İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/314 K.2024/1047

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/314Karar2024/1047Tarih12 Şubat 2024Okuma10 dk · 2.030 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/314 E., 2024/1047 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2024
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/846 E., 2022/1290 K.
Karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
Mersin 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2017/500 E., 2020/59 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.030 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Toroslar Sosyal Güvenlik Merkezinde 4 4120 0101 1102706 033 14-93 sicil sayılı dosyada davalı adına işlem gören ... Bakliyat Hububat Sanayi ve Ticaret A.Ş ünvanlı işyerinde çalışan ...'ın, 10.01.2013 tarihinde .... Mahallesi Cumhuriyet .... mevkiinde ...

Bakliyat Fabrikasında meydana gelen patlama sonucu iş kazasına maruz kaldığı, 10.01.2013 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucu %55 oranında malül kaldığı tespit edilen .... sigorta sicil numaralı ...'a 171.073,99 TL'lik peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, 12.218,49 TL tedavi giderinde bulunulduğu, istirahatli kaldığı 10.01.2013 - 09.02.2014 tarihleri arasında 14.833,22 TL geçici iş görmezlik ödeneği ödendiği, toplamda 198.125,70 TL Kurum zararının meydana geldiği,

söz konusu kaza olayı sebebiyle Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 03.06.2016 tarihli 400408/07/İR/07 sayılı rapor ile olayın iş kazası olduğu ve işverenin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği,

iş kazasının meydana gelmesinde kusuru olanların tespiti için işbu rücu davasının yargılaması neticesinde kesinlik kazanacağından belirsiz miktarlı alacak davasının şimdilik 50.000,00 TL'nin 5510 sayılı Kanunu'nun 21 ve 76 ncı maddesi hükümlerine istinaden gelirlerin onay, ödemelerin ise tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça her ne kadar davalı şirket aleyhine dava ikame edilmiş ise de meydana gelen kaza yönünden davalı işverenin kastının veya mevzuata aykırı herhangi bir hareketinin bulunmadığı, yasal düzenleme nazara alındığında işverenin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için iş kazası ve meslek hastalığının işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmesinin kabul edilmiş olmasına karşın bahse konu iş kazası yönünden kastı veya mevzuata aykırı herhangi bir hareketi bulunmayan davalı şirketin aleyhine dava ikame edildiği,

huzurdaki davanın açılabilmesi için aranan öncelikli koşulun kasıt veya mevzuata aykırı herhangi bir hareket unsuru olmakla birlikte kusur durumunun araştırılması gerektiği, nitekim davacı tarafça her ne kadar SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişleri tarafından yapılan incelemede davalı işverenin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği iddia edilmiş ise de, bahse konu raporun, davacı Kurum nezdinde alınmış bir rapor olduğundan hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığı,

kaldı ki davacı Kurum nezdinde alınan kusur raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça sunulan rapor içeriğinde de davalı şirketin hangi nedenlerle kusur atfedildiği, iş güvenliği mevzuatına göre işveren veya işverenlerce hangi önlemlerin alınması gerekirken alınmaması nedeniyle bahse konu kazanın meydana geldiği hususları bile açıklığa kavuşturulmadığı, hangi hukuki gerekçeye dayanarak davalı işverene sorumluluk atfedildiğinin de ayrıca anlaşılamadığı,

davalı işverenin işyerinde iş sağlığı ve eğitim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve gerekli koruyucu tüm malzemeleri temin etmiş olmasına karşın kastı olmayan davalı şirkete sorumluluk atfedilmeye çalışılmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, genel hüküm niteliğindeki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 'Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri' başlığı altında yer alan rücu istemine ilişkin 73 üncü maddesi ile rücu davasının koşullarının belirlendiği, 'Tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlar ' şeklinde düzenlendiği,

kanun koyucu bu madde ile rücu hakkı doğan kişinin rücu edeceği kişiye karşı dava açabilmesi için tazminatın tamamının ödenmesi koşulunu getirdiği halde dava dilekçesinde bu hususta da ayrıca açıklık bulunmadığı, davalı işverene atfedilecek sorumluluk bulunmadığından huzurdaki davayı kabul anlamı taşımamak kaydıyla yapılan ödemelerin neye istinaden ve hangi hukuki gerekçeye dayanarak yapıldığının da izahtan yoksun bir diğer husus olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; davalı ...

Bakliyat Hububat Sanayi ve Ticaret A.Ş ünvanlı işyerinde çalışan Kurum sigortalısı ...'ın, 10.01.2013 tarihinde davalıya ait işyerinde çalıştığı sırada meydana gelen patlama sonucu iş kazasına maruz kaldığı ve %55 oranında maluliyeti oluştuğu, davacı Kurum tarafından kazalı sigortalıya gelir bağlandığı ve ödemelerde bulunulduğu, meydana gelen iş kazasında işçi sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili tedbirleri yeterince almayan davalı işverenin %100 kusurlu olduğu,

davacı Kurum tarafından bu olay nedeniyle yaptığı ödemelerden davalının kusuru oranında sorumlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 171.073,99 TL peşin sermayeli gelir, 12.218,49 TL tedavi gideri, 14.833,22 TL geçici iş görmezlik ödeneği olmak üzere toplam 198.125,70 TL Kurum zararının bağlanan gelirlerin tahsis ve onay tarihinden ödemelerin sarf ve tediye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iki rapor alındığı ve bu raporların çeliştiği, sigortalıya her türlü eğitim verildiği ve gerekli iş güvenliği teçhizatlarının teslim edildiği, ilk raporda %60 kusurlu bulunduğu, ikinci raporda sigortalının kusursuz bulunduğu, bir işyerinde her şeye dikkat eden işçinin bile hayatın olağan akışı içinde en az %10 kusur oprisyonu bulunduğu, raporun tarafsız olmadığı, raporun kendi içinde de çeliştiği, toz patlamasının kaçınılmazlık da içerdiği, işyerinin Durum Gıda irmik imal yeri olduğu ve davalının faaliyet alanı içinde olmadığı,

Kurum bildirilen sigortalı prime esas kazancının içinde yol yemek ve fazla çalışma gibi kalemler de olduğu, pasif dönem hesabı yapılmaması gerektiği, kusur ve hesap bilirkişi raporlarının yerinde olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı...'nın davalıya ait fabrikada kaynakçılık ve bakım onarım işinde çalışırken 10.01.2013 tarihinde kaynak yaparken meydana gelen toz patlaması neticesinde yaralanması ve akabinde vefat etmesi şeklinde gerçekleşen iş kazası hakkında, hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin % 100, oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği,

hükme esas alınan 24.04.2019 tarihli kusura ikilşin bilirkişi raporunun 4. bölümünde Üçüncü Kişiler Açısından Değerlendirme başlığı altında ceza yargılamasında haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ..... ile ....un kusur durumlarının irdelenerek şahsi kusurlarının olmadığının değerlendirildiği,

oluşa uygun kusur raporuna göre Mahkemece belirlenen kusur oranı, buna göre yargısal içtihatlara uygun olarak belirlenen Kurum zararı ile sorumluları hakkında varılan sonuçta, istinaf kapsam ve nedenlerine göre yapılan incelemede Mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle oluşan davacı Kurum zararının davalı işverenden rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır.

2.İlgili Hukuk 1. Davaya konu iş kazası 10.01.2013 tarihinde meydana gelmiş olup yasal dayanağı 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21 inci maddesidir.

2. 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir: "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır."

3. 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ilgili 4 üncü fıkrası şöyledir: "İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir."

4. 11.01.2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili 61 ve 62 nci maddeleri şöyledir:

"Madde 61 - Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.

Madde 62 - Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.

Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.

3. Değerlendirme 1. 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında işverenin, 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında üçüncü kişinin rücu alacağından sorumlulukları düzenlenmiş olup bu maddelere göre açılan rücuan tazminat davalarında işveren ile üçüncü kişi arasında müteselsil borçluluk ilişkisi bulunmaktadır.

2. 6098 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı; 62 nci maddesinde, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulacağı, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olacağı düzenlenmiştir.

3. Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığına uğramasına birden çok kişinin birlikte kusurlarıyla neden olmaları durumunda, 6098 sayılı Kanun'un anılan 61 ve 62 nci maddeleri gereğince teselsül hükümleri kapsamında bu kişilerin birlikte sorumlulukları vardır ve 62 nci maddeye göre kendi payından fazlasını ödeyenin diğer müteselsil borçlulara karşı rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla, her bir borçlu yönünden kusurlarına karşılık gelen miktar ayrılmaksızın teselsül kurallarına göre sorumluluklarına karar verilmelidir.

İş kazası veya meslek hastalığına birlikte sebebiyet veren sorumluların işveren ve üçüncü kişi olması durumunda ise, işverenin müteselsilen sorumlu olacağı tutar, 1 inci fıkra gereğince kendi kusur payı gözetilerek sorumlu tutulacağı miktarın (gelirin ilk peşin sermaye değeri X işverenin kusur oranı), üçüncü kişinin 4 üncü fıkraya göre sorumlu olacağı tutar (gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı X üçüncü kişinin kusur oranı) ile toplamı kadar olmalı, kanun koyucunun getirdiği “gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı” sınırlaması karşısında üçüncü kişinin müteselsilen sorumlu tutulacağı miktarın ise,

gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı ile işveren de dahil olmak üzere tüm davalıların kusurları toplamının çarpımı sonucu elde edilecek tutar kadar olması gerekmektedir. Bu yaklaşım ve uygulama, işvereni, iç ilişkide üçüncü kişiye rücu edemeyeceği miktarı Kuruma ödemek zorunda bırakmadığından da hakkaniyete uygundur.

4. Davalı işverene ait işyerinde, makarna üretiminde kullanılmak üzere irmik hazırlamak amacıyla ara üretim ünitesi olarak faaliyet gösteren binanın beşinci katında, aralarında sigortalının da bulunduğu üç işçinin irmik silosunun depo borusunun yenilenmesi işiyle görevlendirildiği; kaynakçı işçinin kaynak yaptığı sırada irmik tozlarının alev almasıyla meydana gelen patlamada kaynakçı ölürken eldeki davada kendisine bağlanan gelirler ile harcama ve ödemeler dava konusu yapılan sigortalının % 55 oranında sürekli iş göremez hale geldiği anlaşılmaktadır.

5. Her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de davalı işveren şirket çalışanları hakkında eldeki davaya konu iş kazası nedeniyle taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda. Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.11.2013 tarih 450 / 847 sayılı kararında kaynak çalışmasından önce kaynak yapılacak ortamın tozdan arındırılmadığı, üretimin durdurulmadığı tespit edilmiştir.

Öte yandan Mahkemece alınan ilk kusur raporunda, işçilere yeterli iş güvenliği eğitimi vermemesi nedeniyle iş güvenliği uzmanının %20, sigortalının kaynakçı olduğu kabulüyle sigortalının %60, işverenin %20 kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Ancak ikinci kusur raporunda gerekli risk değerlendirmesi ile patlamadan korunma dokümanı olmaması, buna ilişkin yönetmeliğin nazara alınmaması, patlayabilecek yerlerin sınıflandırılmaması, işaretlenmemesi, yanıcı tozların uzaklaştırılmasına ilişkin tedbirlerin alınmaması, talimatlar hazırlanmaması ve çalışanlara bu konuda eğitim verilerek denetlenmemesi gerekçesiyle işveren şirketin %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece söz konusu raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin ve üçüncü kişilerin kusurlarına ilişkin değerlendirme yapılmaksızın alınan ikinci rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur.

6. Mahkemece, aşamalarda tespit edilen maddi olgular nazara alınarak işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetinden davalı ile üçüncü kişilerin kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp kusur raporları arasındaki çelişkile de giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/314, K. 2024/1047, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/314
Karar No
2024/1047
Tarih
12 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/315 K.2024/983
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/316 K.2024/1356
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/317 K.2024/2596
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/317 K.2024/1080
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/318 K.2024/1478
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/318 K.2024/612

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.