KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4481 E., 2024/8866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1371 E., 2024/782 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/54 E., 2023/253 K.
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.05.1994-30.10.1994 ve 21.10.1995-01.11.1998 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK kayıtlarında davacının 15.08.1998-20.10.1998 tarihleri arasında dava dışı ... Gıda Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığı, davalıya ait işyerinde çalışmasının bulunmadığı, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihe göre 31.12.1998 tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği, eldeki davanın 15.02.2023 tarihinde kanunda düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; hak düşürücü sürenin geçmediğini, usul ve kanuna açıkça aykırı Mahkeme ilamının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi uyarınca hizmetin sona erdiği yılın sonundan itibaren hak düşürücü süre içinde dava açılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının kesintisiz çalıştığını, hak düşürücü süreye uğramayacağını, delilleri toplanmadan karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4481, K. 2024/8866, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama