İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2576 K.2024/8070

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21 inci Hukuk Dairesi'nce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/2576Karar2024/8070Tarih11 Temmuz 2024Okuma7 dk · 1.430 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/2576 E., 2024/8070 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2013/618 E., 2023/309 K.
Karar
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.430 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21 inci Hukuk Dairesi'nce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 3400013980957 sigorta sicil numarası ile davalı firmada fayans ve kalebodur ustası olarak 15.10.1979 tarihinde çalışmaya başladığını, 20.05.1995 tarihinde işten ayrıldığını, bu durumun ekte sunduğu bonservisten de anlaşıldığını, 16 sene çalışmış olmasına rağmen 680 günlük sigorta bildiriminin yapıldığını iddia ederek 15.10.1979-20.05.1995 tarihleri arasında eksik sigortalılık sürelerinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, doğru olsa bile davanın tespiti istenen hizmetin sona ermesinden başlayarak 5 yıl içinde açılmasının sebebi ile hak düşürücü sürenin fazlası ile geçtiğini, davacının müvekkili yanında götürü iş alarak ve geçici iş olarak kısa bir süre fayans işi yaptığını, devamlı olarak çalışmadığını, Kuruma beyan edilen süre dışında çalışması bulunmadığını, üzerinden uzun yıllar geçtiği için müvekkilinin detaylı bilgi ve belgeye sahip olmadığını, davacının fayans ustası olduğunu,

yaptığı iş itibariyle davalının yanında devamlı olarak çalışmasına imkan da bulunmadığını, davalının 16 yılık süre içinde devamlı olarak inşaat yapmadığı gibi inşaat yaptığı dönemlerde de fayans işlerini ancak inşaatın belli bir dönem ve aşamasında yaptırdığını, inşaatta devamlı fayans işi olmasının mümkün olmadığını, fayans işleri olduğunda davcının bu işi götürü olarak aldığını, davalının bu şekilde davacıdan başka fayans ustalarına da götürü olarak işler verdiğini, davalının uzun yıllar öncesine tekabül ettiği için bonservisin içeriğini hatırlayamadığını,

ancak davacının Suudi Arabistan'a çalışmaya gitmek için tecrübeli fayansçı ustası olduğuna dair bir belgeye ihtiyacı olduğunu söyleyerek davalıdan yardım istediğini, bu sebeple bu belgenin verildiğini, bu belgenin gerçek duruma göre değil, davacıya yardımcı olmak maksadı ile verildiğini, davacının hizmet dökümü bilgileri incelendiğinde 1989 yılında Adapazarı’ndan 540000378430 sayılı işyerinde, 30000559014 sayılı Afyon'da bulunan işyerinde çalışmasının bulunduğunu iddia ederek davanın reddini savunmuştur.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 13980952 sigorta sicil numaralı şahsi sicil dosyasının incelenmesinde, davalılar işyerine ilk olarak 185/3. döneminde girerek çalışmaya başladığını, 1983, 1984, 1985, 1989 yıllarında başka işyerlerinde çalıştığını, 1979, 1980, 1982, 1984, 1986, 1987, 1988, 1990, 1993, 1994 yıllarında ise hiçbir sigortalı çalışmasının bulunmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından da imzalanmak suretiyle kuruma intikal ettirilen işe giriş ve tekrar giriş bildirgeleriyle davacının dava konusu dönemlerde davalılar işyerinde çalışmadığı anlaşıldığından,

haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, davalılardan ...'ye ait ... sicil sayılı işyerinde ilk olarak 01.01.1983 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 31.12.1984 tarihinde kapsamdan çıkarıldığını, ... sicil sayılı işyerinin ise 01.09.1988 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 31.10.1993 tarihinde kapsamından çıkarıldığını, ...

İnşaata ait ... sicil sayılı işyerinin 01.02.1987 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 30.08.1988 tarihinde kapsamdan çıkarıldığını, 506 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan bir işyerinde sigortalı çalışmadan söz edilemeyeceğinden davacının davalılar işyerinde 506 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı dönemlere ilişkin çalışma iddialarının reddinin gerektiğini, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu, tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 24.02.2012 tarih, 2008/167 E., 2012/179 K. sayılı kararıyla; "...

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalı şirkette 15.10.1979- 20.05.1995 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı, ancak bu dönemdeki çalışmalarının kuruma bildirilmediğinden dolayı çalıştığının tespitini talep ettiği, davada davacının 01.04.1981 tarihli işe giriş bildirgesi nedeni ile bu tarihten sonraya ilişkin hak düşürücü sürenin kesintiye uğradığı, bu nedenle bu tarihten sonrasına ilişkin hak düşürücü süre yönünden engel bir durumun bulunmadığı, ancak daha öncesine ait dönemin hak düşürücü süre engeli ile karşılaştığı, işyerinin kapsam ve faaliyet yönünden engel bir halinin bulunmadığı,

dinlenen davacı tanıkları ... ve ... 'nın davalı şirkette davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan ettikleri, bununla birlikte davacının 1983/3. dönemde 21.04.1985-30.04.1985 tarihleri arasında Kadıköy SGM'de işlem göre ...

İnşaat ve Taah. şirketinde, 01.08.1989-1989/3. dönem arasında Sakarya SGM'de işlem gören ...'ye ait işverenlik nezdinde çalıştığının anlaşıldığı, davacının 15.05.1991 tarihli işe giriş bildirgesine nazaran davalı yanında çalıştığı, ancak önceki çalışmalarının farklı işyeri nezdinde gerçekleştiği, bu tarihten önceki işe giriş çıkışlarının ise hak düşürücü süreye tabi olduğunun, dolayısıyla 15.05.1991'den önceki süreler bakımından tespitine olanak bulunmadığının, 15.05.1991 tarihinden sonraki çalışmalarının tespitinin mümkün olduğu,

ayrıca davalı tarafça tanzim edilen bonserviste davacının 20.05.1995 tarihine kadar çalıştığının bildirilmiş olması nedeni ile davacının bu döneme ilişkin çalışmalarının tespiti" yönünde;

"Davanın kısmen kabulü ile Davanın Pendik SGMde işlem gören davalı, ... ait işyerinde 1991 yılı 2. Dönemde 46 gün günlük 26.700 TL ücretle, 1991 yılı 2. Dönemde 60 gün günlük 26.700 TL ücretle, 1992 yılı 1. Dönemde 70 gün günlük 26.700 TL ücretle, 01.05.1992-31.07.1992 arası,90 gün günlük 26.700 TL ücretle, 01.08.1992-31.07.1993 arası 360 gün, günlük 48.300 TL ücretle, 01.08.1993-31.08.1994 arası 390 gün, günlük 83.250 TL ücretle, 01.09.1994-20.05.1995 arası 260 gün, günlük 139.125 TL ücretle çalıştığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

(Kapatılan) 21 inci Hukuk Dairesi'nin 10.09.2013 tarih ve 2012/8620 E., 2013/15605 K. sayılı kararında; "...

Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, işe giriş bildirgesinin verildiği veya bir kısım çalışmaların bildirildiği dönemlerde hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini gözetmek, davacının yaptığı işin niteliğine göre kesintili geçtiğini kabul ederek dava konusu dönemde davalı işveren tarafından yaptırılan inşaat işlerini tespit etmek ve her inşaatta davacının yaptığı işe göre ne kadar çalışması gerektiğini uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetine tespit ettirmek, ayrıca davalı işveren adına tescilli olan davalı işyerlerini tespit ederek,

bu işyerlerinin ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları;

yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davaya konu inşaat işinin, ince kalemlerinden ikisi olan kalebodur ve fayans (ıslak hacimler) işini kapsadığı, davacının bu konudaki imalatları yapan usta pozisyonunda olduğu, apartmanlarda meskenlerin ıslak hacimlerinde ve işyerlerinde yer döşemelerinde kalebodur ve fayans döşeme uygulama alanları olduğu,

bu alanların projelerin mahal listelerinde açıklandığı artma ve eksilmeler olabileceği, işin niteliğine göre kesintili iş kapsamında değerlendirilmesinin gerekeceği, Yargıtay 21. HD. 2012/8620 E., 2013/15605 K. sayılı ilamında yer alan bozma nedenleri nazara alındığında, davacının işe giriş bildirgesi verilen 01.04.1981 tarihli işe girişinden sonraki dönem için Kuruma bildirilmeyen süreler yönünden hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği,

dosya münderecatında davaya konu talep edilen hizmetlere ait fiili çalışmanın varlığını ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlayıcı belgenin yanında bordrolu ve komşu işyeri çalışanı olan tanık beyanları yer almadığından davacıya hizmet kazandırma yoluna gidilemediği davacı adına 01.04.1982 tarihine ait hizmet kazandırma yoluna gidilememiştir.

Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacının yaptığı işin çalışmalarının kesintili olduğuna kanaat edildiği, SGK'ya çalışma gün ve dönemlerinin bildirildiği, davacının iddia ettiği şekilde bildirilmeyen çalışmasının olmadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2576, K. 2024/8070, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. VI. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VII. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2576
Karar No
2024/8070
Tarih
11 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2577 K.2024/4521
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/2577 K.2024/8164
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2578 K.2024/4515
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2579 K.2024/4524
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2581 K.2024/4523
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2593 K.2024/6738

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.