İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2388 K.2024/5295

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının…

Esas2024/2388Karar2024/5295Tarih14 Mayıs 2024Okuma9 dk · 1.867 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/2388 E., 2024/5295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/318 E., 2023/436 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.867 kelime·9 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... Mühendislik şirketi vekili tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.

Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı ... Mühendislik şirketi adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili özetle; 400.709,29 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili aşağıda da detaylı olarak açıklandığı üzere bozmadan sonra 25.09.2023 tarihli talep arttırım dilekçesini vermek suretiyle maddi tazminat istemini 2.333.978,50 TL’ye arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2019 tarih ve 2015/214 Esas, 2019/434 Karar sayılı kararıyla 12.08.2013 tarihli iş kazasının meydana gelişinde davacının %30, davalı Üst İşveren ... Mühendislik Şirketinin %30, davalı alt işveren Atse Mühendislik Şirketinin %40 oranında kusurlu olduğu, iş kazasından dolayı davacının artma tarihine kadar %34,20 sonrasında %58,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığından bahisle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 125.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Mühendislik Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi'nin 29.12.2021 tarih, 2020/260 Esas, 2021/2309 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... Mühendislik Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 28.06.2022 tarih ve 2022/2348 Esas, 2022/9952 Karar sayılı kararı ile temyiz eden davalının sair temyiz itirazları incelenmeksizin kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve rücuan tazminat dava dosyasında hükme dayanak kılınan kusur oranlarının değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın temyize gelmediği gözetildiğinde yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde bilinen dönemi değiştirilmemesi, usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra davacı vekili 25.09.2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat istemlerini 2.333.978,50 TL’ye arttırdıklarını beyan etmiş, İlk Derece Mahkemesince "her ne kadar davacı yanca bozma sonrası talep artırım dilekçesi sunulmuş ise de ilk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp tazminatın belirlenerek bu miktar üzerinden hüküm verilmesi davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir.

Bu nedenle bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan rapordaki tazminat hesabında esas alınan veriler dikkate alınmıştır" gerekçesi ile verilen temyiz incelemesine konu 14.11.2023 tarihli kararla davacı lehine 400.709,29 TL maddi, 125.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesi'nin 14.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Mühendislik şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkeme kararında kanun yolunun istinaf olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, bozmadan sonra alınan ikinci ek hesap raporunda müvekkilinin 2.333.978,50 TL maddi tazminat alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, yapılan bu tespit uyarınca bedel artırım talebinde bulunulduğunu ancak mahkemece bu taleplerinin reddedildiğini, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından birisinin de kamu düzeni ile ilgili konular olduğunu, asgari ücretin de kamu düzeni ile ilgili olduğundan davanın her aşamasında uygulanmasının zorunlu olduğunu, bozmadan sonra dahi asgari ücrette artış olmuşsa,

yeniden tazminat hesabı yapılması gerektiğini. 25.09.2023 tarihli bedel artırım dilekçelerinde bedel artırım taleplerinin kabul edilmemesi halinde adli yardımdan faydalanan ve 12.08.2013 tarihinde kaza geçirmesine rağmen aradan geçen 10 yıllık sürede eline bir kuruş dahi geçmeyen müvekkilinin ekonomik durumu dikkate alınarak,

aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin müvekkilin mağduriyetine neden olacağından HMK'nın 339/2 nci maddesi uyarınca Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderleri ile karar ile hükmedilecek yargılama giderlerinin tahsilinden tamamen muaf tutulmasını talep etmelerine rağmen Mahkemece bu taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini ve müvekkil aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... Mühendislik Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, müvekkili yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin önlemlerin alınıp alınmadığını denetlediğini, kazanın davacı kusurundan kaynaklandığını, olayda kaçınılmazlığın değerlendirilmediğini, davacının vasıfsız düz işçi olması nedeniyle hükme esas ücretin hatalı tespit edildiğini, pasif dönem hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri,

3. Değerlendirme a. Davalı Vekilinin Davacının Manevi Tazminat İstemi Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyizi Yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı yararına hüküm altına alınan 125.000,00 TL manevi tazminat tutarının karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

b. Temyiz Eden Taraf Vekillerinin Diğer Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalı ... Mühendislik şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, davacı taraf adli yardımdan yararlandığı için dava açarken harç yatırmadığı, dava tarihinin 2015 olduğu, o tarihte alınması gereken başvuru harcının 27,70 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesince karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulurken alınmayan bu 27,70 TL başvuru harcının gözden kaçırıldığı, karara karşı kanun yolu temyiz olmasına karşın İlk Derece Mahkemesi kararında kanun yolunun istinaf olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.

Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2. Temyiz eden taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a. Karar ve ilam harcına ilişkin dördüncü paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "Dosya adli yardımlı olmakla alınması gerekli 27,70 TL başvuru harcı ile 35.911,20 TL karar ve ilam harcı toplamı 35.938,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye irat kaydına," ibarelerinin yazılması,

b. Kanun yoluna ilişkin son paragrafında yer alan "istinaf" ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "temyiz" ibaresinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,

Davacı avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekalet üceritinin davalı ... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye yükletilmesine, davalı ... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekelat ücretinin davacıya yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'nun muhalefetine karşı Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla

14.05.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞ I OY

Anayasa ile güvence altına alınan hukuki korunma hakkı (36 ncı madde) yalnızca şekli bir yargılama yapılmasını değil, bunun yanında adil ve doğru bir yargılamayı da gerektirmektedir. Adil yargılamanın teminatlarından biri de kanun yollarıdır. (Tolga Akkaya –Modern Usul Hukukunda İstinaf)

Mahkeme kararlarının hukuka uygunluğunun bir üst mahkeme tarafından denetlenmesi Anayasal bir gerekliliktir.

Anayasa Mahkemesine göre de mahkeme hakkı sadece ilk derece mahkemesine başvurmayı değil temyiz yoluna başvurmayı da kapsar.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. maddesinde ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, HMK’nın 361. maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilebilen kararları, 362. maddesinde ise bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilemeyen kararları düzenlenmiştir.

HMK’nın 373/4 maddesi gereğince, Yargıtayın bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesince bozmaya uygun karar verildiği takdirde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.

Bu gibi hallerde, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yolu mevcut olmayıp, sadece temyiz yoluna başvuru mümkündür.

İlk derece mahkemesince yanlış ve hatalı kararlar verilebilmektedir. Bu hataların giderilebilmesi ancak kanun yoluna başvuru ile mümkün hale gelir. Kararın aleyhine olduğunu düşünen taraf kararın denetlenmesini ve düzeltilmesini kanun yoluna başvurarak isteyebilir. Kanun yolları hakimin yapabileceği hatalar karşısında taraflara tanınmış yasal bir güvencedir.

Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile iki aşamalı kanun yolu sistemi söz konusu olmakla birlikte, HMK’nın 373/4 maddesi kapsamına giren ilk derece mahkeme kararlarında sadece temyiz yoluna başvuru mümkün olup, kanun yoluna incelenmesinde yüksek parasal sınırın uygulanması halinde çok sayıda dosyada ilk derece mahkemesi kararına ilişkin kanun yolu incelemesi mümkün olmayacaktır. Bu ise hak arama özgürlüğünün ağır ihlali anlamına gelir.

Hukuk davalarında asıl olanın her karar için denetim yoluna açık olmasıdır. Ancak HMK’da öngörülen parasal sınırların uygulanması gerektiği de açıktır.

HMK’da, bölge adliye mahkemesi kararları için öngörülen parasal sınırın, ilk derece mahkemesi kararları için uygulanması, yasanın lafzına ve ruhuna aykırıdır.

Mahkemeye erişim hakkı, kanun yoluna başvuru hakkını da içerir. Böylesi bir uygulama adil yargılanma hakkına, mahkemeye erişim hakkına ve hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil eder.

Yargıtayın temyiz incelemesi yapıp ilk derece mahkemesi kararını bozmasından sonra bozma üzerine verilen kararda temyiz incelemesi yapılması, mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir.

HMK’da, ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi halinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından, HMK’nın 341/2 maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerekir. Kanun yolu başvuru sınırlarının başvurulacak kanun yoluna göre değil, kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2021 tarihli, 2021/4-307 Esas, 2021/833 Karar sayılı, 05.07.2023 tarihli, 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararlarında da bu husus vurgulanmıştır.

Kanunda açık bir hüküm bulunmayan yoruma açık tartışmalı konularda hakkın engellenmesi değil, hakkın yoluna açan bir uygulamanın geliştirilmesi gerekir.

Aksi halde bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle iki aşamalı kanun yolu sistemi uygulanan ülkemizde, istinaf inceleme sınırının çok üzerinde, ancak temyiz sınırının altında kalan çok sayıda ilk derece mahkemesi kararı esasa ilişkin hiçbir denetim yapılmadan kesinleşecek hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkı engellenmiş olacaktır.

Açıkladığım nedenlerden dolayı; ilk derece mahkemesi kararlarına ilişkin temyiz yolu başvurusunda, HMK’nın 341/2 maddesindeki düzenlemenin ve parasal sınırın uygulanması gerektiği, bölge adliye mahkemesi kararlarına ilişkin HMK’nın 362. maddesindeki parasal sınırların uygulanması halinde, ilk derece mahkemelerinin çok sayıda kararının hukukiliğinin denetlenme imkanı ortadan kalkacağından, çoğunluğun temyiz talebinin miktardan reddine ilişkin kararına katılmıyorum.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2388, K. 2024/5295, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Karş I Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2388
Karar No
2024/5295
Tarih
14 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2388 K.2024/3747
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2388 K.2024/6033
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2389 K.2024/4991
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/2392 K.2024/6053
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2393 K.2024/3551
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/2393 K.2024/6092

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.