KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6036 E., 2024/5875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/574 E., 2024/325 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/123 E., 2021/440 K.
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 nci maddesine göre hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13 üncü maddesine göre de tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine göre, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 14.12.2011 tarih ve 2011/21-882 Esas, 2011/767 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde işyerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz.
Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması, böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir.
Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. Moroğlu, Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5).
Mahkemece aleyhinde hüküm kurulmuş olan davalı ... Anonim Şirketi'nin güncel ticaret sicil kayıtları ve adresi ile şirketin varlığının devam edip etmediğine ilişkin bilgi veya belgelerin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı, aynı unvanlı şirketin MERSİS sisteminde terkin edildiği ibaresinin bulunduğu gibi anılan tüzel kişi temsilcisinin bulunup bulunmadığına ilişkin bir açıklamaya yer verilmeksizin "gösterilen adreste daimi çalıştığını beyan ettiği" ... Kula imzasına tebliğ edildiği belirlenmiştir.
Adı geçen şirketin tasfiye ve terkin edilip edilmediği sorulmak suretiyle, ilişkin tüm kayıt ve belgelerin ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbinin sağlanması, ticaret sicil gazetesi ilanlarının sorulup dosyaya celp edilmesinden sonra şirketin tasfiye ve terkin edilip edilmediği de nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamının davalı şirkete veya tasfiye halinde ise yetkili tasfiye memuruna usulüne uygun tebliğ yapılması takiben, temyiz süresi geçtikten 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddesindeki prosedürün işletilmesi;
Bu itibarla sözü geçen eksiklik giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6036, K. 2024/5875, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama