KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4677 E., 2025/808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/788 E., 2024/141 K.
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Birgül Ünlü tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davalı işveren yanında geçen ve bildirilen çalışma sürelerine itibari hizmet süresi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının ağır ve yıpratıcı, yüksek riskli koşullarda çalışmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, çalışmalara dair bildirimlerin usulüne uygun olarak süresinde yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.02.2021 tarih, 2019/624 E., 2021/89 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; "...Mahkemece, davacının, 01.06.1994-29.02.2004 tarihleri arasındaki kesintili çalışmaları yönünden iş yerinde çalıştığı birim ve yaptığı işin niteliği dikkate alınarak tanık beyanları arasında oluşan çelişki giderilmeli, buna yönelik olarak davacı ile aynı dönemde çalışma kaydı bulunan bordrolu tanıkların beyanlarına yeniden başvurulmalı, sonrasında iş yerindeki incelemeden elde edilen bulgular gözetilerek,
davacı yönünden yapılan iş, iş yeri ortamı ve görev tanımı dikkate alınarak 506 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi kapsamındaki iş/işyerlerinden ve sigortalılardan olup olmadığını somutlaştıran bir rapor alınmalı, tüm dosya kapsamından varılacak sonuca göre 506 sayılı Kanun'un ek 5. maddesinin 3. fıkrasının “.
Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, davacının tespit edilen günlerinin x 0,25 formülüyle hesaplanan itibari hizmet süresinin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespiti göz önünde bulundurularak infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde bir karar verilmelidir..." gerekçeleri ile karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının davalı işveren ... Gazetecilik Yayıncılık Ambalaj San. Tic. A.Ş.'ye ait 1008162.06 sicil sayılı iş yerinden Kuruma bildirilen 01.06.1994-29.02.2004 tarihleri arasında toplam 3510 prim ödeme gün sayısı için x 0,25 formülüne göre hesaplanan 3510 x 0,25 = 878 günlük sürenin itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Eldeki davada, davanın kabulüne ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; davacının davalı işverenler nezdinde geçen çalışmalarının geçtiği yıllara ait bilgiler, hizmet döküm cetveli ve çalışmalarının başlangıç ve bitiş tarihlerini içeren iş yeri kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, hüküm altına alınması gereken itibari hizmet süresi 877,5 gün olması gerekirken 878 gün olarak belirlenip buna göre hüküm kurulması kurulması usûl ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. Hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4677, K. 2025/808, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama