İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6070 K.2024/5539

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/6070Karar2024/5539Tarih20 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.289 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/6070 E., 2024/5539 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/332 E., 2023/497 K.
Karar
Davanın Kısmen Kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.289 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... İnşaat Hafriyat Nakliyat Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; 1065002.34 sicil sayılı dosyasında davalı ... adına işlem gören iş yeri sigortalılardan 3501012236030 sigorta sicil numaralı ...'ın 19.05.2011 tarihinde iş kazası sonucu hak sahiplerine 46.411,07 TL tutarında peşin değerli gelir bağlandığı, iş kazasının İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı yapı İşleri Müdürlüğü tarafından yaptırılan ... suyu kanalı döşeme işini yapan davalı şirketin

iş makinası tarafından açılan çukara düşmesi sonucu gerçekleşip, vefat ettiği olayla ilgili sigorta müfettişi tarafından tahkikat sonucu hazırlanan 26.08.2011 tarihli rapora göre işçi sağlığı ve iş güvenliğine uygun güvenlik önlemlerini almayan iş verenin olayın meydana gelişinde kusuruun bulunmadığı belirtildiği iddiasıyla 46.411,07 TL kurum zararının ıslahen müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesine özetle; davanın zaman aşımına uğradığı, davanın belediye ile SGK başkanlığının ... ... arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, BK 41. maddesindeki haksız fiil sorumluluğu kapsamında görülmesi gerektiği, haksız fiillerin tabi olduğu 1-10 yıllık zamanaşımının ulgulanmasının gerektiği, bu zaman aşımının da belediyenin olayda 3. kişi olması nedeniyle uzamış zamanaşımı da olmayacağı, zamaaşımı itirazının kabulüne karar verilmesi, vefat eden sigortalı ile arasında hiçbir biçimde bir işi ilişkisi bulunmadığı, iş kazasının gelmesinde hiçbir ihmal ve kusurlarının bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde tamamen müteveffanın ihmal ve kusurundan kaynaklandığı, bunun tanıklardan ifadesinden anlaşıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ...

İnşaat Hafriyat Nakliyat Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili savunma dilekçesine özetle; şirket işçisi ...'ın ölümüyle sonuçlanan iş kazasının çukura düşmesi şeklinde değil çukura atlaması şeklinde gerçekleştiği, olayın görgü tanğı ... ...'un taksirli adam öldürme isnadıyla yargılandığı Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/439 Esas sayılı dosyasında sorgusunda davacının metreyi makinanın kabin kısmanıa bırakmak için attığını, ancak metre kanalın içine düşünce aşağıya atlayarak metreyi almak istediğini, kendisini uyardığını, inme kanalının çökme tehlikesi olduğunu söylediği ancak kendisini dinlemediğini,

aşağıya indiğini o sırada kanalın çöktünü beyan ettiği, olayın iş yerinde çalışma saati dışında yapılan kanal kazı işiyle sorumluluk bakımından illiyet bağı kesilerek müteveffanın tüm uyarılara rağmen olası bir kasıtıyla gerçekleştiği, tüm bunlara rağmen ... işçinin geride bıraktıklarına aile dramına maruz kalmamsı ve olası bir hukuki ihtilaf çıkması düşünülerek şirket tarafından aileye 120.000,00 TL değerinde ödemede bulunulduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı Teknik Yapı Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili süresinde davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME İLK KARARI

Mahkeme tarafından 26.02.2014 tarihli ve 2012/29 Esas, 2014/157 Karar sayılı karar ile tespit edilen kusur oranları doğrultusunda, davacı kurumun zarar miktarı konusunda hesap bilirkişisinden rapor aldırıldığı ve bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 11.01.2014 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmeler ile hesaplama yöntemi, denetlenerek kabul gördüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 46.332,42 TL peşin sermaye değeri alacağının 20.10.2011 gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.02.2014 tarihli ve 2012/29 Esas, 2014/157 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce 09.11.2015 tarihli ve 2014/11511 Esas, 2015/18900 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...1-19.05.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle açılan bu davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21. ve 12 nci maddeleridir.

5510 sayılı Kanunun 'İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu' başlıklı 21 nci maddesine göre; iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile davalıların Kurumun rücu alacağından sorumluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.

Eldeki davada mahkemece, hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin gelire giriş tarihinde ilk kez belirlenen tutarlar yerine, artışları da içerisine alacak şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74 üncü (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi hükmü gereğince, hukuk hâkimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir.

Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof Dr. ...

Gözler, 'Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine', Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61 ) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 gün 2011/19–639 Esas, 2012/30 Kararı; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/4–13 Esas, 2009/12 Karar; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 gün ve 2010/2–76 Esas, 2010/77 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere düşme, takipsizlik, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar kesinleşmiş mahkûmiyet kararları olarak kabul edilemeyecektir.

Eldeki davada da, kazılan kanalizasyon çukurunun içine girdiği esnada üzerine toprak kayması nedeniyle vefat ettiği anlaşılan sigortalının ölümü ile ilgili olarak açılan tazminat ve ceza davalarının bulunduğu, ceza davasında çukuru kazan ve şirket yetkilisi olan şahısların yargılandığı ve bu kişiler hakkında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin mahkemece araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, ceza dosyası da celbedilerek, soyut ifadelere dayanmayan, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı ve dayanağı mevzuat hükümleri ayrıntılarıyla irdelenerek, iş kazasının olduğu meslek kolu ile iş ve işçi güvenliği konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak kusur raporu ile sonuca gidilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsizdir..."

B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkeme tarafından 10.02.2017 tarihli ve 2016/51 Esas 2017/51 Karar sayılı karar ile tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla bilirkişi raporu aldırıldığı, İş Güvenliği Uzmanı bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı Teknik Yapı'nın % 50, davalı ... İnşaaat Ltd.

Şti.nin % 30, dava dışı idarenin % 10, müteveffe işçi ...'ın % 10 oranında kusurlu olduğu, davalılar ... ..., ... ... ve ... ...'un kusurlarının bulunmadığı belirtildiği, bozmadan sonra alınan heyet bilirkişi raporunu tanzim eden makina mühendisi ... ... ..., İş güvenliği uzmanı Kadir Töreli ve hukukçu ... ...'dan oluşan bilirkişi heyeti raporunda da kusur oranları aynı çıktığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 46.332,42 TL peşin sermaye değeri alacağının 20.10.2011 gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

C.İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.02.2017 tarihli ve 2016/51 Esas 2017/51 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce 19.09.2017 tarihli ve 2017/3325 Esas, 2017/5888 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Eldeki davada mahkemece verilen 26.02.2014 tarihli hüküm, Dairemizin 09.11.2015 günlü ve 2014/11511 E., 2015/18900 K. sayılı ilamı ile 'Mahkemece, ceza dosyası da celbedilerek, soyut ifadelere dayanmayan, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı ve dayanağı mevzuat hükümleri ayrıntılarıyla irdelenerek, iş kazasının olduğu meslek kolu ile iş ve işçi güvenliği konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak kusur raporu ile sonuca gidilerek karar verilmesi' gereğine işaret edilerek yeni bir değerlendirme yapmak üzere bozulmuştur.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 'Usuli kazanılmış hak' olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

Eldeki davada ise bozmaya uyulmuş ise de, bozma kararının yerine geldiğinden bahsedilmesi olanaksız olup, aldırılan kusur raporu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi hükmü kapsamında, ceza mahkemesinin kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahip oluşu ve ceza davasında kesinleşen maddi olguların bu davada da dikkate alınması gereği ile ceza davasında yargılanan ... ... ile ... ...’un üçüncü kişi sıfatları nedeni ile meydana gelen olay üzerinde etkilerinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekirken, sadece haklarında verilen karar türü itibari ile değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi isabetsizdir.

O halde Mahkemece, ceza davasında yargılananlar bakımından, maddi olgu denetimi yapılarak, bu kişilerin üçüncü kişi sıfatıyla kusurlarının bulunup bulunmadığı hususunu irdeleyen, iş kazasının olduğu meslek kolu ile iş ve işçi güvenliği konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu aldırılmalı ve 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi gereğince hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin gelire giriş tarihinde ilk kez belirlenen tutarlarını dikkate alarak bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddî ve hukukî olgular göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir..."

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkeme tarafından 16.01.2019 tarihli ve 2018/1 Esas, 2019/5 Karar sayılı karar ile tespit edilen kusur oranları bozmadan önce alınan kusur oranları ile aynı olduğundan davacı Kurumun zarar miktarı konusunda hesap bilirkişisi ... ... tarafından düzenlenen 11.01.2014 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmeler ile hesaplama yöntemi, denetlenerek kabul gördüğü ve hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 46.332,42.TL peşin sermaye değeri alacağının 20.10.2011 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

E.Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.01.2019 tarihli ve 2018/1 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce 20.04.2021 tarihli ve 2019/5585 Esas, 2021/5588 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"..Eldeki davada ise bozmaya uyulmuş ise de, bozma kararının yerine geldiğinden bahsedilmesi olanaksız olup, bozma öncesinde alınan rapor ile aynı içerik venitelikte değerlendirmeler içeren yani rapora dayalı karar verilmemeli, ceza davasında kesinleşen maddi olguların bu davada da dikkate alınması gereği ile ceza davasında yargılanan ... ... ile ... ...’un üçüncü kişi sıfatları nedeni ile meydana gelen olay üzerinde etkilerinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi ile bu kişilerin maddi olgu üzerinde üçüncü kişi sıfatıyla kusurlu etkilerinin bulunması hallinde davacı Kurumun teselsüle dayalı olarak talebinin varlığı dikkate alınmalı ve teselsül dikkate alınarak bir karar verilmelidir.

Diğer taraftan, uyulan bozma ilamına göre usuli kazanılmış hakka da aykırılık teşkil edecek şekilde hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin gelire giriş tarihinde ilk kez belirlenen tutarlarını dikkate alarak bir karar verilmesi gereğinin de yerine getirilmemesi usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir..."

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkeme tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen dosyadan tanzim olunan 13.07.2022 tarihli İş Güvenliği Uzmanı Raporuna göre. Davalı işveren ... İn.Şti. %50 kusurlu olup bu kusurun %5'lik kısmının ... ...'a ait olduğu, Davalı Teknik Yapı Şti %30, Davalı İdare (İst.Bel Baş.). %10, müteveffanın ise %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği... bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinden (|Bağlanan gelirler yönünden 46.411.07TLx%85kusur =39.449.41 TL,

Bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri davalı 3.şahıs yönünden 46.411.07x1/2x%5 kusur = 1.160.28TL ve toplamda 40.609.69TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 40.609,69 TL peşin sermaye değeri alacağının 20.10.2011 gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... İnşaat Hafriyat Nakliyat Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın sigortalının baretsiz ve çukurun yanında motoru çalışan kepçe olduğu halde çukura atlaması nedeniyle meydana geldiği, sigortalının tam kusurlu olduğu, atfedilen kusurun yerinde olmadığı, bilirkişi raporlarının dayanaktan yoksun olduğu, itirazlarının nazara alınmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalıya verilen kusurun yerinde olmadığı, davalıların %100 kusurlu olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

3.Davalı ... İnşaat Hafriyat Nakliyat Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; işin taşerona devredilemeyeceği ve davalının taşeron olarak nitelenemeyeceği, sigortalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 05.09.2006 - 01.09.2008 tarihleri arasında davalı nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığı süredeki prime esas kazancın tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 12 ve 21 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... İnşaat Hafriyat Nakliyat Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6070, K. 2024/5539, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.mahkeme İlk Kararı
  6. Iv.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  8. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. V.temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6070
Karar No
2024/5539
Tarih
20 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6074 K.2024/5644
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/6075 K.2024/9069
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/6076 K.2024/7856
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/6078 K.2024/8322
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/6081 K.2024/8889
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/6082 K.2024/8890

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.