KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4421 E., 2024/10178 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/141 E., 2023/1239 K.
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Bağ-Kur tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... sicil numarası ile davalı Kurumda 01.03.1990 başlangıç tarihi ile sigortalı olduğunu, davalı olduğu Kurumun buna rağmen sigortalı olduğu dönemin tespiti ve tescili için bir girişimi olmadığını, müvekkilinin bu nedenle 01.03.1990 tarihinden itibaren sigortalılığının tespitini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli ve 2018/438 E., 2021/5 K., sayılı kararıyla; davacının beyanı üzerine davacının yeniden vergi kayıtları celp edilmiş ve celp edilen evraklardan davacının vergi kaydı başlangıcının 01.01.1991 olduğu görülmüş talebin ise 01.03.1990 tarihi olduğu anlaşıldığından, taleple bağlılık ilkesi ve kaldırma kararında izah edilen hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/945 E., 2021/1406 K., sayılı kararıyla; davacı talebinin 01.03.1990 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkin ise de vergi mükellefiyetinin 20.02.1991 tarihinde başladığı anlaşılmakla, davanın reddine dair Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/11495 E., 2022/376 K. sayılı kararıyla; " ...Mahkemece; 1479 sayılı Kanun sistematiğinde, 506 sayılı Kanun'dan farklı olarak, "sigortalılık başlangıç tarihi" kavramı yer almamakta, sigortalı hak ve yükümlülüklerinde (1479 sayılı Kanun'un 35 inci ve Geçici 10 uncu maddesi, 29 uncu maddesi ile 21 inci maddesi) "primi ödenmiş gün sayısı" geçerli kabul edilmektedir. Bu durumda davacı vekiline talep ettiği dönem açıklatılarak taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan dönem tereddütsüz belirlenmeli, ihtilaf konusu olan döneme yönelik yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası davacının talebi açıklatılmış ve Kurumdan gerekli evraklar celp edilmiş, 20.02.1991-24.07.1996 tarihleri arasında vergi kaydı, 15.03.1991-15.01.2002 tarihleri arası Oda kaydı ve 15.03.1991-10.03.2011 tarihleri arasında sicil kaydı bulunan davacının 23.02.1990-28.02.1990 tarihi arasındaki talebi hakkında dava açılırken talebinin 01.03.1990 tarihi itibariyle olması ve talebini genişletmiş olması sebebiyle herhangi bir olumlu olumsuz hüküm kurulmamış kaldı ki bu döneme ait Bağ-Kur tespiti hususunda resmi kayıt olmadığı anlaşılmış,
davacının 01.03.1990-19.02.1991 tarihleri arasında dosyada ve kurumlarda Bağ-Kur tespitine yarar bir belge olmadığından davasını ispat edemediği anlaşılmış, 01.03.1992-24.07.1996 tarihleri arasında Kurum tarafından tescili yapıldığından tekrar talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı,
20.02.1991-29.02.1991 tarihleri arası, 25.07.1996-24.06.1998 tarihleri arası ve 02.07.1999-15.08.2005 tarihleri arasında ise yukarıda yapılan tespitler doğrultusunda vergi,sicil,oda kaydı bulunan davacı hakkında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti yönünde davanın kısmen kabulü kısmen reddine, davacının 20.02.1991-29.02.1991 tarihleri arası, 25.07.1996-24.06.1998 tarihleri arası ve 02.07.1999-15.08.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 01.03.1990-19.02.1991 tarihleri arasındaki talebinin subut bulmadığından reddine,
davacının 01.03.1992-24.07.1996 tarihleri arasındaki talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleri
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, bozma sonrası toplanan delillere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4421, K. 2024/10178, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama