KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/5392 E., 2024/9508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2840 E., 2024/409 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Saruhanlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/293 E., 2023/427 K.
Karar Metni
1.702 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde 20.11.2002 - 31.12.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının çalıştığı dönemde hiçbir zaman sürekli ve kesintisiz çalışmasının olmadığını, davacının her yıl çağrı üzerine işbaşı yapan mevsimlik işçi olduğunu, dosyaya sunulan puantaj kayıtları ve davacı tarafça imzalanan birtakım belgeler davacının mevsimlik çalıştığını ispatladığını, müvekkili şirkete karşı açılan hizmet tespiti davalarının bir hak arayışı değil, adeta gelir kapısı haline geldiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtları resmi yazılı belge vasfında belgeler olup aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile somut olayda davacının ilk işe başlama tarihinin 20.11.2002 olduğu, davacının bu tarih itibariyle davalı iş yerinde hizmet aktine dayalı olarak çalışmaya başladığı (davacı imzasını içeren 20.11.2002 işe giriş tarihli, davalı iş yerinden verilen 19.11.2002 varide tarihli 238108 sayılı işe giriş bildirgesi) yine dosyada mevcut SGK ve iş yeri kayıtlarına göre sonraki döneme ait kayıtlar mevcut ise de, davacının 31.12.2012 tarihine dek olan çalışmaların tespitini istediği,
dolayısıyla bu tarihin baz alınması gerektiği, dosya arasında bir örneği mevcut iş akdinin incelenmesinden ve işbu davada dinlenen davacı ve bordro tanıklarının beyanlarından açıkça anlaşıldığı üzere davacının kadrolu işçilerden olmadığı, sezonluk çalıştığı, fabrikanın değişik bölümlerinde (lazer, vibratör vs.) görev verildiği, iş yerinde sezon olarak tabir edilen eylül-aralık aylarında tam ve kesintisiz çalışılırken sezon dışında yoğunluk olmayan dönemde bir kısım çalışanın ücretsiz izne çıkarıldığı ya da çağrılmadığı, nitekim aynı işverene yönelik açılan önceki emsal davalardan anlaşılacağı üzere (örneğin Yargıtay 10. H.D.
2020/3564 E. 2021/7000 K. sayılı 26.05.2021 tarihli onama ilamı) sezon döneminin eylül-aralık ayları arasına tekabül ettiği, davacının iş sözleşmesinin incelenmesinden sipariş üzerine kısmi süreli çalışma olacağının kayıt altına alındığı, açıklanan nedenlerle davacının eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında tam çalışması bulunduğu,
bu aylar dışında ise bildirimden daha fazla çalışıldığının davacı tarafça ispat edilemediğinin kabulü gerekmiş olup, bilirkişi ... tarafından ibraz edilen 08.05.2023 tarihli 3. ek rapor emsal kararlara ve dosya içeriğine uygun bulunarak hükme dayanak alınmış, buna göre davacının, davalıya ait iş yerinde geçici işçi statüsünde 20.11.2002 - 31.12.2012 tarihleri arasında toplam 1880 gün sezon olan yılın eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında kesintisiz;
diğer dönemlerde ise SGK’ya yapılan bildirim kadar, hizmet akdiyle ve sigorta primine esas asgari ücretle çalıştığı, bu çalışmalarının 1323 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğinin, buna karşın 2002/3. dönemde 30 gün, 2003/3. dönemde 58 gün, 2004/9. ayda 5 gün, 2004/10. ayda 5 gün, 2004/11. ayda 10gün, 2004/12. ayda 10gün, 2005/7. ayda 10 gün, 2005/9. ayda 10 gün, 2005/10. ayda10 gün, 2005/11. ayda 20 gün, 2005/12. ayda 30 gün, 2006/12. ayda 5 gün, 2007/9. ayda 8 gün, 2007/10. ayda 27 gün, 2007/11. ayda 20 gün, 2007/12. ayda 18 gün, 2008/9. ayda 18 gün, 2009/11. ayda 18 gün, 2009/12. ayda 30 gün, 2010/9. ayda 15 gün,
2010/11. ayda 20 gün, 2010/12. ayda 30 gün, 2011/9. ayda 30 gün, 2011/10. ayda 30 gün, 2011/11. ayda 30 gün, 2011/12. ay 30 gün, 2012/12. ayda 30 gün olmak üzere toplam 557 günlük çalışmasının ise Kuruma eksik bildirildiğinin, bildirimi yapılmayan dönemlerde günün cari asgari ücreti karşılığı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, iş yerinin mevsimlik olmadığını, işletmenin yıl boyunca faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ücretsiz izne ayrılması ve ücretsiz izinden dönüşüne ilişkin dosyada hiçbir belge bulunmadığını, Mahkemece sezon dışındaki dönemin bildirildiği kadar olarak kabulünün hatalı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sezon dışı dönemde çalışmasının 30 gün olarak kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.İstinaf yoluna başvuran davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde kesintisiz çalışmadığını, müvekkili şirkette sezon döneminde dahi kesintisiz değil, aralıklı (mevsimlik) çalışma yapıldığını ve davacının mevcut çalışmalarının Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini, Mahkemece delillerin hatalı değerlendirildiğini, davacının imzasına havi sözleşmede davacının açıkça mevsimlik işçi olarak alındığının yazdığını, emsal nitelik taşıyan, müvekkili şirkete karşı dava açan tanık ifadeleri ile sonucu gidilmesini kabul etmediklerini, sezon dışında Kuruma bildirilen günler dışında çalışma yapılmadığı,
bunların dışında herhangi bir çalışmanın söz konusu olmadığını, Mahkeme ilamında bahsi geçen 15 günlük çalışmanın kabulüne ilişkin verilen kararın mevcut delillere aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiği beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.İstinaf yoluna başvuran fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davacının çalıştığı sürelerin davalı işveren tarafından müvekkili Kuruma bildirildiğini, davacının Kurum kayıtlarında olan hizmet süreleri dışında bir çalışması bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalışma olgusunu ispatlayacak delil bulunmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının, çalıştığını iddia ettiği dönemde imzasını içeren hiçbir ücret bordrosu-puantaj kaydı bulunmadığının davacının bu dönemlerde çalışmadığının göstergesi olduğunu, yeterli delile ulaşılamadığını, eksik inceleme ve gerekli araştırma yapılmaksızın karar verildiği beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen bordro tanıkları davacının sezon dışında ücretsiz izne ayrılan işçilerden olduğunu açıkça ifade etmiş olmakla davacının bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiş, davacının bildirimi yapıldığı dönem sonrasına ilişkin tespit talebinin hak düşürücü süreye uğramayacağı yerleşik uygulamaya uygun olmakla hak düşürücü süre açısından istinaf talepleri yerinde görülmemiş, işbu davada dinlenen çalışması kayıtlara yansımış olmasından dolayı beyanlarının görgüye dayalı olduğu anlaşılan tanıkların anlatımından açıkça anlaşıldığı üzere sezon döneminde eylül, ekim,
kasım ve aralık aylarında tüm çalışanların tam çalıştığı sübuta ermiş olmakla İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kabul kararında bir isabetsizlik görülmemiş, davacının hizmet döküm cetvelinde eksik gün dayanak nedeni gösterilen dönemler yönünden Kurum ve işverenden kayıtlar istenmiş, puantaj kaydı veya ücretsiz izin görünen dönemler yönünden davacının imzasını taşıyan delil bulunmadığından bu dönemler yönünden tanık anlatımları ile sonuca gidilmesinde isabetsizlik görülmediği,
Kod 1 (istirahat raporu) olarak görünen dönemler yönünden ise Kuruma yazılan yazıya verilen cevapta hastalık nedeniyle istirahatli olduğu günlere ilişkin 04.01.2024 tarihli yazı cevabı ve eki dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının bu dönemler yönünden isabetsiz olduğu. Buna göre;
1-2005/12 nci ayda 12 gün çalıştığı, 13 üncü günden itibaren hastalık nedeniyle istirahatli olduğu dikkate alındığında, 12 gün tespite karar verilmesi,
2-2006/12 nci ayda 25 gün çalıştığı, 26 ıncı günden itibaren hastalık nedeniyle istirahatli olduğu dikkate alındığında, bu dönemde bildirilmeyen sürenin bulunmadığına karar verilmesi,
3-2007/10 uncu ayda 24 gün çalıştığı, ilk 6 gün hastalık nedeniyle istirahatli olduğu dikkate alındığında, bildirilen 3 gün dışlandığında 21 gün tespite karar verilmesi,
4-2009/11 inci ayda 27 gün çalıştığı, 3 gün hastalık nedeniyle istirahatli olduğu dikkate alındığında, bildirilen 12 gün dışlandığında 15 gün tespite karar verilmesi,
5-2009/12 nci ayda 2 gün çalıştığı, 3 üncü günden itibaren hastalık nedeniyle istirahatli olduğu dikkate alındığında, 2 gün tespite karar verilmesi gerekirken daha fazla sürelerle tespite karar verilmesi isabetli olmamış,
6-Davacının işe girişinin 20.11.2002 olduğu işe giriş bildirgesinden ve iş sözleşmesinden anlaşılmaktadır. 2002/3 üncü dönem 10 günlük bildirimin dönem bordrosunda bulunduğu, davacının adı ve soyadındaki bir hatalı kayıt nedeniyle 10 günlük sürenin hizmet döküm cetvelinde bulunmadığı görülmekle bu bildirimin davacıya ait olduğunun tespiti gerekmiş, davacı istinaf talebi bu açıdan kabul görmüştür.
Belirtilen nedenlerle ve İlk Derece Mahkemesinin yukarıdakiler dışındaki usul ve yasaya uygun gerekçesine göre davalının ve fer'i müdahil Kurumun istinaf talebi yerinde bulunmuş olmakla kararın düzeltilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği kabul görmüş; 1-Davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 02.06.2023 tarih, 2019/293 Esas ve 2023/427 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
1.1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı işverene ait, 1029365.45 sicil sayılı iş yerinde, dönemin asgari ücreti ile 2002/3. dönemde 30 gün, 2003/3. dönemde 58 gün, 2004/9. ayda 5 gün, 2004/10. ayda 5 gün, 2004/11. ayda 10 gün, 2004/12. ayda 10 gün, 2005/9. ayda 10 gün, 2005/10. ayda 10 gün, 2005/11. ayda 20 gün, 2005/12. ayda 12 gün, 2007/9. ayda 8 gün, 2007/10. ayda 21 gün, 2007/11. ayda 20 gün, 2007/12. ayda 18 gün, 2008/9. ayda 18 gün, 2009/11. ayda 15 gün, 2009/12. ayda 2 gün, 2010/9. ayda 15 gün, 2010/11. ayda 20 gün, 2010/12. ayda 30 gün, 2011/9. ayda 30 gün, 2011/10. ayda 30 gün, 2011/11. ayda 30 gün, 2011/12. ayda 30 gün, 2012/12. ayda 30 gün çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
Dönem bordrosunda ... adına 2002/11 inci ayda 10 günlük bildirimin davacıya ait olduğunun tespitine,
1.2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Feri müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5392, K. 2024/9508, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama