KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/3837 E., 2024/10046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/177 E., 2023/231 K.
Karar Metni
1.467 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Kalıp Sis. İnş. Nak. Rek. San. Ticaret Limited Şirketinde kaynakçı ustası olarak 20.10.2003 tarihinden 18.06.2009 tarihinde SSK çıkışı verilerek diğer grup şirket olan ... İnşaat Yapı Mal.San.
Tic.A.Ş. de 02.07.2009 tarihine kadar fiilen çalıştığı, iş yerinin ağır ve tehlikeli işler kategorisinde olup Rusya'ya da giderek çalıştığı, fesih tarihi itibariyle ücreti 1.750,00 TL olmasına karşın, asgari ücretten bildirimin yapıldığı, 25.09.2006 tarihli ücret pusulasının net 1.504,65 TL olduğunu, Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2009/628 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada ücretinin net 1.750,00 TL hesaplandığı iddiasıyla ... İskele Kalıp Sis. İnş. Nak. Rek. San.
Ticaret Limited Şirketinde 20.10.2003-18.06.2009 tarihleri arasında hizmetlerinin giriş tarihinden itibaren son kazanç üzerinden asgari ücrete oranlama yapılarak gerçek ücretlerinin tespit edilerek sigorta primine esas kazanç olarak tespitine, ... İnşaat Yapı Mal. San.
Tic.A.Ş. de ise 18.06.2009 tarihinden 02.07.2009 tarihleri arasında hizmetlerinin net 1.750,00 TL net ücretin brütü üzerinden hesaplanarak sigorta primine esas kazanç olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı işverenler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.10.2003 ile 08.07.2009 tarihleri arasında kaynakçı olarak en son 576,46 TL ile çalıştığı, 25.09.2006 tarihinde verilen hesap pusulası bankadan kredi çekebilmesi için verilmiş olup gerçek ücretini yansıtmadığı, Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2009-628 Esas sayılı dosyadan maaşının 1.750,00 TL olarak hesaplandığı hususu işçilik alacakları ile ilgili olup dosyanın halen Yargıtayda olduğu, ücretinin 1.750,00 TL olduğunu ispat etmiş olmadığı, sadece Mahkeme tanık beyanlarına dayanarak davacının 1.750,00 TL aldığı kanısına varıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kurumun resmi kayıtları incelenmesi gerektiği, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiği, davalı işverenin ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki kayıtlarının getirtilip ve davacının iddiaları değerlendirilmesi gerektiği, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi gerektiği, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanları hükme esas alınmaması gerektiği, davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında resmi,
yazılı ve sağlıklı deliller ile (iş yeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri vergi karnesi vs.) ile ispatlaması gerektiği, tanık beyanları değerlendirilirken iş yerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve iş yeri hakkındaki bilgileri, tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olmaması dikkate alınması gerektiği, hizmetin geçtiği iddia edilen sürede iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği,
iş yerinin gerçekte var olup olmadığı vergi dairelerinden, esnaf ve sanatkârlar sicilinden, meslek kuruluşlarından sorulmalı ve bu kayıtlar incelenmesi gerektiği, hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığı ispatlanmak çalışmanın niteliği ve ödenen ücret somut deliler ile ispat edilmesi gerektiği, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu üzerinden durulması,
kapsama dışı dönemlerin tespit konusunda dikkate alınması gerektiği, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusu titizlikle araştırılması gerektiği, asgari ücretten yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında HUMK 289. maddesi gereğince bu iddianın yazılı deliller ile ispatı gerekmekte olduğu, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME İLK KARARI
Mahkeme tarafından 24.05.2016 tarihli ve 2014/233 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararla Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu olmadığı ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğu,
ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması mümkün olup davacının 20.10.2003-02.07.2009 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen prim tutarlarının dışında dosyaya ibraz edilmiş ispat sınırları çerçevesinde belgenin olmaması ve talebin ispat edilememesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2014/233 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince 05.04.2018 tarihli ve 2016/15472 Esas, 2018/3329 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Yapılacak iş, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacının sicil dosyası ile iş yerine ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile iş yerinin kapsam ve kapasitesini belirlemek, işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak,
işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacı kaynakçı ustası olduğunu iddia ettiğinden ustanın asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde,
bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan iş yerlerinden ve Türkiye İstatistik Kurumu'ndan emsal ücret araştırması yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir..."
2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamı, toplanan deliller ve aldırılan 05.07.2023 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı iş yerinde 20.10.2003-02.07.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin prime esas gerçek ücretin tespitini talep etmiş olup Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği,
çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve yukarıda açıklanan maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğu, ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklı olduğu,
davacının tespitini talep ettiği dönemlerdeki ücretin senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, kazancının, bildirimi yapılan ücretin üzerinde olduğuna ilişkin dosya içerisinde yazılı delil bulunmadığı, dosyaya fotokopisi sunulan 25.09.2006 tarihli hesap pusulasının bankadan kredi çekilmesi amacıyla verildiğinin savunulması ve aslına ulaşılamaması ve Kuruma yapılan resmi bildirimler karşısında yazılı delil veya delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, öte yandan işçilik alacakları dosyasında Mahkemece hükmedilen alacakların ödenmiş olması karşısında,
kararda belirtilen ücretin yukarıda belirtilen Kanun maddesi doğrultusunda sadece son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiğinden, ödenen alacak miktarının 2009 yılı Temmuz ayı sigorta prim tavanı olan 4.504,50 TL nin üzerinde olması nedeniyle sigorta prim tavanı gözetilerek bildirimi yapılan 23,10 TL düşüldükten sonra davacının bilirkişi raporunda belirtilen davalı davalı ... İskele Kalıp Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Eski ünvan: ...
İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.) ünvanlı iş yerindeki 2009 yılı Temmuz ayı prime esas kazanç fark tutarının 4.481,40 TL olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı ... İskele Kalıp Sis. İnş. Nak. Rek. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden açılan davanın reddine, davalı ... İskele Kalıp Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Eski ünvan: ...
İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.) yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davacının bu işveren nezdinde geçen 2009 yılı Temmuz ayı prime esas kazanç fark tutarının 4.481,40 TL olduğunun tespitine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yazılı delille davanın ispat edilemediği, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalılardan işverenlere ait iş yerinde geçen çalışmalarının net 1.750.00 TL ücretin brütü üzerinden hesaplanarak sigorta prime esas kazanç olarak tespitine ilişkindir.
Uyuşmazlığa konu dönem itibariyle davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 80/d maddesi uyarınca kesinleşen yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların ödenmesi koşuluyla, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancına dahil edilmesi gerekmektedir. Nitekim Mahkeme tarafından prime esas kazanç tavanı nazara alınarak anılan kapsamda hüküm kurulmuştur. Ne var ki davacının son çalıştığı ay olan 2009 Temmuz ayında yalnızca 1 gün çalıştığı göz önünde bulundurulması gerekirken, prime esas kazanç tavanının 30 gün üzerinden hesaplanması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
3.Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3837, K. 2024/10046, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama