İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5379 K.2024/6360

Taraflar arasındaki dava Kurum işleminin iptali ve tespit davasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/5379Karar2024/6360Tarih5 Haziran 2024Okuma5 dk · 1.028 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/5379 E., 2024/6360 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2024
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1998 E., 2024/198 K.
Karar
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
Konya 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/189 E., 2021/58 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.028 kelime·5 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki dava Kurum işleminin iptali ve tespit davasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekilince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 3201 sayılı Kanun'a göre 05.05.1996 tarihindeki doğum sigortalılığının Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilerek doğum sigortalılığı öncesine ait 246 gün ev kadınlığı süresi kadar geriye çekildiğinde sigortalılık başlangıç tarihinin 29.08.1995 olduğunun ve 52 yaş 5825 gün 20 yıl sigortalılık süresi şartlarını sağladığı tarihte emeklilik hakkını kazanacağının söylendiğini, davacının yurt dışı borçlanması yaptığını ve borcunu ödediğini,

davacının yurt dışında doğum yaptığı 05.05.1996 tarihînden öncesine ait ev kadınlığı süresi kadar (246 gün) geriye gidildiğinde bulunan 29.08.1995 tarihinin Türkiye'de de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin gerektiğini belirterek, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 29.08.1995 tarihi olduğunun, emeklilik şartlarının 52 yaş, 20 yıl ve 5825 gün prim günü olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ev kadınlığı sürelerinin akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğinden bu süreleri borçlananların sözleşmeli ülkelerdeki ikamet başlangıç tarihlerinin Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, ev kadınlığı sürelerini borçlananların sigortalılık başlangıcının 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları gereğince tespit edileceğini, davacının 23.01.2016 tarihli 1191257 sayılı borçlanma talep belgesi ekinde ibraz ettiği hizmet dökümünde doğum yaptığı süre olmadığı için ev kadınlığı sürelerinin borçlandırıldığını,

yapılan 5825 günlük yurt dışı borçlanmasının Türkiye çalışması olan 23.12.2015 tarihinden geriye çekilerek başlangıç tarihinin 18.10.1999 olarak tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 29.08.1995 tarihi olduğunun tespiti ile 20 yıllık sigortalılık süresi, 52 yaş ve 5825 gün prim ödeme gün sayısı koşullarını taşıdığının tespiti halinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalının 23.01.2016 tarih 1191257 sayılı borçlanma talep belgesi ekinde ibraz ettiği hizmet dökümünde doğum yaptığı süre olmadığı için ev kadınlığı sürelerinin borçlandırıldığını, yapılan 5825 gün yurt dışı borçlanmasında, Türkiye çalışması olan 23.12.2015 tarihinden geriye çekilerek başlangıç tarihinin 18.10.1999 tarihinin Kurum tarafından dikkate alındığını, Kurumun yaşlılık aylığı bağlanma şartlarının 2018/38 sayılı genelge ile değiştiğini ileri sürmediğini,

bilirkişice davacının sigorta başlangıç tarihinin Türkiye’de 24.03.1996 olarak kabul edilerek davacının 53 yaş 20 yıllık sigortalılık süresi ve 5900 gün prim ödeme koşullarına haiz olması durumunda yaşlılık aylığına hak kazanacağının kabulünün usule ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu ihtilafla ilgili yasal düzenleme ile davacının yurtdışında 24.03.1996 - 31.05.1996 tarihleri arasındaki dönemde hamilelik-annelik koruması kapsamında rant sigortasına prim ödemesi nedeniyle, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29 uncu maddesi 4 üncü fıkrasındaki “Bir kimsenin Türk Sigortasına girişinden önce bir Alman Rant Sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir” hükmü gereğince,

davacının Türkiye'deki sigorta başlangıcının 24.03.1996 tarihi olarak kabulü ile yaşlılık aylığı koşullarının, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B-n fıkra ve bentlerine göre 53 yaş, 20 yıl ve 5900 prim ödeme günü dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, davalı Kurumun davacının yurtdışı borçlanma süresini Türkiye'de bulunan ilk işe giriş tarihinden öncesine maledip 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin son ek fıkrası gereği Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden geriye götürülerek sigorta başlangıcının 18.10.1999 olarak belirlemesi usulü yerinde ise de.

Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29 uncu maddesi 4 üncü fıkrası gereği, davacının Alman Rant Sigortasına giriş tarihi olan 24.03.1996 tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği" gerekçelerine dayalı olarak "Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak,

Davanın kısmen kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 24.03.1996 tarihi olduğunun tespiti ile 20 yıllık sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5900 gün prim ödeme gün sayısı koşullarını taşıdığının tespiti halinde yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine, bakiye talebin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emekliliğe esas sigortalılık başlangıç tarihinin hesaplanmasında 3201 sayılı Kanun'a göre yurt dışında ev kadınlığında geçen sürelerin borçlanmaya esas alınarak bu sürelerin sigorta başlangıcında kabul edileceğini ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi, 3201 sayılı Kanun ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5379, K. 2024/6360, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. C. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5379
Karar No
2024/6360
Tarih
5 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/5379 K.2024/5964
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5384 K.2024/7259
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/5385 K.2024/6851
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/5387 K.2024/6346
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5388 K.2024/6597
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/5392 K.2024/6177

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.