KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/459 E., 2024/2364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2265 E., 2023/2189 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/262 E., 2023/190 K.
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigortalı başlangıç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; 01.02.1990 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.11.1990 tarihi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait işyerinin bir inşaat şantiyesi olduğunu, davacının sigortasız çalıştığı dönemin dosyaya sunulan deliller ve dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğunu, davacının 01.02.1990 tarihinde hizmet akdi ile fiili olarak 1 gün asgari ücretle çalışması olduğunun tespitini ve bu çalışmasının diğer sigortalılık süreleri ile birleştirilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini, fiili çalışmanın ispatlanmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, iş yerinin tespit edilmediğini beyanla eksik inceleme araştırma nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz eden davacı ve davalı vekilleri özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına, dava dışı ...-STFA Taşeronu ünvanlı işverenin 21461 sicil no.lu işyerinden davacı adına 15.11.1990 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerinde ... İnşaat ve Tic.
A.Ş. ana firmasının 35 no.lu taşeronu olan ... ünvanlı işyerinde mahiyetin Edirne-Kınalı otoyol inşaatı olduğu, 02.11.1990-31.07.1991 tarihleri arasında kanbun kapsamında olduğu, ...'ın 1990/3 üncü dönemde bordro vermediğinin bildirildiği, dosyaya Edirne-Kınalı otoyolu yapım işi ile ilgili ...
Tic.A.Ş.'nin diğer taşeronlarına ait 1990/1-3 üncü dönem arası bordrolarının gönderildiği, dinlenen davacı tanıklarının bir kısmının dava dışı STFA 'nın Çankırı 'daki .... kapalı spor salonu inşaatı işinden bildirimleri olan kişiler olduğu,öte yandan Edirne-Kınalı otoyol işinde ...
Tic.A.Ş.'nin diğer taşeronları tarafından bildirilenlerden iki kişinin bordro tanığı olarak dinlendiği ve davacıyı tanımadıkları böylelikle eksik inceleme ve araştırmaya göre hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece, davacının da beyanı alınarak hangi adreste, hangi işin yapımı sırasında kimlerle birlikte çalıştığı hususunda ayrıntılı beyanı alınmalı, buna göre o dönemde bildirimi yapılan kişiler arasından çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olduğu da sorulmak suretiyle hizmet cetvelleri getirtilerek tanık sıfatıyla beyanları alınmalı, böyelikle davacının iddia ettiği çalışma hususu tereddütsüz ortaya konularak karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/459, K. 2024/2364, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama