KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/5590 E., 2024/6699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/442 E., 2023/1508 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Elbistan İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/301 E., 2020/690 K.
Karar Metni
906 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işyeri sigortalılarından ... ... ...' ın 09.09.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefat ettiğini, kazanın işverene ait kömür sahasında alışma yapıldığı sırada kömür yığınının kaymaya başlaması ve müteveffanın bulunduğu yerde sıkışması sonucu meydana geldiğini, kazanın sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana geldiği için iş kazası olduğunu, müfettiş raporlarında kusur dağılımının yapılmadığını, kaza nedeniyle sigortalı yakınlarına 959,095,01 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını ve tedavi masrafı ile cenaze yardımı için ödeme yapıldığını iddia ederek, PSD ile yapılan tedavi ve cenaze yardımı için yapılan ödemelerin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, kaza anında yapılan işin rutin bir iş olduğunu, müteveffaya iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, yapılan işten müteveffanın tecrübeli olduğunu, daha önce defalarca aynı işi yaptığını, müvekkili Kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Dosya kapsamına göre; sigortalı müteveffanın, davalı işveren bünyesinde kömür sahasında çalışırken biriken kömürü temizledikleri esnada kürekle çalıştıkları araçla ayna temizliği yaparken, kömür kitlesinin birden ayrılarak üzerine düşmesi ve şase demiri ile kömür kitlesi arasında kalarak gerçekleşen iş kazası sonucu vefat etmiş olduğu sabittir.
Dosyada yer alan 19.01.2018 tarihli SGK tahkikat raporunda davalı işverenin % 40, işçinin ise % 60, 22.07.2019 tarihli alınan bilirkişi kusur raporunda da işverenin %80, işçinin ise %20; 16.03.2020 tarihli alınan bilirkişi kusur raporunda da işverenin %40, işçinin ise % 60; kusurlu oldukları tespit edilmiştir. 19.01.2018 tarihli SGK tahkikat raporu ile 16.03.2020 tarihli bilirkişi kusur raporu örtüşmüş olup, kesinleşen bu kusur oranları ile aktüerya hesaplaması gerçekleşmiştir
Kesinleşen kusur oranları doğrultusunda davalının, dava konusu alacak kalemlerinin %40 'inden sorumlu olduğu anlaşılmış olup, dosya kapsamında 02.10.2020 tarihli aktüerya raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporu dosya içeriğine uygun olup yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından peşin sermaye değerli gelir, tedavi gideri ve cenaze gideri taleplerinin ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ELEKTRİK ÜRETİM AŞ'nin kamu iktisadi teşekkülü olduğunu, iş kazasının; kamu idareleri tarafından görevlendirilen kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiilleri sonucu meydana gelmesi halinde, rucu edilemeyeceğini, tamamen kazalı sigortalının kusurlu olduğunu, eksik inceleme ve araştırma sonucu Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve Kanun'a aykırı olduğunu, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak belirtmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;
Sigortalı ... ... ...'nın 09.09.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasından dolayı hak sahiplerine bağlanan iş kazası ölüm geliri peşin değeri, cenaze ile yapılan tedavi giderlerinin tahsilinin talep edildiği,sigortalı müteveffanın, davalı işveren bünyesinde kömür sahasında çalışırken metal ayna yüzeyde biriken kömürü temizledikleri esnada kömür kitlesinin birden ayrılarak üzerine düşmesi ve şase demiri ile kömür kitlesi arasında kalarak gerçekleşen iş kazası sonucu vefat etmiş olduğu,
dosyada yer alan 19.01.2018 tarihli SGK tahkikat raporunda davalı işverenin % 40, işçinin ise % 60, 22.07.2019 tarihli alınan bilirkişi kusur raporunda da işverenin %80, işçinin ise %20.
16.03.2020 tarihli alınan bilirkişi kusur raporunda da işverenin %40, işçinin ise % 60; kusurlu oldukları tespit edilmiş olduğu, 19.01.2018 tarihli SGK tahkikat raporu ile 16.03.2020 tarihli bilirkişi kusur raporunun örtüştüğü, 16.03.2020 tarihli dosyadan temin edilen kusur raporuna itibar edilerek rucuan alacak hesabı yapılıp davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 21. ve 76 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5590, K. 2024/6699, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama