İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2572 K.2024/4022

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/2572Karar2024/4022Tarih17 Nisan 2024Okuma6 dk · 1.275 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/2572 E., 2024/4022 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Nisan 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2019/551 E., 2023/715 K.
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.275 kelime·6 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara ile Bafra - Samsun hattında yolcu taşımacılığı yapan davalı şirket nezdindeki şehirler arası otobüslerinde 2007 yılından 29.06.2009 tarihinde muavin olarak çalışırken trafik kazası geçirerek daimi suretle sakatlığa maruz kaldığını, ancak davalı şirketin kendisini kazada muavin olarak değil yolcu olarak gösterdiğini, davacının daha önce 25.08.2007 tarihinde de bir kaza geçirdiğini belirterek davalı şirkete ait işyerinde 10.08.2007-29.06.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum aleyhine açılan davanın öncelikle haksız ve yersiz olduğundan reddedilmesini, davacı taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, Kurum kayıtlarının esas olduğunu ve aksinin aynı değerdeki yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının şirket bünyesinde sigortaya tabi ücretli işçi olarak çalışmadığını, trafik kazasında yolcu olarak seyahat ederken meydana gelen kaza sonucu yolcu olarak sigorta şirketinden para aldığını, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde otobüs firmasının henüz kurulmadığını ve otobüs seferlerine başlamadıklarını belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 01.10.2015 tarihli ve 2010/590 Esas 2015/993 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının 10.08.2007-24.08.2007 tarihleri arasındaki talebinin reddine, davacının 25.08.2007-29.06.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak hizmet akdine dayalı olarak brüt asgari ücret üzerinden ayda 10 gün olmak üzere kısmi süreli olarak toplam 222 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. 1. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.03.2016 tarih, 2015/23702 Esas, 2016/2937 Karar sayılı bozma kararında.

Mahkemece, tespit olunan kaza tarihleri esas alınarak, ayda 10 gün süre ile davalı işveren nezdinde, hizmet akdiyle çalıştığının kabulü, fazlaya ilişkin talebin ise reddi yönünde hüküm tesis edilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, kendiliğinden araştırma yapılarak, davacının gösterdiği delillerle yetinilmeyerek, davacının çalışmasının gerçekliği, işin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dinlenen bordro ve davacı tanığı beyanlarının dava konusu dönemde çalışma iddiasını aydınlatmaya yeterli olmadığının kabulü ile,

re'sen seçilecek diğer dönem bordro tanıkları ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişilere ulaşılmaya çalışılarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunların bulunmaması yada hazır edilememeleri halinde komşu evlerde, işyerlerinde yaşayanlar yine kolluk araştırması ile tespit edilerek veyahut Kurumdan sorulmak suretiyle belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı; sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu ile davacıya ödemelerin nasıl yapıldığı, çalışma gün ve saatleri gereğince yeterince araştırılmalı;

dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde bu çelişki giderilmeli; böylece gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur.

B- Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 10.07.2018 tarihli ve 2016/324 Esas, 2018/589 Karar sayılı kararıyla; toplanan delillerin taktiri ve değerlendirilmesi neticesinde her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine Mahkemeye huzurdaki tespit davası ikame olunmuş ise de; HMK 120 maddesi uyarınca davacı vekiline usule ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi amacıyla gider avansı yatırması hususunda kesin süreli meşruhatlı davetiye çıkartıldığı, tebligatın davacı vekiline 30.04.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunmasına rağmen verilen süre zarfında ara kararın yerine getirilmediği, dolayısıyla davanın HMK 114/1-g ve HMK 115 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

C- 2. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarih, 2018/5933 Esas, 2019/5349 Karar sayılı bozma kararında; eldeki dosya kapsamına göre davanın, 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet tespiti istemini içermesi karşısında, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilerek; hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu,

Mahkemece, davanın kamu düzenine ilişkin olduğu ve yalnızca 6100 sayılı Kanun'un 324 ve 325 inci maddeleri gereğince delil avansı talep edilebileceği gözardı edilerek, davanın esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı gerekçeyle usulden ret yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştıur.

D- Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; bordro tanıklarının tespit edildiği, davalı şirketin ana sözleşmesinin 17.01.2008 tarihinde onaylandığı, 18.01.2008 tarihinde ise; şirketin ticaret sicili memurluğu tarafından tescil edildiği, 20.11.1993 tarihinden itibaren kanun kapsamına alındığı, halen faal olduğu, 2007/01-2009/06 aylarına ait dönem bordrolarında; davacıya ait kaydın olmadığı, davacının 12.10.2007, 18.10.2007, 30.01.2009 tarihlerinde dava dışı iş yerlerinden işe giriş bildirgelerinin verildiği,

davalı şirkete ait 55 NZ 343 plakalı otobüsün 24.01.2008 tarihinde trafik tescil kaydının yapıldığı, davacının Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/21 Esas sayılı talimatı ile alınan beyanında; davalıya ait yolcu otobüsünde muavin olarak çalıştığını, olay tarihinden önce ve olay tarihine kadar kazaya karışan otobüste muavin olarak çalıştığını beyan ettiği, 29.06.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacıya sürekli iş göremezlik gelirinin bağlandığının tespit edildiği, davacının 10.08.2007-24.08.2007 tarihleri arasındaki talebinin ispat olmaması sebebiyle reddine karar verildiği,

bu hususta herhangi bir bozma sebebinin bulunmadığı, dosya kapsamında dinlenilen tüm tanıklar ve bozma sonrası dinlenilen bordro tanıklarının beyanı nazara alındığında; davacının davalı iş yerinde 25.08.2007-29.06.2009 tarihleri arasında çalıştığına kanaat getirildiği anlaşıldığından, hüküm kurmaya ve denetime elverişli 14.02.2023 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak;

davanın kısmen kabulüne, davacının 10.08.2007-24.08.2007 tarihleri arasındaki çalışma süresinin tespitine ilişkin talebinin reddine, davacının 25.08.2007-29.06.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lara tabi hizmet akdine dayalı olarak brüt asgari ücret üzerinden ayda 10 gün olmak üzere kısmi süreli olarak, Kuruma bildirilen hizmetleri dışında.

2007/8 ayında 3 gün, 2007/9 - 2009/5 ayları arasında her ay 10 gün ve 2009/06 ayında 9 gün olmak üzere toplam 222 gün daha günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili; davanın tümden reddinin gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirkete ait işyerinde 10.08.2007-29.06.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 32 nci maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439'uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2572, K. 2024/4022, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. 1. Bozma Kararı
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. VII. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2572
Karar No
2024/4022
Tarih
17 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/2572 K.2024/7081
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2573 K.2024/3346
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/2573 K.2024/6736
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2575 K.2024/3347
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2575 K.2024/3893
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2576 K.2024/3348

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.