İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5026 K.2024/4806

Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının iptali, 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tescili ve keseneklerin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar…

Esas2024/5026Karar2024/4806Tarih2 Mayıs 2024Okuma14 dk · 2.752 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/5026 E., 2024/4806 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2023/313 E., 2024/41 K.
Karar
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.752 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının iptali, 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tescili ve keseneklerin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davalı SGK'nın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Valiliğinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davalı ... hakkında açılmış bulunan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın davalı SGK yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a, 4/1-b ve en son Belediye Başkanlığı görevi nedeniyle 4/1-c bentleri kapsamında sigortalılığının bulunduğunu, bu görevden önce de İl Encümen Üyeliğinin bulunduğunu, 2007/11-2008/11 dönemleri arası İl Encümen Üyesi olarak görev yaparken idare tarafından 5434 sayılı Kanun kapsamında bildirimi yapılmadığından 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayıldığını ve prim ödenmek zorunda kalındığını, bu durumun düzeltilmesi için Kuruma müracaat edildiğini ancak talebin reddedildiğini,

gerekçe olarak İl Encümen Üyeliği görevinden önce emeklilik ... tanınan vazifede bulunmamasının gösterildiğini, müracaat için 6 ay şartının kaldırıldığını, Kurumun diğer gerekçesinde de hukuka uygunluk olmadığını, çakışan sigortalılıkta 4/1-c sigortasına öncelik verilmesi gerektiğini belirterek İl Encümen Üyeliği görevi nedeniyle 2007/11-2008/11 arası dönemde 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/1-c kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, bu dönemde 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının iptal edilerek Emekli Sandığı iştirakçisi olarak sigortalılık halinin tescil edilmesine,

Emekli Sandığına ilişkin hizmetleri karşılığında ödenmesi gereken keseneklerin davalı ... Valiliğinden tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili; hizmet birleştirme istemine dayalı davanın hizmet tespitinden ziyade idarenin ret kararının iptali istemi amacına yönelik bulunduğundan göreve itiraz ettiklerini, davacının isteminin davacının 2007 yılı Kasım ile 2008 yılı Kasım ayları arasında İl Encümen görevi nedeni ile 1479 sayılı ve 5434 sayılı Kanun'lar kapsamında çakışan hizmet sürelerinden dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın iptali ile bu dönemdeki çalışmasının emekli sandığına tabi hizmet olarak tespitine ilişkin olup davanın süresinde açılmadığını, bu davada SGK'nın ihbar olunan değil davalı konumunda olduğunu, davacının talebinin yasal mevzuata uygun olmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı SGK Başkanlığı vekili; davacının Kuruma başvurarak talebini bildirmesi üzerine dosyasının incelendiğini, gerekli yazışmaların yapıldığını ve davacıya 18.01.2016 tarihli yazıyla İl Encümen Üyeliği görevinden önce emeklilik ... tanınan vazifede bulunmadığı ve bu görevi sırasında da müracaat etmediğinden dolayı talebinin reddedildiğinin bildirildiğini davacının 2007-2008 yıllarında encümen üyeliği görevinden dolayı 5434 sayılı Kanun'la ilgilendirilerek o yıllardaki 1479 sayılı Kanun'a tabi primlerin iadesini istemiş ise de belirtilen nedenlerden dolayı prim iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2018 tarih ve E.2018/94, K.2018/371 sayılı kararı ile "... Davacının 01.11.2007-01.11.2008 tarihleri arasında Tekirdağ İl Özel İdaresi İl Encümeni üyesi olduğu, bu hususta ihtilaf bulunmadığı, davacının yasal düzenleme uyarınca il encümeni üyeliği nedeniyle talep şartı olmaksızın kendiliğinden emekli sandığı ile ilişkilendirilmesi gerekeceği, davacının bu dönemde 1479 sayılı Kanun'a göre zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu,

bu sigortalılığın sandıkla ilişkilendirmeye engel olmayacağı ancak aynı dönemde çakışan sigortalılık nedeniyle 01.11.2007-01.11.2008 tarihleri arasındaki zorunlu Bağ-Kur sigortalılığın iptalinin gerekeceği, davacının İl Encümeni Üyeliği nedeniyle talep şartı olmaksızın yasaya göre kendiliğinden emekli sandığı ile ilişkilendirilmesi gerekeceğinden emeklilik keseneklerinin tahsili işleminin ilgili idare tarafından Kuruma ödenmesi gerekeceği,

bu yön idari işlem olduğundan karar verilemeyeceği anlaşıldığından Davacının Tekirdağ İl Özel İdaresi İl Encümen Üyesi olduğu 01.11.2007 - 01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmasının 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olduğunun tespitine, davacının 01.11.2007-01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 5434 sayılı Kanun'a tabi olması nedeniyle bu tarihler ile çakışan 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının iptaline,

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olduğunun tespitine karar verilen 01.11.2007 - 01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmalara ilişkin keseneklerin tahsili işlemi idari işlem olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle;

"1-Davanın kabulü ile A) Davacının Tekirdağ İl Özel İdaresi İl Encümen Üyesi olduğu 01.11.2007 - 01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmasının 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olduğunun tespitine,

B) Davacının 01.11.2007-01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 5434 sayılı Kanunu'na tabi olması nedeniyle bu tarihler ile çakışan 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının iptaline,

C) 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olduğunun tespitine karar verilen 01.11.2007 - 01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmalara ilişkin keseneklerin tahsili işlemi idari işlem olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı SGK vekili, davacının 2004 yılı yerel seçimlerine katılarak İl Genel Meclis Üyesi, 2007 yılı Kasım ve Aralık aylarında İl Encümen Üyesi görevinde bulunmuşsa da daha önce emeklilik ... tanınan vazifede bulunmadığı gibi encümen üyeliği görevi sırasında 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilme talebinde de bulunmadığından 5434 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin e bendi ve n bendi uyarınca kurumla ilgilendirilmesi imkanı bulunmadığını, Mahkemece çakışan 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığı iptal edilmişse de 1479 sayılı Kanun'a göre ödenen primlerin iadesinin mümkün olmadığını, mahkeme kararının yerinde olmadığını,

Davalı ... vekili, davada müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, valilik aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bozma öncesi alınan rapor ile bozma sonrası alınan rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, 01.11.2007-01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmalara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde;

Davacının 01.07.1998-31.10.1998 arası 4/a, 03.11.1998-29.03.2014 arası 4/b, bu tarihten sonra belediye başkanlığı görevi nedeniyle 4/c sigortalısı olduğu, 2004 yılı yerel seçimlerinde Hayrabolu İl Genel Meclis üyeliğine seçildiği, 2007/11 - 2008/11 tarihleri arasında ise İl Encümen Üyesi olarak görev yaptığı, ancak bu dönem aynı zamanda 1479 sayılı Kanun'a göre 4/b sigortalılığının devam ettiği, davacının 15.12.2015 tarihinde İl Encümen Üyeliği nedeniyle 5434 sayılı T.C.

Emeklilik Sandığı Kanunu'nun 12 nci maddesine göre sandık ile ilgilendirilerek Emekli Sandığı iştirakçisi olarak gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep ettiği, Kurumun daha önce emeklilik ... tanınan bir vazifede bulunan il Daimi Encümen Üyeleri ile Belediye Başkanlarının müracaat şartı aranmaksızın seçim tarihini izleyen aybaşından itibaren 5434 sayılı Kanun'a göre ilgi devamının sağlandığını,

13.09.1971 tarihinde yürürlüğe giren 1377 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile daha önce emekliliğe tabi görevlerde bulunmadan İl Daimi Komisyon üyeliği ve belediye başkanlığına seçilenlerin 6 ay içinde müracaat etmeleri halinde ilgilendirilmelerinin sağlandığını bu sürede müracaat edilmediğinden talebin mümkün olmadığını belirterek talebi reddettiği anlaşılmıştır.

01.03.1971 tarih ve 1377 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 12 nci maddesinin II işaretli fıkrasına bir (n) bendi eklenmiştir. Buna göre "n) Emekliliğe tabi görevlerde bulunmadan illerin daimî komisyon üyeliğine seçilenlerle, emeklilikle veya Sosyal Sigortalarla ilgilenmeden belediye başkanlığına veya TBMM üyeliğine seçilenler, seçimlerden itibaren 6 ay içinde yazı ile Sandığa müracaat ederek emeklilikle ilgilenmelerini istedikleri ve emekli keseneklerini ödedikleri takdirde, kesenek karşılıkları da ilgili kurumlardan alınmak suretiyle," iştirakçi kabul edilirler.

24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun değişik 12 nci maddesinin (II) işaretli fıkrasının (n) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"n) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi görevlerde bulunmadan veya bu kuruluşlara tabi olarak çalışmakta iken illerin daimi komisyon üyeliğine veya belediye başkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktan veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli, yaşlılık veya malullük aylığı almakta iken belediye başkanlığına seçilen ve atananlar, istekleri üzerine istek dilekçelerinin Sandık kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden ay başından itibaren emekli kesenekleri kendilerince, karşılıkları kurumlarca ödenmek ve emekli aylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibaren kesilmek suretiyle," iştirakçi kabul edilirler.

5272 sayılı "Belediye Kanunu" 13.04.2005 tarih ve 25785 S.R.G.'de yayımlanan 2004/118 E., 2005/8 K. ve 18.01.2005 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla şekil yönünden Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Aynı kararda iptal kararının resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

5434 sayılı Kanun'un 12/II.fıkrasının (n) bendi 03.07.2005 gün ve 5393 sayılı Kanun ile değişikliğe uğrayarak " n) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tâbi görevlerde bulunmadan veya bu kuruluşlara tâbi olarak çalışmakta iken illerin daimi komisyon üyeliğine veya belediye başkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktan veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli, yaşlılık veya malûllük aylığı almakta iken belediye başkanlığına seçilen ve atananlar, istekleri üzerine istek dilekçelerinin Sandık kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden ay başından itibaren emekli kesenekleri kendilerince, karşılıkları kurumlarca ödenmek ve emekli aylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibaren kesilmek suretiyle," iştirakçi kabul edilirler.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca davacının İl Genel Meclis Üyesi görevinde bulunduğu süre zarfında Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeyi isteme hususunda seçimlik ... bulunduğu açık olup, bu kapsamda isteği üzerine bu konudaki başvuru dilekçesinin davalı idare kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden ay başından itibaren emekli kesenekleri kendisince ödenmek ve karşılıkları ilgili kurumunca ödenmek kaydıyla Emekli Sandığıyla ilgilendirileceği, öte yandan 1580 sayılı Belediyeler Kanunu'nun Ek 16 ncı maddesinde yer alan düzenlemede de davacının bu konudaki seçimlik hakkını ortadan kaldıran bir düzenlemenin yer almadığı,

dolayısıyla davacının Emekli Sanığı ile ilgilendirilme isteğinin reddine ilişkin kurum işleminin yerinde olmadığı,bu yöndeki mahkeme kararında hata bulunmadığı, ancak Tekirdağ Valiliğinin davada pasif husumeti bulunmamasına rağmen bu davalı hakkında da kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı, davalının bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla kararın bu yönden kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği" gerekçesiyle;

"1-Davalı SGK'nın istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı ... Valiliğinin başvurusunun kabulüne, 3-Tekirdağ İş Mahkemesinin 2018/94 E. 2018/371 K.sayılı ve 10.09.2018 tarihli kararının kaldırılmasına 4-Davalı ... hakkında açılmış bulunan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine 5-Davacının davasının davalı SGK yönünden kabulüne, a)Davacının Tekirdağ İl Özel İdaresi İl Encümen Üyesi olduğu 01.11.2007 - 01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmasının 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olduğunun tespitine,

b)Davacının 01.11.2007-01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 5434 sayılı Kanun'a tabi olması nedeniyle bu tarihler ile çakışan 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının iptaline,

c)5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olduğunun tespitine karar verilen 01.11.2007-01.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmalara ilişkin keseneklerin tahsili işlemi idari işlem olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 26.10.2023 gün, 2020/3917 E., 2023/10371 K. kararında; "... Uyuşmazlık, görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Kanun'un 101 inci maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.

5510 sayılı Kanun'un "5434 sayılı Kanun'a İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasına göre "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar,

bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır." 5510 sayılı Kanun'un 101 inci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.”

5510 sayılı Kanun'un, 5434 sayılı Kanun'a ilişkin geçiş hükümlerini düzenleyen geçici 4 üncü maddesinde, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.

Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır...” düzenlemesine yer verilmiştir.

Öte taraftan, 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde; Bu kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla, (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar.(1)

I- Daire, kurum ve ortaklıklar

... c) Özel idareler; ç) Belediyeler; ... Yukarıda yazılı yerlerin hepsine bu kanunda (Kurum) denilmiştir.

II- Faydalanacaklar

...

e) İller daimi komisyon üyeleri ile seçilmiş veya tayin edilmiş belediye başkanları (Emeklilik ... tanınan bir vazifede evvelce bulunmuş olmaları şartıyla);

...

n) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tâbi görevlerde bulunmadan veya bu kuruluşlara tâbi olarak çalışmakta iken illerin daimi komisyon üyeliğine veya belediye başkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktan veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli, yaşlılık veya malûllük aylığı almakta iken belediye başkanlığına seçilen ve atananlar, istekleri üzerine istek dilekçelerinin sandık kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden ay başından itibaren emekli kesenekleri kendilerince, karşılıkları kurumlarca ödenmek ve emekli aylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibaren kesilmek suretiyle,

...

Yukarıda gösterilenlere (Cumhurbaşkanları ile erler hariç) bu Kanunda "iştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi" denilmiştir. İştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi olanlar Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile isteklerine bakılmaksızın ilgilendirilirler ve haklarında ayrıca İş ve İşçi Sigortaları Kanunlarının hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.

Uyuşmazlık, davacının 2007/11-2008/11 tarihlerinde İl Encümen Üyesi olarak görev yaptığı dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması nedeniyle bu dönemde 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının iptal edilerek Emekli Sandığı iştirakçisi olarak sigortalılık halinin tescil edilmesine, il encümen üyeliği görevi nedeniyle 2007/11-2008/11 arası dönemde 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/1-c kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, Emekli Sandığına ilişkin hizmetleri karşılığında ödenmesi gereken keseneklerin davalı ...

Valiliğinden tahsil edilmesine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı ...

Valiliğinin başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ile davalı ... hakkında açılmış bulunan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın davalı SGK Başkanlığı yönünden kabulüne, keseneklerin tahsili işlemi yönünden ise idari işlem olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de görevli yargı yerinin idari yargı olduğunun gözetilmemesi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde; 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tescili ile tespiti istenilen döneme ilişkin 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile keseneklerin tahsiline ilişkin eldeki davada 5510 sayılı Kanun'un 101, geçici 4 üncü maddeleri ile 5434 sayılı Kanun'un 12 nci maddelerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir. Bu yönde görevin idari yargıya ait olduğunun belirgin olması karşısında yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. " gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere; 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tescili ile tespiti istenilen döneme ilişkin 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile keseneklerin tahsiline ilişkin işbu davada 5510 sayılı Kanun'un 101, geçici 4 üncü maddeleri ile 5434 sayılı Kanun'un 12 nci maddelerine göre iş mahkemeleri görevli olmayıp; görevin idari yargıya ait olması karşısında Mahkememizce davanın usulden reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, verilen kararın hatalı olduğunu beyanla davanın kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının iptali, 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tescili ve keseneklerin tahsiline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 ve 5434 sayılı Kanun'un atıf yapılan ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5026, K. 2024/4806, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. I- Daire, kurum ve ortaklıklar
  13. II- Faydalanacaklar
  14. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  15. V. Temyiz
  16. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  17. B. Temyiz Sebepleri
  18. C. Gerekçe
  19. VI. Karar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5026
Karar No
2024/4806
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5038 K.2024/6893
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/5155 K.2024/7037
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/5179 K.2024/6964
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/5180 K.2024/6965
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/5182 K.2024/6967
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/5193 K.2024/7301

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.