İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4079 K.2024/5396

Taraflar arasındaki asıl davada Kurum işleminin iptali, birleşen davada ise itirazın iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar…

Esas2024/4079Karar2024/5396Tarih15 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.909 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/4079 E., 2024/5396 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1258 E., 2023/1133 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 27. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/147 E., 2023/9 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.909 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada Kurum işleminin iptali, birleşen davada ise itirazın iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-birleşen davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı-birleşen davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili; davacının 08.10.2008-30.05.2009 tarihleri arasında 1090177 no.lu işyerinde ...'a ait inşaatta boyacı ustası olarak çalıştığını, Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi 30.11.2014 tarihli yazısı ile söz konusu işyerinde geçen 234 günün iptal edildiği ve emekli aylığı bağlama koşulunu yerine getirmediği gerekçesiyle ödenmiş olan 65.014,78 TL emekli aylıklarının 15.12.2014 tarihi itibariyle borç olarak ödenmesi gerektiğinin müvekkiline bildirildiğini, işverence primlerin 30'ar gün üzerinden düzenli olarak SGK'ya ödendiğini, İş Kanunu kapsamında çalışan davacının 234 günün iptaline neden olabilecek bir kusurunun söz konusu olmadığını,

işverenin yapmış olduğu bir usulsüzlük ya da SGK'nın yapmış olduğu bir hata var ise bunun sorumlusunun müvekkili olamayacağını, ilgili günlerin iptalinde etkisi ya da kusuru olmadığını, müvekkilinin ...'a ait işyerinde çalıştığının tespiti için gerekli tahkikatın yapılması bildirilen tanıkların ve komşu işyeri tanıklarının dinlenmesi gerektiğini ileri sürerek,

fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla aylık iptali ve yersiz ödeme kararının iptaline, davalı SGK'ya karşı şimdilik 65.014,78 TL borcun olmadığının tespitine, 1090177 no.lu işyerinde geçen 234 gün hizmetin tespitine, 3600 prim gün sayısının tamamlanması nedeni ile emekliliğe hak kazanıldığının tespitine, emekli maaşının kesildiği günden itibaren, ödenmemiş maaşların tespiti ile şimdilik 2.000.00 TL'nin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından davalıya bağlanan yaşlılık aylığının kesildiğini ve yapılan yersiz ödeme için davalıya 05/01/2015 tarihinde borç bildirim belgesi gönderildiğini, davalı tarafından 30 gün içinde ödenmediğini, ödenmeyen alacağın tahsili için Gerede İcra Müdürlüğü 2015/224 Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının borca söz konusu alacak ile ilgili olarak Ankara 5. İş Mahkemesi 2015/73 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu gerekçesi ile itiraz edildiğini, borçlunun itirazının yersiz olduğunu,

müvekkili Kurumun 4 4120 02 02 1090177 006 07 62 sicil sayılı dosyasında işlem gören inşaat işi işyerinin 03/09/2004 tarihi itibariyle ... adına 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, bu işyeri ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Denetmenliğince 04/07/2014 tarih 2014 VP/19 sayılı raporda "Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezinde 1090177.06 sicil numarası ile ... adına işlem gören inşaat işyerinde 2006 yıl sonuna kadar işçi çalıştırıldığı ve işin bitim tarihi olarak 31/12/2006 tarihinin esas alınması gerektiğini,

işyerinden 31/12/2006 tarihinden sonra sigortalı bildirilen şahısların bu işyerinde çalışmalarının fiili olmadığı ve sigortalılıkların iptali edilmesi gerektiğini işyerinden 31/12/2006 tarihinden sonra sigortalı bildirilen şahısların bu işyerinde çalışmalarının fiili olmadığının ve sigortalılıklarının iptal edilmesi gerektiğinin, tespit edildiğini söz konusu işyerinde davalının 08/10/2008 tarihi itibariyle sigortalılık girişi yapıldığını, inşaat bitiş tarihinin 21/12/2006 olduğunu, işyerinde fiili çalışmasının olmaması nedeniyle davalının sigortalılık bildiriminin iptal edildiğini,

421002802016 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almakta olan davalının aylığının kesildiğini, yapılan yersiz ödemelerin Kurum tarafından davalıdan geri istendiğini, yukarıda arz edilen nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili; davacının 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile değişik 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesi uyarınca dava konusu olay ile ilgili Kuruma başvurmadığını, davanın hizmet tespiti olmadığını, davanın hizmet iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu bulunmadığının tespiti ve yaşlılık aylıklarının ödenmesine ilişkin olduğunu, bu nedenle anılan düzenleme uyarınca yazılı başvurudan itibaren Kurumun 60 gün içerisinde işlem tesis etmesi bu süre geçtikten sonra dava açılabileceği öngörüldüğünden davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini,

davacının hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığını, Kurum işleminin denetim elemanlarının düzenlemiş olduğu rapor ve diğer bulgulara dayandığını, bu nedenle Kurumun sigortalılığın iptali, sigortalıya hak etmediği halde bağlanan yaşlılık aylıklarının iptali ve yaşlılık aylıklarının durdurulması yönündeki işlemlerin 5510 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara 5. İş Mahkemesi 2015/73 Esasına kayden görülen davanın taraflarının ve konusunun aynı olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazlarının söz konusu olduğunu, birleşme kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin boyacı ustası olduklarını, ...'ın yapmış olduğu 7 adet binanın boyasını yaptığını, ...'ın müvekkilini çalıştırırken sigortasını da yaptırdığını bildirdiğini, müvekkili ...'ın hangi iş yeri numarası ile primlerini yatırıldığını bildirmediğini, ...'ın davacının 08.10.2008-30.05.2009 arası sigorta primlerini 2006'da inşaatının bittiğini bildiği iş yeri numarası ile kötüniyetli olarak SGK'ya bildirdiğini,

müvekkilinin ...'ın inşaatlarında 2006/2010 arasında fiilen boyacılık yapmasına rağmen ...'ın muvazaalı hareketleri ile mağdur edildiğini ve iptal edilen dönem sebebi ile emekliğinin yandığını, SGK'nın dayanak yaptığı inceleme raporunda davacı ile ...'ın ifadesinin alınmadığının tespit edildiğini dava açılmadan evvel inceleme raporunun müvekkile tebliğ edilmediğinden bu hususun yeni öğrenildiğini, inceleme raporunda dinlenen tanıkların müvekkilinin 2005-2010 arası çalışmışlığını bilecek tanıklar olmadığını bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini bildirmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, Gerede İcra Müdürlüğünün 2015/224 Esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak miktarı başlangıçta somut bir şekilde tespit edilebilir olmadığından icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: Davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya içindeki tüm bilgi ve belgelerden, denetmen raporu ile ekindeki beyanlardan, tanık beyanlarından, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, Kurumca davacıya ait iptal edilen sigortalılık sürelerinin fiili çalışmaya dayanmadığı anlaşıldığından mahkeme kararının maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-birleşen davada davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; asıl davada Kurum işleminin iptali, birleşen dava ise itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi hükümleridir.

2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.

Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.

Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

6100 sayılı HMK madde119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK'nın madde 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce Hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

3.Değerlendirme

1.Dosyadaki kayıt ve belgelerden.

1090177 işyeri sicil no.lu dava dışı işveren ... işyerinin 03.09.2004 tarihinde kapsama alındığı ve çıkışının bulunmadığı, mahiyetinin inşaat işi, adresinin Çankaya 27771/6 parsel olduğu. işyerine ait 2004/09- 2009/05 ayları arası dönem bordrolarının gönderildiği, bu dönemler dışında işyerince başka herhangi bir bildirgenin verilmediğinin belirtildiği, 1103698 işyeri sicil no.lu dava dışı işveren ... işyerinin 27.12.2005 tarihinde kapsama alındığı ve çıkışının bulunmadığı, mahiyetinin inşaat işe olduğu, 7505 ada 12 parsel Çankaya adresinde bulunduğu,

işyerine ilişkin 2008/10 ile 2009/05 ayları arası aylık prim ve hizmet belgelerinin sunulduğu, 2008/10. ayına ilişkin prim ve hizmet belgesinde davacı ... ile ...'ın 07.10 2008 tarihinde işten çıktıkları ve çıkış nedenlerinin ise “04- Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olduğu, yine dosya içerisindeki bilgilerden asıl davada feri müdahil olan ve dava dışı işveren ... ... adına kayıtlı olmayan ve fakat inşaatı yapıp tamamladığını iddia ettiği kız yurdu inşaat işyeri bilgilerinin Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezinin 29.03.2019 tarih ve 49333498 sayılı yazısında; "...4.

4120.02.02.1133820.006.07-55 sicil sayılı dosyada işlem gören ve 2655/20 Çankaya/Ankara adresinde kurulu "İnşaat" işyeri 03.07.2008 tarihi itibariyle ... ... adına 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmıştır..." şeklinde belirtildiği, işyerinin 22.02.2010 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı ve 17.03.2010 tarihinde iz olduğu, 2008/07 ila 2009/12 (dahil) ayları arası "Aylık Prim Hizmet Belgeleri" bilgilerinin dökümüne ilişkin çizelgede, ... T.C.

Kim No ve ... sigorta sicil no.lu ...'in anılan işyerine 03.07.2008 tarihinde işe girdiği ve 31.12.2009 tarihinde "19- Mevsim bitimi (İş akdinin askıya alınması hali)" nedeniyle işten ayrıldığı, 03.07.2008-31.12.2009 tarihleri arası hizmetlerinin Kuruma eksiksiz bildirildiği, duruşmalarda davacı tanıkları ile bordrolu tanığın dinlendiği, davacının çalışmasının fiili olmadığı yönünden alınan bilirkişi raporu ve buna göre asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Uyuşmazlık; somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmak için yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda davanın kamusal niteliği gözetilerek Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılması gereken iş, davacıdan kimlerle birlikte, ne şekilde çalıştığı hakimin aydınlatma ödevini düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31 inci maddesi kapsamında açıklattırılmalı, ihtilaf konusu dönem içerisinde dosyada mevcut araştırma tutanağının yeterli araştırmayı kapsamadığı anlaşılmakla, zabıta marifeti ile çalıştığını iddia ettiği ... ... işyerine komşu işyeri sahipleri ile komşu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanlar tespit edilerek duruşmalarda tanık sıfatıyla dinlenmeli, fer'i müdahil ...'ın beyanı dikkate alınarak davacının çalıştığı iddia edilen/ belirtilen M. ...

Doğaneli Kız Öğrenci Yurdu ve M. ... Doğaneli Kız Öğrenci Yurdu arkası inşaatın ilk müteahhidinin ... ... olduğunun anlaşılmasına göre kayıtlarda işveren gözüken ... ... ve 1133820 sicil sayılı işyerinden bildirimleri yapılan ... dinlenilmeli ( Diğer tanık ...'nin vefat ettiğinden), davacıdan varsa, fiilen çalıştığına dair delillerini sunması istenip toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek irdelenmeli ve çıkacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.05.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4079, K. 2024/5396, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. Vı.karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4079
Karar No
2024/5396
Tarih
15 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/4081 K.2024/4738
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/4081 K.2024/6328
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/4083 K.2024/5240
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/4084 K.2024/4982
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/4084 K.2024/6446
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/4085 K.2024/6445

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.