KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/286 E., 2024/2038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1395 E., 2023/2084 K.
- Karar
- Red
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/32 E., 2021/142 K.
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Metro İstanbul A.Ş.'de güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 2017 yılının eylül ayında Bağcılar Meydan Metro İstasyonu'nda görev yaparken metro istasyonuna izinsiz ve ücret ödemeden girmek isteyen Suriyeli bir grubu diğer arkadaşları ile birlikte engellemeye çalışırken bu şahıslar tarafından dizine vurulan demir çubukla yaralandığını, müvekkilinin dizine aldığı darbe ile hareket edemediğini, olduğu yere düştüğünü, olay çıkaran gruba müdahale için polis çağrıldığını,
ancak polis tarafından olay çıkaran grubun suriyeli olması nedeni ile tutanak tutulmadan kendilerinin uyarılarak serbest bırakıldıklarını, müvekkilinin dizine vurulan demir sopadan dolayı hastaneye giderek işlem yaptırmak istediğinde iş yerindeki amirlerinin izin vermediğini ve olayı örtbas ettiklerini, olayla ilgili çalışanlarca tutulan tutanağın iş yeri amirlerince işleme alınmadığını, olaya ilişkin kamera görüntülerinin ise silindiğini, müvekkilinin olaydan bir kaç gün sonra dizindeki ağrıların artması üzerine Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne giderek muayene olduğunu,
burada (dizine aldığı darbe nedeni ile dizindeki kemik dokusunun zarar gördüğü ve uzun süre ayakta çalışmasının dokularına zarar vereceği için) oturarak çalışması hususunda kendisine rapor verildiğini belirterek, meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 06.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 2017 yılının Eylül ayı olarak belirttikleri kaza tarihini 22.05.2016 tarihi olarak düzelttiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Metro İstanbul San. ve Tic.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu'na tabi Özel Güvenlik Görevlisi iken bahse konu olayın meydana geldiğini, davacının İstanbul Valiliği ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'nde kayıtlı özel güvenlik sertifikasına sahip özel güvenlik görevlisi olduğunu, davacının Özel Güvenlik Kanunu'nda ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen işleri yaptığını, davacının özel güvenlik görevlisi olarak ....
A.Ş.'de çalıştığını, davacının .... İstanbul San ve Tic. A.Ş.'nin işçisi olmadığını, ... A.Ş.'nin belediye ve belediyenin iştirak kurumlarına güvenlik hizmeti sağlayan bir şirket olduğunu, Metro İstanbul San. ve Tic.
A.Ş.'nin bu firmadan güvenlik hizmeti aldığını, davacının, özel güvenlik görevlisi ve İstgüven firmasının elemanı olarak hattın güvenliğini ve korumasını sağlıyorken davaya konu olayın meydana geldiğini, davacının işin ifası sırasında kendisinden beklenen en temel basit ve olağan özeni göstermediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile “İş kazası; sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının,
iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde düzenleme yapıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca bir olayın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için “sigortalının, iş yerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş dolayısıyla, sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda...” hallerinden birinde meydana gelmesinin gerektiğini,
5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca, sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada meydana gelen herhangi bir olay sonucu bedence ve ruhça arızaya uğraması halinin iş kazası olarak değerlendirildiğini, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddialarının, Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğinden davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvafakatlerinin olmadığını,
illa tanık dinlemek gerekecekse aynı dönemde aynı iş yerinde çalışmış kaydı olan tanıkların dinlenilmesi ve Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığını iddia ettiğini, bu nedenle hizmet akdi ile çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediğinin ya da çalışmalarının Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; Mahkemece, davacının davasının kabulü ile davacı ...'ın 22.05.2016 tarihinde davalı iş yerinde çalışırken yaşadığı kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili, iş kazasının unsurları oluşmamasına rağmen Mahkemenin davanın kabulüne karar verdiğini, bahse konu olayda nedensellik bağı bulunmadığını, kazanın davacının kusurlu hareketleri sonucunda meydana geldiğini, ..... A.Ş. firmasının iş güvenliği önlemlerini almadığını ve olayı bizzat görmeyen tanıkların beyanları esas alınarak hüküm kurulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, tanık beyanlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını ve eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı şirket vekili, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, somut olay bakımından davaya konu olayın gerçekleştiği tarihte davacının dava dışı ... Koruma ve Özel Güvenlik Hiz. Tic. Ltd. Şti.’nin işçisi olduğu ve talep doğrultusunda verilecek hükmün bu işverenin hak alanını ilgilendirdiği anlaşıldığından, dava dışı ... Koruma ve Özel Güvenlik Hiz. Tic. Ltd. Şti.’ye HMK. m. 124 gereğince usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilerek, davaya katılımı sağlanmalıdır.
Bunun yanında davaya konu olayın davalı Kurumca aşamalarda iş kazası sayıldığı anlaşılmakla davalı Kurum yönünden davanın konusuz kaldığı göz önünde tutulmalı ve davaya konu olayla ilgili işverenlik doğru bir biçimde belirlendikten sonra sonuca gidilmelidir. Bu sebeple açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde.
HMK.’nın 124 üncü maddesi gereğince dava dışı işverene husumetin yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, duruşma günü tebliğ edilip, anılan işverenin davaya iştiraki sağlanmalı ve bu davalının göstereceği deliller de gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/286, K. 2024/2038, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama