KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/2717 E., 2024/3991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/330 E., 2023/3003 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Manisa 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/113 E., 2021/187 K.
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanması ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, farklı sigorta statüleri olan ... babası ve ... eşi üzerinden çift aylık almakta iken babası üzerinden almakta olduğu aylığın kesildiğini ve geriye dönük tüm ödemelerin davacıdan tahsil ediliğini, davacının Kuruma müracaatı üzerine babası üzerinden almakta olduğu aylığın tekrar bağlandığını fakat davacıdan tahsil edilen kesintilerin iade edilemeyeceğinin bildirildiğini belirterek Kurum işleminin iptali ile davacının babası üzerinden almakta olduğu aylığın kesildiği ve yeniden bağlandığı tarihler arasında mahrum kalınan aylık bedelleri için şimdilik 100,00 TL ve davacıdan haksız tahsil edilen 15.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince "1-Davanın kabulü ile
[TCKN] T.C. kimlik numaralı davacı ...'a almakta olduğu yetim aylığının 15.07.2016 tarih 9685611 sayılı yazısı ile kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile 15.07.2016 ile 01.07.2020 tarihleri arasında ödenmesi gereken aylıklara ilişkin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 100,00 TL' nın yasal faizi ile birlikte,
2-Şehzadeler SGK Merkezinin 15.07.2006 tarih 9685611 sayılı yazısı ile davacının ... eşi Hüseyin Bayram'dan olduğu 5434 sayılı Kanun kapsamındaki aylığından kesilen 20.166,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ... eşi üzerinden aylık almakta iken babası üzerinden de yetim aylığı aldığını, babası üzerinden aldığı aylığın hatalı olarak bağlandığını ve 5 yıllık yersiz ödenen aylıklar için borç kaydı oluşturulduğunu, davacıdan 20.166,00 TL tahsil edildiğini, davacının 26.06.2020 tarihli başvurusu üzerine babası üzerinden yetim aylığının tekrar bağlandığını, davacının 05.12.2017 tarihinden önceki dönemde hem babasından hem eşinden aylık almasının mümkün olmadığını, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kurduğu hükmün infaz kabiliyetine sahip olmadığını, Kurum işleminin iptali sonucunda uygulanacak işlemin belirtilmediğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının 23.08.2001 tarihinde vefat eden eşi Hüseyin Bayram'ın emekli sandığına tabi sigortalılığı nedeniyle 01.09.2001 tarihinden itibaren kendisine ölüm aylığı bağlandığı, davacının, 30.01.1996 tarihine vefat eden babası Musa Birgül'ün 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığından ölüm aylığı bağlanması için 20.12.2011 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 01.01.2012 tarihinden itibaren davacıya babasının sigortalılığı üzerinden de ölüm aylığı bağlandığı,
15.07.2016 tarihli Kurum yazısında davacının ölen eşinin sigortalılığından ölüm aylığı aldığı tespit edildiği belirtilerek babasından bağlanan ölüm aylığının iptal edildiğinin bildirilerek 01.01.2012 tarihinden itibaren babasının sigortalılığından aldığı ölüm aylığının durdurulduğu, davacının başvurusu üzerine babasının sigortalılığından 01.07.2020 tarihinden itibaren yeniden ölüm aylığı bağlandığı, davacının eldeki davada aylığın yeniden bağlandığı döneme kadar ödenmemiş olan ölüm aylıkları ile taraflarına yersiz borç tahakkuku nedeniyle kendilerinden tahsil edilen tutarların faizi ile tahsilini talep ettiği görülmektedir.
Davacının babasının 30.01.1996 tarihinde vefat etmiş olması, eşinin ise 23.08.2001 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle davacı, babasının sigortalılığından hak sahipliği sıfatını 23.08.2001 tarihi itibariyle kazanmıştır. Bu nedenle, 23.08.2001 tarihi itibariyle davacının şartlarının yürürlükteki mevzuata göre değerlendirilmesi gerekmektedir...
...Yargıtay'ın emsal dosyalardan verdiği kararlar ile Kurumun 2013/26 sayılı ve 2018/38 sayılı Genelgeleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının babasının sigortalılığından bağlanan ölüm aylığı haksız olarak kesilmiş olup Kurum işlemi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu itibarla, davacıya ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve yersiz tahsil edilen tutarların iadesi yönünde davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. Her ne kadar hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihi yazılmamış ise de dava tarihi belirgin olduğundan ve dava tarihinin infazda faiz başlangıç tarihi kabul edilmesine engel bir durum bulunmadığından bu eksiklik sonuca etkili görülmemiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, hükmün infaza elverişli olmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 45 ve 46 ncı maddeleri
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince faizin başlangıcı konusunda bir belirleme yapılmamış ise de, dosya kapsamına göre faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğinin gözetilememesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı Kurum vekilinin itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm kısmının (1) nolu bendindeki "100,00 TL' nın" ibaresinden sonra gelmek üzere "dava tarihinden itibaren" ibaresinin yine hükmün (2) nolu bendindeki "20.166,00 TL'nin" ibaresinden sonra gelmek üzere "dava tarihinden itibaren" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2717, K. 2024/3991, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama