KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/3273 E., 2024/4905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/218 E., 2023/43 K.
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.193 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalılardan işverene ait işyerinde 04.04.2008 – 14.10.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespiti ile anılan sürelerdeki işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 08.04.2010 tarihinde asgari ücretle çalışmaya başladığını, 16.10.2010 tarihine kadar aralıklarla çalıştığını, davacının sürekli izin ve rapor aldığından söz konusu sürede fiili olarak tam çalışmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.08.2015 tarih ve 2011/244 E. - 2015/248 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23.06.2016 tarih ve 2016/10948 E. - 2016/10481 K. sayılı ilamı ile ... her ne kadar eldeki dava hizmet tespiti ve işçilik alacakları istemli açılmış ise de her iki davanın birbirinden tamamen farklı yargılama usullerine tabi olduğu ve temyiz aşamasında inceleme mercileri farklı olan bu davaların birbirinden bağımsız sonuçlandırılmalarında hukuki istikrar ve kararlara olan ... bakımından yarar bulunduğu gerekçesiyle, yapılacak işin her iki davanın ayrılarak eksik yargı harçları tamamlatıldıktan sonra yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırmak gerektiği belirtilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.11.2016 tarih ve 2016/277 E. - 2016/343 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ile işçilik alacaklarına ilişkin davanın işbu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, hizmet tespitine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 25.05.2017 tarih ve 2016/20326 E. - 2017/4431 K. sayılı ilamı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işyerince 08.04.2010-16.10.2010 tarihleri arasında davacı adına hizmet bildiriminde bulunulduğu, ihtilaf konusu dönem içerinde çakışan başkaca işyerince bildirilmiş hizmetinin bulunmadığı,
08.04.2010 tarihli davalı işyerince düzenlenmiş işe giriş ile 16.10.2010 tarihli işyerinden ayrılış bildirgelerinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davalı işyerine ait 2008/4-2011/11 inci ay dönem bordrolarının getirtildiği, yapılan zabıta araştırması neticesi düzenlenen tutanak ile alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı ve aynı zamanda bordrolu çalışan olan davalı tanıkları ile komşu işyeri tanıklarının dinlenildiği,
somut olayda, Mahkemece duruşmalarda dinlenen ve davacının iddiasını doğrular nitelikte ifadeler kullanan komşu işyeri tanığı ...'un beyanı dikkate alındığında çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmakla, yapılacak işin;
davalı-bordrolu işyeri çalışanı olan ve duruşmada dinlenen ...'in davacının Trabzon Merkez'de oturduğunu ve buradan davalı işyerinin bulunduğu Sürmene ilçesine geldiğini beyan etmesine göre ihtilaf konusu dönemi kapsayacak süreler içerisinde, sürekli olarak Trabzon-Sürmene arası yolcu taşıma hizmetinde bulunan ve davacının Sürmene'ye sıklıkla geliş-gidişte bulunup bulunmadığını bilebilecek olan minibüs şoförleri tanık olarak saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, ayrıca dönem bordro tanıkları davalı tanığı olarak duruşmalarda dinlenildiğinden Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye,
meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.02.2023 tarih ve 2017/218 E. - 2023/43 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler, tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın davalı ...'e ait (... Ev Tekstil adlı) işyerinde 04.04.2008-31.12.2008 tarih aralığında 266 gün, 01.01.2009-31.12.2009 tarih aralığında 360 gün, 01.01.2010-07.04.2010 tarih aralığında 97 gün olmak üzere toplam 723 gün sigortalı hizmetinin tespitine, fazlaya ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; Mahkemece davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş ise de tüm taleplerin karşılandığını esasen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bu yönüyle düzeltilmesini istemiştir.
2.Davalı işveren vekili; kararın hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacının çalıştığı tüm sürelerin eksiksiz Kuruma bildirildiğini, çalışma olgusunun yöntemince hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığını belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... Başkanlığı vekili; bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, tanık ifadelerinin çelişkili olduğunu, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, çalışma olgusunun ispatlanamadığını, davanın reddi gerekirken, kısmen kabulününü hatalı olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı taraf vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 04.04.2008 – 14.10.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istemiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş ise de dava sonucu itibariyle Kuruma bildirimi yapılmayan hizmetlerin tespitine ilişkin olup, esasen kabulün de bu yönde olması karşısında, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne şeklinde karar tesisi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile
2.Mahkeme hükmünün tamamen silinerek yerine,
"HÜKÜM: 1-Davanın kabulü ile davacı ...'ın davalı ...'e ait (... Ev Tekstil adlı) işyerinde, Kuruma bildirilen süreler dışında, 04.04.2008-31.12.2008 tarih aralığında 266 gün, 01.01.2009-31.12.2009 tarih aralığında 360 gün, 01.01.2010-07.04.2010 tarih aralığında 97 gün olmak üzere toplam 723 gün daha sigortalı hizmetinin bulunduğunun tespitine,
2-Alınması gerekli 59,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 18,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 41,00 TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 120,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, gider avansından kalan kısmın karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hükmedilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
yazılmak suretiyle hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3273, K. 2024/4905, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama