İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4707 K.2024/5468

Taraflar arasında görülen maluliyet aylığı bağlanması gerektiğini tespiti ile ödenmeyen aylıklarım yasal faiziyle ödenmesine yönelik davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/4707Karar2024/5468Tarih16 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.198 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/4707 E., 2024/5468 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/9 E., 2023/444 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.198 kelime·6 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında görülen maluliyet aylığı bağlanması gerektiğini tespiti ile ödenmeyen aylıklarım yasal faiziyle ödenmesine yönelik davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı asıl dava dilekçesinde; davacının Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/272 Esas 2006/496 Karar sayılı 14.06.2006 tarihli kararı ile kısıtlanarak eşi ... kendisine vasi olarak atandığını, Antalya Devlet Hastanesinden muayene sonucu kurul raporu alındığını, ...'nın kısmen konuşma güçlüğü çektiğini, akıl zayıflığı nedeni ile işlerini yerine getiremediğini, ...'nın 02.01.1998 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olduğunu, uzun yıllar primlerini yatırdığını, daha sonra Kurumun isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığını başlangıcından yani 02.01.1998 tarihinden iptal edildiğini, 1479 sayılı Kanun kapsamında maluliyet derecesi 2/3,

5510 sayılı Kanun gereğince de %60 iş görmezlik yeterli olduğunun sabit olduğunu, davacının Kuruma giriş tarihinde maluliyeti gerektirecek hastalığı olmadığının da açık olduğunu, vasi atanması bile maluliyetinin derecesini açıkça ortaya koyduğunu, davalı Kurumun tüm heyet raporları doğrultusunda müvekkilinin maluliyetine ve maluliyet maaşı almasına karar verilmesi gerekirken maluliyet maaşı bağlanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davalı Kurum işleminin iptaline, 23.10.2002 tarihli ilk maluliyet rapor tarihinden itibaren davacıya maluliyet maaşı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde. 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu gerek önceden, gerekse sonradan tespit edildiğinde bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanmasının mümkün olmadığını, 1479 sayılı Kanun'a göre çalışma gücünün en az 2/3'sinin kaybedildiğinde en az 5 tam yıl sigorta primi ödenmiş olması,

her türlü borçların ödenmiş olması şartıyla malullüğün tespit edildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren malullük aylığı bağlanabileceğini, davacının Bağ-Kur dosyasının incelenmesinde 1479 sayılı isteğe bağlı sigortalılığı, 2926 sayılı Kanun'a tabi olması gerektiğinden iptal edildiğini ve her türlü işlemlerinin Tarım Bağ-Kur numarasına aktarıldığını, çeşitli tarihlerde başkanlığın istemiş olduğu maluliyet ara kararlarının davacıya gönderildiğini,

en son 01.03.2006 tarih ve 14304 sayılı yazı ile Sağlık Dairesi Başkanlığının istemiş olduğu maluliyet ara karar raporunu davacının Kuruma intikal ettirmediğinden maluliyet durumunun sonuçlanmadığını, davacının dava açmakta her hangi bir hukuki menfaati bulunmadığını, davacının gerekli işlemleri tamamlandığında şayet istenen şartlarda kendisinde mevcutsa Kurumca davacıya maluliyet aylığının bağlanacağını beyanla haksız ve yersiz olarak Kuruma yöneltilen davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.11.2010 tarihli ve 2009/125 Esas, 2010/423 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının son muayene tarihi olan 08.09.2005 tarihini takip eden 01.10.2005 tarihinden itibaren malulen emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine, hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairenin 28.04.2011 tarih ve 2011/305 Esas, 2011/6342 Karar sayılı kararında; "... Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.06.2006 tarih ve 272/496 sayılı kararı ile vesayet altına alınan ve vasi olarak davacı ...’nın vasi tayin edilmiş olması karşısında; vesayet altına alınan ...’nın maluliyet durumunun tespitiyle, maluliyet aylığı bağlanarak hak edilen maluliyet aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin iş bu davanın, Türk Medeni Kanunu'nun 462/8 inci maddesi uyarınca dava açmaya (husumete izin) izin verilmiş vasi huzuru ile yürütülmesi gerekir.

Dairemizce başkaca bir inceleme yapılmaksızın, açıklanan maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın husumete yetki verilmemiş vasi huzuru ile yargılamanın sürdürülerek davanın sonuçlandırılması, usul ve yasaya aykırı görülmüş olup kararın bozulmasına karar verilmiştir...." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 10.02.2012 tarihli ve 2011/312 Esas, 2012/66 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının son muayene tarihi olan 08.09.2005 tarihini takip eden 01.10.2005 tarihinden itibaren malulen emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine, hakediş tarihinden itibaren maaşların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 04.10.2012 tarih ve 2012/9183 Esas, 2012/17412 Karar sayılı kararında; "...Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle, yukarıda bahsedilen ve kurum ara kararları gereği alındığı anlaşılan Üniversitesi Hastanesi sağlık kurulu raporlarının incelenmesiyle verilmiş bir kurum kararının bulunup bulunmadığı davalı kurumdan sorularak belirlenmeli; bu belirleme yapıldıktan sonra,

yukarıda ifade edilen yasal prosedür gereği, çalışma gücünün en az üçte ikisinin yitirilip yitirilmediği ve yitirilmişse maluliyet başlangıcı yönünden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, anılan kurul tarafından verilecek raporun davalı Kurum yönünden bağlayıcılığı gözetilmeli;

itiraz halinde Adli Tıp Kurumundan aynı yönde rapor alınmalı, şayet Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adlî Tıp Kurumu raporu arasında çelişki oluşursa, üst düzeydeki bu kuruluşlar arasındaki görüş farklılığı Üniversitelerin Tıp fakültelerinin konuya ilişkin Anabilim Dalı uzmanlarından oluşturulacak kurullardan temin edilecek raporla giderilmeli ve böylece dava konusu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir...." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nın 21.01.2019 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olması nedeniyle malul sayılması ve 01.02.2019 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, maluliyet aylıklarının davacıya hak ediş tarihlerine göre ay be ay hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; gerek Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda gerekse Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporunda davacının başvurusu yok gibi değerlendirme yapılarak maluliyetinin başlangıcının 21.01.2019 tarihi olarak belirtilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet tarihinin 23.10.2002, maluliyet aylık hak ediş tarihinin başlangıcının 01.11.2002 tarihi olması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davanın reddi gerektiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğini tespiti ile ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4707, K. 2024/5468, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. İlk Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4707
Karar No
2024/5468
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/4707 K.2024/5164
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/4708 K.2024/5181
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4709 K.2024/6014
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/4710 K.2024/8214
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4711 K.2024/5032
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/4712 K.2024/8267

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.