İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3579 K.2024/4775

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/3579Karar2024/4775Tarih2 Mayıs 2024Okuma5 dk · 1.040 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/3579 E., 2024/4775 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2819 E., 2024/47 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Trabzon 4. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/345 E., 2022/238 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.040 kelime·5 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili, davacının Bağ-Kur kapsamında olduğunu, 03.02.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazayı davalı Kurumun iş kazası saymadığını, bu nedenle Kurumdan konunun yeniden değerlendirilmesi için 19.06.2019 tarihli yazı ile talep edildiğini, ancak talebin 03.07.2019 tarihli yazı ile reddedildiğini, ret gerekçesinin konu ile ilgili 06.02.2015 tarih ve 932/112/102/İR/02 sayılı inceleme raporunda 03.02.2010 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi nedeni ile iş kazası sayılmamasına karar verildiğinin belirtildiğini, Kurum kararını kabul etmediğini,

davacının 03.02.2010 tarihinde bir iş kazası geçirdiğini, bu kaza ile ilgili polikliniğe müracaat ettiğini, Kurum elemanlarının konuyu farklı değerlendirerek olayı iş kazası saymadığını belirterek davacının 03.02.2010 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile bu aksi yöndeki kurum kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının iş kazası geçirdiği iddiası ile Kuruma başvurusu sonucunda 06.02.2015 tarih ve 93212/02/İR/02 sayılı inceleme raporunun düzenlendiğini, davacı 03.02.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini iddia etmesine rağmen işyeri kayıt ve belgelerinde kaza günü olduğu iddia edilen 03.02.2010 tarihinde veya yakın bir tarihe ilişkin gelir kaydı tespiti yapılamadığını, davacının kaza geçirdiğini iddia ettiği gün müracaat ettiği hastanede ayakta muayene olduğunun tespit edildiğini,

gözüne 2,5 mm çapında sıcak demir tel girdiğini iddia etmesine rağmen kaza günü acil servise başvurmadığını ve müracaatta bulunduğu hastane tarafından da kendisine poliklinik muayenesi dışında bir işlem yapılmadığının tespit edildiğini, davacının gözünde bulunan rahatsızlık ile söz konusu olay arasında herhangi bir illiyet bağı kurulamadığını, davacının çalışma gücünün en az üçte ikisini kaybettiğine ilişkin bir tespitin bulunmaması, iddia olunan kazanın üzerinden uzun bir zamanın geçmesi, davacının bu olayla ilgili bir belgesinin olmaması, bu olayı gören bir tanığın bulunmaması,

beyan edilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, olayın 5510 sayılı Kanun'un 13/1 inci maddesi uyarınca iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından; davacının 02.05.2014 tarihli iş kazası başvuru formu dilekçesinde 03.02.2010 tarihinde kaynak yaparken demir telin gözüne kaçması suretiyle iş kazası geçirdiğini iddia ettiği, 03.02.2010 tarihli hastane kaydında hastanın 03.02.2010 tarihinde muayene edildiği, muayene bulguları ve hikayesinden polikliniğe geldiği tarihten itibaren çok eski bir tarihle travmaya maruz kaldığının anlaşıldığı, muayeneye geldiği günlerde gözüne yakın tarihli travma hikayesi mevcut olmadığı,

zaten yakın zamanda geçirilen travmanın bulguları içinde gözde korneada akut bir lezyon (epitel defekti, korneal perforasyon) olmadığı, yakın tarihli bir travmada gözde silyer enjeksiyon, ön kamarada reaksiyon olması gerektiği ve kataraktın nigra şeklinde değil, beyaz katarakt şeklinde olması gerektiği, nigra kataraktın dahi tek başına travmanın eskiden olduğunun işareti olduğunun belirtildiği, Adli Tıp raporunda ise 03.02.2010 tarihli muayenesinde kişinin görmesinin P- olduğu, nigra katarakt ve retinanın dekole olduğunun tespit edildiği, bu bulguların akut gelişen durumlar olmadığının belirtildiği,

bu açıklanan nedenlere dayalı olarak davacının 03.02.2010 tarihli muayenesi iş kazası üzerine değil normal muayene olduğuna yönelik kanaate varıldığı, davacının iş yerinde tek başına çalıştığı, olayın üzerinden uzun zaman geçtiği hususları dikkate alınarak tanık beyanlarına da itibar edilmemiş davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddinin hatalı olduğunu, tanıkların davacıyı doğruladığını, Mahkemenin kararını verirken davacının küçük esnaf olduğunu, tek başına çalıştığını dikkate almadığını, Vergi Dairesinden temin edilen davacı ile ilgili belgelerde, davacının işyerini 01.05.2001 tarihinde açtığının, yalnız çalıştığının ve 31.12.2012 tarihinde işi bıraktığının görüldüğünü, davacının işyerinde tek başına çalışması ve para kazanmak için ufak tefek çapak atlamaları gözünde fazla tahribat yapmaması sonucu her çapak atlamasında hastahaneye gitmediğinin,

önemli çapak atlamalarında hastahaneye gittiğinin dosyadaki bilgelerden anlaşıldığını, davacının yaptığı iş eksoz tamiri olduğundan tek göz ile 2003 yılından sonra çalışması mümkün olamayacağına göre, davacının 2003 yılındaki gözüne çapak atlama olayının, gözünü etkilemediğini ve iki gözü sağlam bir şekilde çalışmaya devam etiğini, bu durumun davacının 2010 yılından önce iki gözünün de sağlam olduğunu gösterdiğini, ancak davacının 2010 yılında gözüne demir tel isabet ettiğini ve tedavi sonucu gözünün kör olup çalışamaz duruma geldiğinden işyerini kapatmak zorunda kaldığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı kendi iş yerinde iş kazası geçirdiğini iddia etmiş ise de; Adlî Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 22.06.2022 tarihli raporunda 2010 yılındaki olay ile kişinin görme kaybı arasında illiyet bağı kurulamadığı yönündeki tespiti, davacının olay tarihinde müracaat ettiği Özel İmperial Hastanesinde Göz Hastalıkları Uzmanı tarafından düzenlenen raporda muayeneye geldiği tarihte travma hikayesinin mevcut olmadığı, çok eski bir tarihte travmaya maruz kaldığının belirtilmiş olması dikkate alındığında davanın reddinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının 03.02.2010 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3579, K. 2024/4775, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. B. İstinaf Sebepleri
  8. C. Gerekçe ve Sonuç
  9. V.temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3579
Karar No
2024/4775
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3580 K.2024/4171
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/3580 K.2024/4701
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/3581 K.2024/4702
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/3583 K.2024/5369
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/3585 K.2024/4705
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/3587 K.2024/4706

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.