ile düşerek hayatını kaybettiği, SGK Başkanlığı inceleme raporunda; olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davaya konu olayla ilgili İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/233 Esas- 2016/278 Karar sayılı dava dosyasında dosya davalıları da olan sanık ...'in "...
İnşaat Şirketinin sahibi ...'in ise şantiyede iş güvenliği bakımından etkin bir sistem kurmadığından, işçilerine sağlam ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamadığından, çöken iskelenin ve iskeleyi kuran kişinin yeterliliği ile her gün yeniden sökülüp kurulan iskelenin parçalarının aşınıp aşınmadığı, sağlam olup olmadığı hususlarını denetlemediğinden olayda asli kusurlu olduğu" gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, ... şirketinin ortağı ve sorumlusu sanık ... hakkında ise olayda atfı kabil kusurunun ve taksirli hareketlerinin bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği,
anılan kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/1488 Esas- 2021/322 Karar ilamı ile onandığı, eldeki dosyada ise Mahkemece iş güvenliği uzmanlarında oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 29.11.2021 tarihli kusur raporunda davalı işveren şirketlerin %100 kusursuz oldukları, kazalı müteveffanın kusursuz olduğunun, davalılar ... ve .. .. ... ise ceza yargılamasında haklarında kesinleşmiş ceza hükmü bulunmaması nedeniyle kusursuz olduklarının tespit edildiği, Mahkemece işbu kusur raporuna itibar edilerek davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
12.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, hakkında ceza mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen davalı ...'in ceza dosyasında alınan kusur raporunda oluşa uygun olacak şekilde kendisine şahsi kusur izafe edildiği anlaşılmış olmakla, davalı ...'in hüküm altına alınan tazminat tutarlarından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken adı geçen gerçek kişi davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
13.O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/16117, K. 2025/9939, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama