KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6698 E., 2024/10407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2519 E., 2024/399 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 15. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/453 E., 2022/331 K.
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; davalı iş yerindeki çalışmaları nedeniyle işitme kaybı şeklinde meslek hastalığına tutulması nedeniyle 778.762,60 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ilk kararıyla davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli kararı ile istinaf isteminin manevi tazminat noktasından kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 55.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz'in 25.04.2023 tarih, 2022/13827 Esas, 2023/4411 Karar sayılı kararı ile tarafların manevi temyizlerinin miktar itibariyle kesinlikten reddine, davalı tarafın maddi tazminat istemi hakkında verilen karara yönelik temyiz istemi yönünden davalının sair temyiz itirazlarının reddine ancak somut olayda toplu iş sözleşmesinin maddi zararın hesabında gözetilmesi gereğinin kamu düzenine ilişkin olduğu,
talep olmasa dahi re'sen uygulanması gerektiği gözden kaçırılarak bu yönde bir araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, bunun yanında davacı tarafından aşamalarda yatırılan harçların toplamı 15.051,48 TL olduğu halde, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilen harç tutarının 11.977,53 TL olarak belirlenmesinin yerinde olmadığı gerekçeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 19.03.2024 tarihli kararla davacı lehine 694.381,92 TL maddi, 55.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan maddi tazminatın düşen kısmı yönünden müvekkiline bir kusur izafe edilemeyeceği için bu kısım yönünden maddi tazminat red vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu; ayrıca manevi tazminat yönünden kararın daha önce Yargıtay tarafından kesinleştirildiğini, bu sebeple yeniden hüküm kurulmasının ve manevi tazminat red vekalet ücretinin artırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; hükmedilen manevi tazminatın ise davacının yaşadığı elem ve ızdırabı karşılamaktan uzak, az bir miktar olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin %100 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik oranı %60,00’ın altında kaldığı için pasif dönem hesabı yapılmasının doğru olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere, davalı vekilinin ise davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 778.762,60 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 19.03.2024 tarihli kararı ile davacı lehine 694.381,92 TL maddi, 55.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, davacı taraf yönünden reddedilen tutarlar, davalı taraf yönünden kabulüne karar verilen manevi tazminat tutarı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
2. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesince alınması gereken karar ve ilam harcı hesaplanırken davalı tarafından 08.11.2022 tarihli sayman mutemedi alındısı ile yatırılan 41.947,26 TL tutarındaki bakiye karar harcının dikkate alınmadığı, davalının istinafı nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiş olmasına karşın davalı aleyhine istinaf karar harcı yüklendiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir..
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a. Karar ve ilam harcına ilişkin 1-d bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "d-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 51.190,28 TL karar harcının davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 15.007,08 TL ile davalı tarafından bakiye karar harcı olarak yatırılan 45.021,95 TL ve 41.947,26 TL harçların mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan fazla alınan 50.785,25 TL'nin istem halinde davalıya iadesine," ibarelerinin yazılması,
b. İstinaf karar harcına ilişkin 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2-Davalı tarafından istinaf yoluna başvurulurken yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine." ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6698, K. 2024/10407, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama