KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4972 E., 2025/1120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1677 E., 2022/1575 K.
- İlk derece mahkemesi
- Manisa 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/145 E., 2020/485 K.
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 04.01.2010 tarihinde davalı şirkette önce pres atölye işçisi olarak işe başladığını ve dava tarihinde de çalışmaya devam ettiğini, davacının daha sonra 2010 yılı Aralık ayında mekanik bakım ve onarımcı olarak işe devam ettirildiğini, davacının mekanik bakım ile ilgili eğitim aldırılmaksızın bu alanda çalıştırıldığını, davacıya bu alanda çalışırken sadece spiral (canavar) ile malzeme keserken, torna tezgahında çalışırken ve taşlama yaparken gözlük kullanacağının belirtildiğini,
09.04.2011 tarihinde cumartesi günü davacı gündüz vardiyasında çalışmakta iken öğlen yemeğini yedikten sonra kavrama arızası olduğu ve müdahale etmesi gerektiğinin söylenildiğini, davacının yemekten sonra arızalı makinenin yanına gittiğinde elektrik bakımcılar tarafından kabloların söküldüğünü gördüğünü, normal şartlarda mekanik arıza giderilirken elektrik bakımcıların da yanlarında olması gerektiği halde elektrik bakımcıların elektrik kablolarını açtıklarını ve makinenin başından ayrıldıklarını gördüğünü, davacıya iletilen arıza notunda elektrik kablolarının söküldüğü ve kavrama arızasının giderilmesi gerektiğinin belirtildiğini,
bunun üzerine davacının kavrama olarak tabir edilen parçanın da bulunduğu ağır bir parçayı yerinden sökerek çıkardığını ve bütün olarak makinenin üzerine koyduğunu, arızalı parçayı değiştirmek için tüm ekipmanı sökmeye başladığını, sıkışan kavramanın ana parçadan ayrılması için çekiçle vurulması gerektiğini, davayı konu iş kazası olmadan önce çekiç kullanımı sırasında gözlük kullanılması gerektiği konusunda herhangi bir uyarı yapılmadığını ve kimseden çekiç kullanımı sırasında gözlük kullanılmasının istenmediğini, davacının kazasından sonra tüm fabrika çalışanlarına çekiç kullanırken gözlük takılması için gözlük dağıtıldığını,
işverenin kazadan önce bu önlemi almadığını, davacının parçaları sökerken parçalardan birinden kopan bir parçanın (ısıl işlem görmüş yani sertleşmiş bir demir parçasının) koparak davacının sağ gözüne battığını, bunun üzerine davacının Manisa ...
Üniversitesi Hastanesi acil servisine girişi yapılarak hastaneye yatırıldığını, hastaneye yatışı cumartesi günü olduğundan davacının acısı ile birlikte pazartesi gününü beklemek zorunda kaldığını, salı günü ilk ameliyatına alındığını, ilk ameliyattan yaklaşık iki ay kadar sonra da ikinci ameliyatını olduğunu, davacının eğitim almamış olması,
işveren tarafından önlem alınmamış olması ve davacının tek başına bu arızayı gidermeye bırakılmış olmasının bu kazanın meydana gelmesinde etkili olduğunu, davacıya yüklenecek bir kusur bulunmadığını, davacının bu kaza sonrasında davalı işveren tarafından gaz beton atölyesinde çalıştırılmaya devam ettiğini, zaman zaman gözünün enfeksiyon kaptığını, davacının kazadan sonra hastane polisine verdiği ifadesinde işini kaybetme korkusuyla şikayetçi olmadığını belirtmesinin hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılmasına engel olmadığını, davacının sağ gözünde meydana gelen yüksek görme özrünün sağlam gözünü de çok yorduğunu,
kazadan dolayı davacıda iş gücü kaybı oluştuğunu, davacının iki kez ameliyat olduğunu, uzun tedavi sürecine rağmen gözünde %60'a varan görme bozukluğu oluştuğunu, bu kazanın yaşandığı zaman davacının 10 günlük evli olduğunu, davacının özellikle eşine karşı kendisini eksik hissettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... San.
A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile davacının davalı şirkete ait fabrikada 04.01.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, 09.04.2011 tarihinde davacının otomat atölyesi tezgahının diş çekme kavramalarını değiştirirken kavramaları sökmek için çekiçle vururken hatalı olarak koruyucu kullanmaması neticesinde iş kazasının meydana geldiğini, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının şirkette çalıştığı süre içinde birçok kez iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim verildiğini,
04.01.2010 tarihinde ise işçilere kişisel koruyucu malzemelerin teslim edildiğini ve davacı tarafından da çalışma sahasında belirli müddet denenen ve teknik yöneticilerle kullanılması uygun görülerek seçilen malzemelerin nasıl kullanılacağına ilişkin eğitimler verildiğini, bu malzemelerin kullanılmadığı zaman karşılaşılacak tehlikeler konusunda ikazlar aldığını, davacı tarafın kazanın oluşumunda eğitim almaması ve işveren tarafından önlem alınmaması gösterilmiş ise de bu iddiaların yerinde olmadığını, iş güvenliği ve sağlığı eğitim sertifikaları, kişisel koruyucu malzemelerin davacıya teslim edildiğine dair belgelerin bulunduğunu,
bunlara rağmen davacının ısrarla gözlük kullanmaması ve kendi dikkatsizliği sonucunda bu kazanın meydana geldiğini, davalı şirketin kusur ve ihmalinin bulunmadığını, davacının iş kazası sonrasında tüm hastane masraflarının davalı şirket tarafından karşılandığını, kaza tarihinden sonra raporlu olmasına rağmen ücret ödemesi yapılmaya devam ettiğini, davacının tamamen kendi dikkatsizliği ve iş yeri kurallarına aykırı şekilde koruyucu kullanmaması neticesinde iş kazasının meydana geldiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili özetle, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde davacının ücretinin belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme isabetsizdir.
Bu sebeple sigortalının olay tarihinde yaptığı iş ile kaza tarihindeki yaşı ve kıdemi dikkate alınarak ve ücret ile ilgili talebinin fazlasına karar verilemeyeceği de göz önünde tutularak TÜİK, Çevre Şehircilik Bakanlığı rayiç ücretleri ile sigortalının sendikalı olmadığının anlaşılması halinde sendikalar haricindeki meslek odalarından, sigortalının bilinen dönemde alabileceği ücreti belirlenmeli, belirlenen bu ücret hesaba esas ücret olarak dikkate alındıktan sonra, usule uygun şekilde hazırlanacak hesap bilirkişi raporu sonrası davacının maddi tazminat alacakları hakkında karar verilmelidir.
Bunun yanında iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun anılan hususları içermediği anlaşılmakla, davaya konu olayla ilgili ceza dava dosyası, rücu dava dosyası ve denetim raporu hep birlikte değerlendirilerek olayla ilgili sorumluluk ve aidiyetleri ortaya koyacak ve çelişkileri giderecek şekilde bir kusur raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4972, K. 2025/1120, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama