KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6088 E., 2024/8807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1950 E., 2024/376 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 27. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/296 E., 2022/145 K.
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile yersiz aylık borcunun geriye dönük 5 yıl için ve faizsiz olarak hesaplanması gerektiğinin tespiti ile davacı alacağından fazlasıyla tahsil edilen ıslahla 76.201,49 TL'nin yasal faiziyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin İsviçre'de geçen hizmetlerinden bir kısmını transfer edilecek primlerden mahsup ile borçlandığını, davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının iade talebine rağmen İsviçre'den transfer edilen ve borçlanılmayan süreye ait primlerin iade edilmeyerek aylıkta kullanıldığını, primlerin iadesi için açılan davada verilen kabul kararının (kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onanması üzerine Kurum'un transfer edilen primleri iade etme işlemleri yaparken, primlerin aylıkta kullanılmış olması nedeniyle oluşan fark aylıklar nedeniyle yersiz ödeme de çıkardığını,
davacının alacağından tahakkuk eden yersiz aylıkları faizleriyle mahsup yaptığını, işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlanmada talep edilmeyen İsviçre primlerinin yaşlılık aylığında kullanılmasında müvekkilinin hatasının ya da talebinin bulunmadığını belirterek, yersiz aylık borcunun geriye dönük 5 yılık için ve faizsiz olarak tahsiline, davacı alacağından fazlasıyla tahsil edilen meblağdan ise ıslahla 76.201,49 TL'nin yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 76.201,49 TL'nin 25.08.2021 mahsup tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum'dan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, Mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını davanın kabulü ile vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu, bir hata bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık aksine işlemin iptali ile yersiz aylık borcunun geriye dönük 5 yıl için ve faizsiz olarak hesaplanması gerektiğinin tespiti ile davacı alacağından fazlasıyla tahsil edilen ıslahla 76.201,49 TL'nin yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6088, K. 2024/8807, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama