KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/5037 E., 2024/7961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/591 E., 2024/24 K.
- Karar
- Ret
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'a ait iş yerinde 11.11.2016-08.06.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24/02/2021 tarihli, 2017/357 E., 2021/104 K., sayılı kararıyla; davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Davacı vekili istinaf yolu ile dilekçesinde, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 23.06.2022 tarihli, 2021/1242 E., 2022/1120 K. Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 26.10.2022 tarihli ve 2022/10653 Esas, 2022/13120 Karar sayılı bozma kararında; eldeki davada; davacının davalı iş yerinden dava konusu dönem sonrası için (08.06.2017-31.07.2017 tarihleri arası) bildirimlerinin bulunması da gözetilerek; talep konusu dönem olan bildirim öncesi dönem yönünden davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 11.11.2016 tarihli vekaletname kapsamına göre vekalet akdi mi hizmet akdi mi olduğu dava konusu dönemde tespit edilecek komşu iş yeri tanıkları da dinlenilmek suretiyle belirlenmeli; yine ...
Sigortacılık ünvanlı iş yerinin kapsam ve vergi kayıtları, kurucu ve ortaklarını gösterir ticaret sicil kayıtları dosya içerisine getirtilmeli, davacının şahsi sicil dosyası da getirtilerek 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı olup olmadığı hususları araştırılmalı taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olup olmadığı toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesinde davacının ... Sigortacılık isimli eski eşi adına kayıtlı işyerinde iş takipçiliği yaptığı, eşi ile ayrılmaları üzerine bu işyerinin kapanarak aynı adreste ... adına işyeri açıldığı, ...
Sigortacılık ile dava dışı kişiler arasında yapılan iş takibine ilişkin sözleşmelerin ...'a ait işyeri adına yenilenerek yeniden düzenlendiği, davalının 11.11.2016 tarihli vekaletname ile davacıya işyeri ile ilgili tüm yetkileri içerir kapsamlı bir vekaletname verdiği, davalı ...'ın bu işyerinin açılmasından önce benzer nitelikte bir iş yapmadığı, işyeri ile sözleşme yapan kişilerin ... ya da ... ile görüştüğü ve iş takibinin hem davacı hem de davalı tarafından yapıldığı, davalının 01.01.2017-18.07.2017 tarihleri arasında ...'a ait işyerinde sigorta bildirimlerinin olduğu,
Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/581 Esas 2018/435 Karar sayılı kararında taraflar aralarında bir hizmet ilişkisinin olmadığı, davacı ...'in sigortacılık işlemleri ile uğraştığı, ancak işlemlerin kendi üzerinden yapılmaması için davalı ... adına ...
Aracılık Hizmetleri adı altında iş yerinin açıldığı, bu yerin davacı ... tarafından işletildiğinin belirtildiği, davacının Yenişehir Vergi Dairesi Müdürlüğüne engellilik indiriminden faydalanmak için bizzat ibraz ettiği davalı tarafından tanzim edilen belgede davacının ...
Kaza Hasar Danışmanlık İş Takibi adlı işyerinde 08.06.2017 tarihinde çalışmaya başladığının beyan edildiği, daha önceki bir tarihte çalışmaya başladığına dair bir beyanda bulunulmadığı gözetildiğinde, davacının ...
Sigortacılık isimli işyerinde yürüttüğü faaliyetleri ...'a ait işyerinde yürütmeye devam ettiği, işyeri davalı adına kayıtlı olsa da davacı ile davalının iş takibini birlikte yerine getirdikleri, davalının bu işleri yerine getirirken 11.11.2016 tarihli vekaletnameyi kullandığı, ceza Mahkemesinin de maddi vak'aya ilişkin tespitinin bu yönde olduğu, davacının uyuşmazlık konusu olan 11.11.2016-08.06.2017 tarihleri arasındaki dönemde davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığı iddiasını hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir şekilde somut, yeterli ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığı anlaşılmakla;
davanın redddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı ...'a ait iş yerinde 11.11.2016-08.06.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 inci maddeleri,
2-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 72 nci maddesi uyarınca, 01.10.2008 tarihi öncesi isteme ilişkin davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5037, K. 2024/7961, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama